Konya’da TIR’la 2200 rakıma çıkan arıcılardan ezber bozan üretim! 5 ton bekliyor
Kışı Antalya’nın Manavgat ilçesinde geçiren arıcılar, ilkbaharda 240 kovanlık özel TIR’la Konya’ya geliyor. Bozkır’ın 2 bin 200 rakımlı yaylalarında şeker ve kimyasal kullanmadan üretim yapan arıcılar, bu yıl 5-5,5 ton bal bekliyor.
112
Kış aylarını Antalya’nın Manavgat ilçesinde geçiren arıcılar, havaların ısınmasıyla birlikte yüzlerce arı kovanını özel olarak tasarlanan tırla Konya’ya taşıyor. İlkbahar ve yaz aylarını Konya’nın yüksek rakımlı bölgelerinde geçiren arılar, doğadaki binbir çeşit çiçekten topladıkları nektar ve polenle bal üretiyor.
İş insanı Hüseyin Tepe’nin kendi tasarımıyla hayata geçirdiği mobil arıcılık tırında 240 kovan bulunuyor. Arıcılar ayrıca tırın dışında yaklaşık 200 kovanla daha üretim gerçekleştiriyor.
Konya’nın Bozkır ilçesindeki 2 bin 200 rakımlı yaylalarda yaklaşık iki aydır bulunan arılara şeker takviyesi yapılmıyor. Üreticiler bu sezon yaklaşık 5-5,5 ton bal hasadı bekliyor.
212
TIRIN İÇİNDE 240 KOVAN VAR
Arıların bakımından sorumlu 39 yaşındaki Mahmut Baş, çocukluğundan bu yana arıcılıkla uğraştığını belirterek mobil sistemin ayrıntılarını anlattı.
Tırın sağ tarafında 120, sol tarafında 120 olmak üzere toplam 240 kovan bulunduğunu söyleyen Baş, her kovanda 20 çıta olduğunu ifade etti.
Kovanların raylı sistem üzerine kurulduğunu anlatan Baş, tırın üst bölümünün de açılıp kapanabildiğini belirterek, “Arılara bakacağımız zaman üzerini açıyoruz, bakımımızı yaptıktan sonra yeniden kapatıyoruz. Bunun yanında yaklaşık 200 civarında kovanımız da dışarıda bulunuyor” dedi.
312
KIŞ MANAVGAT’TA, YAZ KONYA YAYLALARINDA
Arıcıların ve arıların yolculuğu mevsimlere göre şekilleniyor.Kış aylarını Manavgat’ta geçiren arılar, mayıs ayının başında yaklaşık 1500 rakımlı Konya’nın Bozkır ilçesine getiriliyor. Temmuz ayının başında ise daha yüksek kesimlere çıkılarak 2 bin 200 rakımlı yaylalarda üretime devam ediliyor.
Arıcılar burada yaklaşık 10 Ekim’e kadar kalacak. Ardından mobil tır yeniden Manavgat’a götürülecek ve arıların kışlık bakımları yapılacak.
412
“ARILARA 3 AYDIR HİÇBİR ŞEY VERMİYORUZ”
Yüksek rakımlı yaylalarda doğal üretime önem verdiklerini vurgulayan Mahmut Baş, arılara yaklaşık üç aydır herhangi bir takviye vermediklerini söyledi.Baş, “Kesinlikle şeker vermiyoruz. Arılar doğadan, dağdan ne topladıysa biz onu alıyoruz” diyerek yaylada geven, yer kekiği, taş kekiği, şalba ve çok sayıda farklı çiçek türünün bulunduğunu anlattı.
Arıların halen doğadan polen getirmesinin kendileri açısından önemli olduğunu belirten Baş, üretimde herhangi bir kimyasal da kullanmadıklarını söyledi.
512
“ŞEKER VERSEYDİK 20 TON BAL ALIRDIK”
Doğal üretim tercihinin bal miktarını doğrudan etkilediğini söyleyen Baş, dikkat çeken bir karşılaştırma yaptı.Yaklaşık 450 kovana şeker takviyesi yapmaları halinde 20 tona yakın bal elde edebileceklerini savunan Baş, amaçlarının yüksek miktarda ürün almak olmadığını belirtti.
Baş, “Bizim amacımız çok bal almak değil, doğal bal üretmek. Bir kovandan ortalama 15 kilogram bal alırız. Dağda çiçek bol olursa 20 kilo da alırsın, çiçek olmazsa 1 kilo bile alırsın. Arı doğadan ne getirirse onu alıyoruz” ifadelerini kullandı.
İş insanı Hüseyin Tepe’nin de üretimde doğallık konusunda hassas olduğunu dile getiren Baş, “Bir kilo da bal çıksa bizim balı verdiğimiz insanı memnun edecek” anlayışıyla hareket ettiklerini söyledi.
612
BU YIL 5-5,5 TON BAL BEKLENİYOR
Arıcılar bu yıl geçen sezona göre daha yüksek rekolte beklerken yaz aylarında etkili olan son yağışlar hesapları değiştirdi.Mahmut Baş, yağışların ardından özellikle gevenlerden bekledikleri verimi alamadıklarını, buna karşılık taş kekiği, yer kekiği ve çakır dikeninden arıların iyi miktarda bal yaptığını anlattı.
Baş, beklentilerinin altında kalmasına rağmen bu sezon yaklaşık 5 ila 5,5 ton arasında bal hasadı yapacaklarını söyledi.
712
BAL ANALİZDEN GEÇMEDEN SATILMIYOR
Üretilen balın satış öncesinde analizden geçirildiğini belirten arıcılar, analiz sonucu alınmadan ürünleri tüketiciye sunmadıklarını ifade etti.
Mahmut Baş, geçen yıl yapılan analizlerde “760 protein değeri” ve yüzde 5 şeker değeri çıktığını aktarırken, bu yılki ürünlerin de hasat sonrasında analize gönderileceğini belirtti.
Hüseyin Tepe de ürünlerin çeşitli mağazalarda tüketicilere ulaştırıldığını ve Türkiye genelinde satış yapıldığını söyledi.
812
BAL ANALİZDEN GEÇMEDEN SATILMIYOR
Üretilen balın satış öncesinde analizden geçirildiğini belirten arıcılar, analiz sonucu alınmadan ürünleri tüketiciye sunmadıklarını ifade etti.Mahmut Baş, geçen yıl yapılan analizlerde “760 protein değeri” ve yüzde 5 şeker değeri çıktığını aktarırken, bu yılki ürünlerin de hasat sonrasında analize gönderileceğini belirtti.
Hüseyin Tepe de ürünlerin çeşitli mağazalarda tüketicilere ulaştırıldığını ve Türkiye genelinde satış yapıldığını söyledi.
912
“ARIYA ÇOCUK BAKAR GİBİ BAKMAK GEREKİYOR”
Arıcılığın sürekli ilgi gerektirdiğini anlatan Mahmut Baş, özellikle oğul döneminde kovanların günlük olarak kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.
“Arıya çocuk bakar gibi bakmak gerekiyor” diyen Baş, bir günlük gecikmenin bile arı kolonisinin kovanı terk etmesine yol açabileceğini ifade etti.
Baş, kardeşiyle birlikte yaz-kış arılarla ilgilendiklerini belirterek, “Bir arının bile bizim için büyük önemi var” dedi.
1012
ANA ARILARI DA KENDİLERİ ÜRETİYOR
Arıcılar ana arı konusunda da dışarıya bağımlı çalışmıyor. Dört damızlık kovana sahip olduklarını belirten Mahmut Baş, ihtiyaç duydukları ana arıları kendi kolonilerinden ürettiklerini söyledi.
Baş, dışarıdan ana arı satın almadıklarını ve damızlık kovanlardan elde ettikleri ana arılarla kolonileri çoğalttıklarını anlattı.
1112
GEÇEN YIL 16 KOVANI AYILAR PARÇALADI
2 bin 200 rakımlı yaylada üretim yapmanın zorluklarından biri de yaban hayvanları.Geçen yıl yerde bulunan 16 kovanın ayılar tarafından parçalandığını anlatan Baş, bu yıl aynı sorunla karşılaşmamak için özel bir güvenlik sistemi kurduklarını söyledi.
Kovanların çevresi telle çevrilirken bölgeye ışıklar, hareket sensörleri ve alarm sistemi yerleştirildi.
Baş, “Bir tavşan bile geçse sensörler devreye giriyor, ışıklar yanıyor ve alarm sistemi çalışıyor. Bu yıl bu önlemleri aldığımız için hiç ayı gelmedi” dedi.
1212
TIRDA YAŞAM ALANINDAN GÜNEŞ ENERJİSİNE KADAR HER ŞEY VAR
Mobil arıcılık tırının projesini kendisinin hazırladığını belirten iş insanı Hüseyin Tepe, hedefinin arıcının işini kolaylaştırmak ve arıları daha kontrollü şekilde taşımak olduğunu söyledi.Tırdaki 240 kovanın tamamının raylı sistem üzerinde bulunduğunu, üst bölümün de açılır-kapanır şekilde tasarlandığını anlatan Tepe, böylece arıcıların kovanlara rahatlıkla ulaşabildiğini ifade etti.
Mobil sistem yalnızca kovanlardan oluşmuyor. Tırın içerisinde arıcıların kullanabileceği yaşam alanı, kamera sistemi, güneş enerjisi sistemi ve tank da bulunuyor.
Tepe, “Biz burada sadece bal üretmiyoruz. Arının doğal yaşamına müdahale etmeden, teknolojiyi arıcılıkla birleştiren bir sistem kurmaya çalışıyoruz. Bizim için balın miktarından önce kalitesi ve doğallığı geliyor” dedi.
SIRADAKİ HEDEF İHRACAT
Konya’nın yüksek rakımlı yaylalarında üretilen ballar şu anda Türkiye’nin farklı noktalarında tüketicilere ulaştırılıyor.Hüseyin Tepe, bir sonraki hedeflerinin ise ihracat olduğunu belirterek, analizlerden geçirilen doğal balı önümüzdeki yıllarda yurt dışındaki tüketicilerle de buluşturmak istediklerini söyledi.
Arıcılar 10 Ekim’e kadar Konya’nın Bozkır yaylalarında kalacak. Daha sonra 240 kovanlık mobil tır yeniden Antalya’nın Manavgat ilçesine doğru yola çıkacak. Arılar kış dönemini burada geçirdikten sonra şubat ayında bakım ve çoğaltma çalışmalarına başlanacak; ilkbaharla birlikte Konya yaylalarına uzanan yolculuk yeniden başlayacak.