Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), krizin başından bu yana hem Batı bloku hem de İran ile doğrudan temas kurabilen ender mekanizmalardan biri olarak çözümün merkezinde yer aldı.
Sürecin en başından itibaren aktif ve etkin bir çaba sergileyen MİT Başkanlığı, çatışmanın bölgesel bir savaşa evrilmesini önlemek adına tüm taraflarla yoğun bir trafik yürüttü. ABD-İsrail bloku ve İran ile aynı anda görüşebilme kabiliyetine sahip olan Teşkilat; taraflar arasında iletişim kanallarının açık tutulması, yanlış anlaşılmaların önüne geçilmesi ve gerilimi düşürecek stratejik mesajların iletilmesi hususlarında kritik roller üstlendi. MİT, krizin derinleşmesini engelleyecek çıkış yollarının belirlenmesi noktasında da taraflara somut öneriler sundu.
DÜNYA BAŞKENTLERİYLE SENKRONİZE ÇALIŞMA
Türkiye’nin bölge güvenlik mimarisindeki "kilit rolünü" bir kez daha teyit eden bu süreçte MİT Başkanlığı; ABD, İran, Irak, Pakistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt, Mısır, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya başta olmak üzere çok sayıda ülkenin istihbarat servisleriyle koordineli bir çalışma yürüttü.
Özellikle İranlı muhataplarıyla, Devrim Muhafızları Ordusu da dahil olmak üzere süregelen irtibat kanallarını en üst düzeyde kullanan MİT, çatışmanın durdurulmasına yönelik Türkiye'nin çözüm önerilerini ve uyarılarını kesintisiz bir şekilde muhataplarına iletti.
TERÖRLE MÜCADELE VE ETNİK İSTİKRAR VURGUSU
MİT Başkanlığı’nın yürüttüğü faaliyetler sadece dış diplomasiyle sınırlı kalmadı. Teşkilat, İran’daki kriz ortamının Türkiye’nin "terörsüz süreç" hedeflerini ve sınır güvenliğini olumsuz etkilememesi için aktif önlemler aldı. Bu kapsamda, İran içerisinde komşu coğrafyaları da etkileyebilecek olası bir etnik çatışmanın engellenmesi amacıyla bölgedeki dinamikler üzerinde hassas bir çalışma yürütüldü.
İNSANİ TAHLİYELER VE CASUSLUKLA MÜCADELE
Çatışma süresince insani yardımlar ve tahliye operasyonlarında da etkin görev alan MİT, çatışma bölgelerinde mahsur kalan farklı ülke vatandaşlarının güvenli bölgelere aktarılması noktasında gelen taleplere yanıt verdi.
Öte yandan, bölgedeki karışıklığı fırsat bilerek Türkiye’ye yönelik gerçekleştirilebilecek olası casusluk faaliyetlerine karşı da alarm durumuna geçildi. Güvenlik kaynakları, MİT’in yurt içindeki karşı istihbarat faaliyetlerini sıkılaştırarak Türkiye'nin milli güvenliğini tehdit edebilecek girişimlere karşı önlemleri en üst seviyeye çıkardığını vurguladı.