Konya’nın 5 bin yıllık tarihi mahallesi Sille, geleneksel el sanatlarına ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. 46 yaşındaki bıçak ustası Selim Karabulut, Şam çeliğini ateş ve çekiçle şekillendirerek birbirinden farklı, kişiye özel bıçaklar üretiyor.
Konya’da bin derecede eşsiz sanat! Hepsini cehennemden çıkarıyor
Konya’nın 5 bin yıllık Sille Mahallesi’nde bıçak ustası Selim Karabulut, “cehennemlik” adını verdiği bin derecenin üzerindeki ocakta Şam çeliğini döverek eşsiz bıçaklara dönüştürüyor. Her eser, birbirinden farklı şekilleniyor.
Sille’nin tarihi dokusu içinde bulunan atölyesinde çalışmalarını sürdüren Karabulut, yüksek sıcaklıktaki ocakta ısıttığı çeliği büyük bir emek ve sabırla döverek şekillendiriyor.
Ustanın “cehennemlik” adını verdiği ocakta bin derecenin üzerinde ısıtılan çelik, uzun süren işlemlerin ardından el yapımı bıçaklara dönüşüyor.
BİN DERECELİK OCAKTA BAŞLAYAN SANAT
Karabulut, bıçak yapımında yüksek karbon oranına sahip çelikleri tercih ediyor. Ocakta ısıttığı metalleri döverek şekillendiren usta, bıçak saplarında ise ceviz başta olmak üzere çeşitli ahşapların yanı sıra manda ve geyik boynuzu ile kemik gibi doğal malzemeler kullanıyor.
Hazırladığı bıçaklara özel deri kılıflar da yapan Karabulut, müşterilerinin taleplerine göre tamamen kişiye özel tasarımlar ortaya çıkarıyor.
ŞAM ÇELİĞİ 512 KATA KADAR DÖVÜLÜYOR
Şam çeliğinin hazırlanış sürecine ilişkin bilgi veren Karabulut, karbonlu ve karbonsuz, paslanan ve paslanmayan farklı çeliklerin ocakta bir araya getirilerek dövüldüğünü belirtti. Karabulut, Şam çeliğinin 512 kata kadar dövülerek hazırlandığını ifade ederek, çeliğin şekillendirilmesi ve desenlendirilmesi aşamasının kendisi için işin en keyifli bölümü olduğunu söyledi.
HİÇBİRİ BİRBİRİNE BENZEMİYOR
Karabulut’un yaptığı bıçakların en dikkat çekici özelliklerinden biri ise üzerlerindeki desenler. Çeliği asitle işleyerek farklı desenler oluşturan usta, bu yöntem sayesinde her bıçağın kendine özgü bir görünüme kavuşmasını sağlıyor.
Karabulut, “Bıçakların desenlerinin hepsi birbirinden farklı. Şam çeliğinin de özelliğinden kaynaklı, metalin üzerinde asit yardımıyla çökertme yöntemiyle farklı desenler elde ediyorum ve hiçbiri birbirine benzemiyor” dedi.
Bu özelliğin müşteriler açısından da önemli olduğunu belirten Karabulut, böylece sahiplerinin ikinci bir örneği bulunmayan, tamamen kendilerine özel ürünlere kavuştuğunu dile getirdi.
HAYAL EDİLEN BIÇAKLARI GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRÜYOR
Kişiye özel tasarımların yanı sıra şef bıçakları, avcı bıçakları ve hat bıçakları da üreten Karabulut, müşterilerin bazen hayal ettikleri modelleri çizerek, bazen de film veya başka bir görselden örnek göstererek kendisine geldiğini anlattı.
Karabulut, “Talepler doğrultusunda onları mutlu etmeye çalışıyoruz. İnsanlar, akşam evinde otururken hayalindeki bir bıçağın resmini çizip veya filmde gördüğü bir bıçağın ekran resmini alıp gelip yaptırmak istiyor” ifadelerini kullandı.
ESKİ KILIÇ VE BIÇAKLARA YENİDEN HAYAT VERİYOR
Bıçak yapımındaki ustalığını restorasyon çalışmalarına da taşıyan Karabulut, geçmişten günümüze ulaşan antika kama, kılıç ve bıçakların bakım ve restorasyonunu gerçekleştiriyor. Uzun yıllardır deneme-yanılma yöntemiyle geliştirdiği zanaatını Sille’de sürdüren Karabulut, bir yandan yeni eserler üretirken diğer yandan geçmişten kalan tarihi parçaların yeniden kullanılabilir hale getirilmesine katkı sağlıyor.
Ateş, çekiç ve sabırla çalışan usta, Sille’nin tarihi atmosferinde geleneksel bıçakçılığı yaşatırken her eserine de kendine özgü bir hikâye ve görünüm kazandırıyor.