5 Mart 2011 sabahı… Konya’daki tüm camilerden aynı anda salalar yükseldi. Şehir, büyük bir âlimini kaybetmişti. Sultan’ül Vaizin Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi, sabaha karşı saat 06.00 sıralarında Hakk’a yürüdü.
O gün Konya’da adeta hayat durdu. Tarihler 5 Mart 2011’i gösterdiğinde, cenaze namazına katılan yüz binlerce insan şehrin meydanlarını, caddelerini doldurdu.
KONYA’DA HAYAT DURMUŞTU
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi’nin cenazesi Kapu Camii’ne getirildi. Namaz öncesinde dönemin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ile Büyükkörükçü’nün oğlu Abdurrahman Büyükkörükçü birer konuşma yaptı.
Öğle vakti kılınan cenaze namazında sadece cami avlusu değil; Hükümet Konağı çevresi, Kayalı Park, Bedesten Çarşısı, Tevfikiye, Aziziye ve Mevlana Caddesi on binlerce kişiyle doldu. Saflar metrelerce uzadı.
Babası Tahir Büyükkörükçü’nün cenaze namazını kıldıran Abdurrahman Büyükkörükçü, cemaatten üç kez helallik istedi. Katılımcılar da üç kez “Helal olsun” diyerek karşılık verdi.
ÜÇLER MEZARLIĞI’NA OMUZLARDA GÖTÜRÜLDÜ
Eller üzerinde taşınan cenaze, Kapu Camii’nden yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Üçler Mezarlığı’na yoğun kalabalık nedeniyle yaklaşık 2,5 saatte ulaştırılabildi. Büyükkörükçü’nün naaşı dualar eşliğinde toprağa verildi.
15 YILDIR GÖNÜLLERDE
Aradan geçen 15 yılda Konya da Türkiye de Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi’yi hiç unutmadı. Vaazları, irşadı ve yetiştirdiği talebelerle hafızalarda yer edinen Büyükkörükçü, Konya’nın manevi hafızasında önemli bir yer tutmaya devam ediyor.
Her yıl 5 Mart’ta dualarla anılan Sultan’ül Vaizin, geride bıraktığı ilim ve irfan mirasıyla yaşamaya devam ediyor.