Konya’nın Karapınar ilçesinde yaşayan 27 yaşındaki Büşra İşleker, genç yaşta karşılaştığı büyük zorluklara rağmen üretimden vazgeçmedi. Babasının ölümünün ardından çiftçiliğin başına geçen İşleker, yıllar içinde üretim alanını önemli ölçüde büyüttü.
17 YAŞINDA HAYATI DEĞİŞTİ
Henüz 17 yaşındayken babasını ve ağabeyini kaybeden Büşra İşleker, o dönem üniversite sınavına hazırlanıyordu. Ailesinin geçimini sağlamak için babasından kalan tarım arazilerinin başına geçen İşleker, ilk fırsatta ehliyetini aldı ve traktör kullanmaya başladı. Çiftçiliğe babasından kalan 70 dekarlık arazide başlayan genç kadın, üretimin hemen her aşamasını zaman içinde öğrenerek işini geliştirdi.
ÖNCE BORÇLARI ÖDEDİ, SONRA ARAZİYİ BÜYÜTTÜ
İşleker'in önündeki tek zorluk çiftçiliği öğrenmek değildi. Bir süre babasından kalan borçlarla da mücadele etti. Üretimden elde ettiği gelirle borçları hızla ödeyen İşleker, kendi arazisini 300 dekara çıkarmayı başardı. Bununla da yetinmeyen genç çiftçi, 300 dekar daha arazi kiraladı. İşleker bugün toplam 600 dekarlık alanda üretimini sürdürüyor.
“ŞU AN KENDİMİ ÇOK GÜÇLÜ HİSSEDİYORUM”
Babasını kaybettiğinde çiftçiliğin ayrıntılarını bilmediğini anlatan İşleker, yaşadığı değişimi şu sözlerle dile getirdi:
“Babam öldüğünde lise çağındayım, hiçbir şey bilmiyordum. Bildiğim tek şey okula gitmekti. Babamın yanında tarlada çalışıyordum ama bu kadar işin içinde değildim. Şu an kendimi çok güçlü, çok donanımlı hissediyorum. Bu işi daha da geliştirmeyi düşünüyorum.”
TOHUMDAN HASADA KADAR TARLADA
İşleker, üretimin yalnızca belirli aşamalarında değil, tohumdan hasada kadar bütün süreçte bizzat tarlada bulunuyor. Karapınar’da ayçiçeği, şeker pancarı, mısır ve buğday üreten İşleker, çoğunlukla traktör kullanması için tuttuğu bir işçiyle birlikte çalışıyor. Yoğun dönemlerde mesaisinin sabaha karşı başladığını belirten genç çiftçi, zaman zaman saat 04.00’te tarlaya geldiğini ve gece saatlerine kadar çalıştığını anlattı.
“TARIM HATAYI KABUL ETMEZ”
Üretimde özellikle sulamanın önemine dikkat çeken İşleker, tarımda yapılacak hataların geri dönüşünün olmadığını vurguladı. Ürünlere adeta çocuk yetiştirir gibi baktığını belirten İşleker, “Bir çiçek, bir çocuk yetiştirir gibi sürekli su vermemiz, ona bakmamız gerekiyor” dedi. Hastalık, yabancı ot ve sulama süreçlerinin sürekli takip edilmesi gerektiğini anlatan İşleker, “Kazançtan daha çok bitkileri sevdiğim için bu işi yapıyorum. Onlara bir zarar geldi mi çok üzülüyorum.” ifadelerini kullandı.
HEDEFİ TEKNOLOJİYLE DAHA DA BÜYÜMEK
Genç çiftçinin bundan sonraki hedefi ise teknolojinin imkanlarından daha fazla yararlanarak üretimini büyütmek. Kadınların her alanda güçlü olduğunu söyleyen İşleker, özellikle genç kadınlara çiftçiliği tavsiye etti. İşleker, çiftçiliğin insana verdiği duyguyu ise “Doğayla iç içeyiz. Kendinizi güçlü hissediyorsunuz. Çünkü bir şey yetiştiriyorsunuz.” sözleriyle anlattı.