Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü, Türkiye’nin deprem tehlikesinin belirlenmesinde en önemli kaynaklardan biri kabul edilen Türkiye Diri Fay Haritasını 13 yıl aradan sonra güncelledi.
2013 yılında yayımlanan haritada 485 olan diri fay sayısı, yeni saha çalışmaları ve bilimsel verilerle hazırlanan 2026 haritasında 700’e çıktı. Yeni haritada Konya ve çevresindeki fay sistemleri de dikkat çeken bölgeler arasında yer aldı.
KONYA’DA HANGİ FAYLAR BULUNUYOR?
Türkiye’nin birçok bölgesine göre daha düşük deprem aktivitesiyle bilinen Konya, tamamen risksiz iller arasında yer almıyor. MTA’nın güncel diri fay çalışmalarına göre Konya ve yakın çevresinde farklı uzunluklarda fay zonları bulunuyor.
Özellikle; Konya Fay Zonu, Akşehir Fay Zonu, Tuz Gölü Fay Zonu, Ilgın Fay Zonu, Altınekin çevresindeki fay hatları, Cihanbeyli ve çevresindeki yapılar bölgenin jeolojik açıdan takip edilen alanları arasında gösteriliyor.
KONYA FAY ZONU MERKEZE YAKINLIĞIYLA DİKKAT ÇEKİYOR
Konya Ovası boyunca uzanan Konya Fay Zonu, kent merkezi açısından önem taşıyan yapılar arasında bulunuyor. Uzmanlar, Konya’nın büyük yıkıcı depremlerin sık yaşandığı bir bölge olarak bilinmemesine rağmen aktif fayların varlığı nedeniyle yapı güvenliği ve deprem hazırlığının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
AKŞEHİR VE TUZ GÖLÜ HATTI ÖNE ÇIKIYOR
Konya’nın batısında yer alan Akşehir Fay Zonu ile kuzeydoğu bölümünü etkileyen Tuz Gölü Fay Zonu da bölgedeki önemli tektonik yapılardan kabul ediliyor. Bu fay hatları sadece Konya’yı değil, çevre illerdeki deprem tehlike değerlendirmelerini de yakından ilgilendiriyor.
YENİ HARİTA KRİTİK ÇALIŞMALARDA KULLANILACAK
MTA Genel Müdürü Vedat Yanık, güncellenen haritanın deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve afet risklerini azaltma politikalarında temel başvuru kaynaklarından biri olacağını belirtti.
Yeni veri tabanı sayesinde Türkiye genelindeki diri fayların daha ayrıntılı şekilde takip edileceği ifade edildi.
Jeoloji uzmanları, Konya’da paniğe neden olacak bir durum olmadığını ancak Türkiye’nin deprem ülkesi olduğu gerçeğiyle hazırlıklı olmanın büyük önem taşıdığını belirtiyor.