Konya’da “Toprağın Adamı” olarak bilinen Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, tarımsal üretimde artan girdi maliyetleri, gübre fiyatları, destekleme sistemi ve gıda arz güvenliğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Gıda fiyatlarındaki artışın yalnızca market raflarındaki etiketler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çalış, sorunun başlangıç noktasının tarla ve üretim maliyetleri olduğunu söyledi.
Çalış, “Mutfak masanıza koyduğunuz her lokmanın hikayesi aslında tabağınızda değil, toprağın stratejik derinliklerinde başlamaktadır” ifadelerini kullandı.
“GÜBREDE YÜZDE 70-90 ARASI ARTIŞA ŞAHİT OLUYORUZ”
2026 yılının tarım açısından kritik bir dönem olduğunu belirten Çalış, üreticinin özellikle gübre ve motorin maliyetleri nedeniyle ciddi bir baskı altında olduğunu ifade etti.
Döviz kurlarında aynı ölçüde bir yükseliş olmamasına rağmen bazı tarımsal girdilerde çok daha yüksek fiyat artışları yaşandığını savunan Çalış, şöyle konuştu:
“Dövizde kur artışı olmamasına rağmen motorin ve gübrede yüzde 70-90 arası fiyat artışına şahit oluyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı, bu artışlar engellenemeyen dünya çapında bir nedene dayanıyorsa üreticiyi sübvanse etmeli; eğer spekülasyon kaynaklıysa buna derhal engel olmalıdır.”
Çalış’a göre enerji ve navlun maliyetleri başta olmak üzere küresel gelişmeler, gübre maliyetlerini doğrudan etkiliyor.
“GÜBRE KULLANIMININ AZALMASI VERİM KAYBINA NEDEN OLUYOR”
Türkiye’de tarımsal üretimin önemli sorunlarından birinin topraktaki organik madde eksikliği olduğunu dile getiren Çalış, bitki beslemenin sürdürülebilir üretim açısından vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Üreticilerin yüksek fiyatlar nedeniyle gübre kullanımını azaltmaya başladığına dikkat çeken Çalış, bunun önümüzdeki süreçte üretim miktarı ve verim üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Temel NPK gübrelerinin yanı sıra bitkinin verim ve kalitesinde etkili olan iz elementlerin de maliyet baskısı nedeniyle ihmal edilebildiğini belirten Çalış, doğru gübrenin doğru bitkide, doğru yerde ve doğru zamanda kullanılmasının önemine işaret etti.
Çalış, “Bitkilerini iyi besleyen ülkeler, hayvan ve insanlarını da iyi beslemektedir” değerlendirmesinde bulundu.
TARIMSAL DESTEKLER İÇİN “15 AY” UYARISI
Çalış’ın gündeme getirdiği başlıklardan biri de tarımsal desteklerin üreticiye ulaşma süresi oldu. 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde tarımsal destekleme programlarının finansmanı için bütçeden ayrılacak kaynağın gayrisafi millî hasılanın yüzde 1’inden az olamayacağının hüküm altına alındığını hatırlatan Çalış, desteklerin zamanında ödenmesinin de en az miktarı kadar önemli olduğunu söyledi.
Desteklerin üreticinin harcamayı yapmasından uzun süre sonra ödenmesinin yüksek enflasyon ortamında desteğin reel değerini azalttığını savunan Çalış, Tarım-GFE, mazot ve gübre maliyetleri ile döviz hareketlerini dikkate alan otomatik bir güncelleme mekanizması önerdi. Ödeme takviminin de yasal güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.
“HAMMADDEDE DIŞA BAĞIMLILIK KIRILGANLIK OLUŞTURUYOR”
Gübre sektörünün hammadde bakımından ithalata yüksek oranda bağımlı olduğunu belirten Çalış, bunun Türkiye’deki üreticileri küresel emtia, enerji ve lojistik fiyatlarındaki değişimlere karşı hassas hale getirdiğini söyledi.
Çalış’ın paylaştığı verilere göre Türkiye’de tarımda kullanılan kimyasal gübre miktarı 2023’te 6,4 milyon ton, 2024’te 7 milyon ton, 2025’te 6,5 milyon ton ve 2026’da yaklaşık 6,5 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.
Azotlu gübre üretiminde doğalgazın, taban gübrelerinde ise fosfat hammaddesinin önemine işaret eden Çalış, yerli kaynak ve üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin stratejik önem taşıdığını ifade etti.
ÇİFTÇİYE “SAHTE GÜBRE” UYARISI
Gübre fiyatlarının yükselmesinin başka bir riski de beraberinde getirdiğini belirten Celil Çalış, çiftçileri düşük fiyatlı ancak içeriği belirsiz ürünlere karşı uyardı. Marka tescili ve güvenilirliği bulunmayan sıvı veya granül ürünlerin yalnızca ucuz olduğu gerekçesiyle tercih edilmemesi gerektiğini vurgulayan Çalış, yanlış girdi kullanımının bir üretim sezonunun tamamında telafisi zor kayıplara yol açabileceğini söyledi.
Çalış ayrıca iklim ve maliyet risklerinin arttığı bir dönemde TARSİM’in öneminin daha da yükseldiğini belirterek tarım sigortasının yaygınlaştırılması gerektiğini savundu.
“SORUN SADECE ÇİFTÇİNİN DEĞİL”
Artan motorin ve gübre maliyetlerinin yalnızca üreticiyi ilgilendiren bir mesele olmadığını vurgulayan Çalış, üretim maliyetlerindeki artışların gıda fiyatları üzerinden tüketicilere de yansıdığına dikkat çekti. Devletin denetim ve destek mekanizmaları ile özel sektörün üretim gücünün birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Çalış, sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:
“Geleceği beslemek bir tercih değil, milli bir mecburiyettir. Peki, biz ülke olarak bu hayati yatırımın ve beraberinde getirdiği denetim sorumluluğunun ne kadar farkındayız?”