Konya'nın tarihi çarşılarından Fatih Çarşısı'nda küçük bir dükkan, yaklaşık iki asra yaklaşan bir meslek geleneğine ev sahipliği yapıyor.
62 yaşındaki Bülent Özselçuk, dedelerinden miras kalan saat tamirciliğini ilk günkü heyecanla sürdürürken, ailesinin 1850'li yıllarda başlattığı zanaatı yaşatmanın gururunu yaşıyor.
Saat tamirciliğinin yanı sıra gözlük satışı da yapan Özselçuk, 4 kuşaktır aynı mesleği sürdüren aile geleneğinin son temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor.
7 YAŞINDA DÜKKANA GİRİP ÇIKMAYA BAŞLADI
Bülent Özselçuk'un saatçilik serüveni henüz ilkokul çağında başladı. Daha 7 yaşındayken dükkâna gelip gitmeye başladığını anlatan Özselçuk, yıllar içinde ustalarının yanında yetişerek mesleğin tüm inceliklerini öğrendi.
Babası Hikmet Özselçuk'un erken yaşta vefat etmesinin ardından dükkândaki ustalarla birlikte çalışmaya devam eden Özselçuk, aile mirasını kesintisiz şekilde bugüne taşıdı.
KONYA'NIN İLK SAAT USTALARINDAN BİRİYDİ
Aile mesleğinin temelini büyük dedesi Süleyman Efendi'nin attığını anlatan Özselçuk, hikayeyi şöyle özetledi:
"Hikâyemiz 1850'li yıllarda Süleyman dedeme dayanıyor. Daha sonra oğlu Adil Efendi mesleği devraldı. Dedem Adil, 1930'lu yıllarda saatçiliğin yanına gözlükçülüğü da ekledi. O dönemlerde parça bulmak mümkün değildi. Saat direkleri dahil birçok parçayı kendi elleriyle üretirlerdi. Onlar gerçekten büyük ustalardı."
"RÜYAMDA BİLE SAAT TAMİR EDİYORUM"
Yaklaşık yarım asırdır saat tamir ettiğini söyleyen Özselçuk, mesleğin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını belirtti.
Saat tamirciliğinin büyük dikkat, sabır ve hassasiyet gerektirdiğini ifade eden Özselçuk, işini severek yaptığını belirterek şu sözleri kullandı:
"Severek yaptığım için çalışırken yorulmuyorum. Bazen rüyamda bile saat tamir ettiğimi görüyorum. Bir saati söktüğünüzde içinden 100 ile 150 arasında minik parça çıkar. İncecik yaylar ve küçücük vidalar vardır. Bu yüzden çok sakin bir ortam gerekir. Dikkatiniz dağıldığında o saati yeniden toplamak büyük zorluk oluşturur."
ESKİ SAATLER BİRER MÜCEVHER GİBİYDİ
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte akıllı saatlerin yaygınlaştığını söyleyen Özselçuk, eski saatlerin taşıdığı değerin bugün pek bilinmediğini ifade etti.
Geçmişte saatlerin adeta bir mücevher gibi görüldüğünü anlatan Özselçuk, "Sabah dükkânı açtığımızda bütün saatleri tek tek vitrine dizerdik. Akşam olunca hepsini özenle siler, kasaya kaldırırdık. Bugün ise saatin değeri maalesef düştü. Her köşe başında saat satılıyor. Ancak yine de eski saatlere, antikalara ve mekanik saatlere gönül veren önemli bir kesim var." dedi.
5. KUŞAK HAZIRLANIYOR
Yaklaşık 176 yıllık aile mirasının devam etmesini isteyen Bülent Özselçuk, çocuklarının da bu tarihi mesleği sürdürmeye istekli olduğunu söyledi.
Böylece 1850'li yıllarda başlayan Özselçuk ailesinin saatçilik serüveninin beşinci kuşağa taşınması hedefleniyor. Konya'nın yaşayan kültürel miraslarından biri olarak görülen bu meslek, usta ellerde zamana meydan okumaya devam ediyor.