Konya'nın kırsal mahallelerinde kuşaktan kuşağa aktarılan koyun yetiştiriciliği geleneği, kadınların özverili çalışmasıyla yaşatılmaya devam ediyor. Gece boyunca dağlarda otlayan koyunlar, sabahın ilk ışıklarıyla köye getiriliyor. Günün erken saatlerinde başlayan sağımın ardından sütler vakit kaybetmeden işlenerek geleneksel yöntemlerle koyun peynirine dönüştürülüyor. Baştan sona kadın emeğiyle hazırlanan doğal peynirler ise hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de yıllardır oluşan müşteri ağı sayesinde tüketiciyle buluşuyor.
“KİLOSU 600 LİRADAN SATILIYOR”
Yaklaşık 28 yıldır aynı işi yaptıklarını, süt sağımı yaparak peynir elde ettiklerini anlatan 55 yaşındaki Şerife Toklu, "Sağım yapıyoruz, süzüyoruz, peyniri mayalıyoruz, keseliyoruz, keseden çıkarıyoruz, tuzluyoruz. Yani yaptığımız işlem bu. Salamura peynir yapıyoruz. Biz artık alıştık, zor olmuyor. Makineyle sağsak bile arkasından elle de sağıyoruz. Çünkü makine sağlıklı yapmıyor, biz de sağım yapıyoruz, bizim için zor olmuyor. Sipariş üzerine çalışıyoruz, müşterilerimiz var. 27-28 senedir bu sektördeyiz, müşterilerimize göre üretim yapıyoruz. Mayısın 6'sında başlıyoruz, Ağustosun ortalarında bitiriyoruz. Yaklaşık 6 ay kadar sağımımız devam ediyor. Sağım yapıyoruz, süzüyoruz, peyniri mayalıyoruz, peynirleri keseliyoruz, keseden çıkarıp tuzluyoruz biz bunu her gün yapıyoruz. Her gün peynir mayalıyoruz. Yağsız, tuzsuz isteyenlere de bu aydan sonra yavan peynir yapıyoruz. Makinede kaymağını alıyoruz, yavan olarak müşterilerimize sunuyoruz. Yağlı isteyen kadar yavan isteyen de oluyor. Biz de yağını, kaymağını alıyoruz. Günlük süt miktarı bazen kuzuların emmesinden kestikten sonra düşüyor ve günlük 10-15 kilo kadar peynir oluyor. Köyde de kilosunu 600 liradan satıyoruz" dedi.
"YEM VERDİĞİN HAYVANIN SÜTÜNÜN LEZZETİ OLMAZ, PEYNİRİN DE TADI OLMAZ"
Koyun sağımında annesine ve eşine yardım eden Emre Toklu, "Bir erkek olarak bana da zor olmuyor. Severek yaptığımız için hiç zorluğu olmuyor. Sevdiğimiz işi yapıyoruz, mecburiyet gibi gelmiyor. Anneme ve hanımıma yardım ediyorum birlikte çalışıyoruz. Tabii her işin bir zorluğu var illaki yoruluyoruz. Elimiz yoruluyor, bileğimiz yoruluyor ama biz siparişleri sağıma başlamadan önce alıyoruz. Standart müşterilerimiz var. Sipariş üzerine, gelen sipariş kadar peynir yapıyoruz. Bu hayvanlara burada yem döksem bu koyun süt vermez, sütün lezzeti olmaz. Dışarıda illaki ot yiyecek. Kardeşim yaylıma götürüyor, sabaha kadar yayıyor, sonra geliyor. Yaylımdan olduğu için illaki süte daha bir lezzet ekleniyor. Yem verdiğin hayvanın sütünün lezzeti olmaz, peynirin de tadı olmaz" diye konuştu.