Geçen yıl kuraklıkla mücadele eden Konya'da bu yıl yüzler güldü. Barajlardaki su seviyesi katlanırken, yağışlar sayesinde çiftçi hem sulama suyundan hem de enerji maliyetlerinden önemli ölçüde tasarruf etti.
Konya’ya bereket yağdı! Barajlardaki su 20’ye katladı, çiftçi rahatladı
Kuraklığın ardından gelen bereket, Konya'da hem barajları doldurdu hem de çiftçiye nefes aldırdı. Yağışlar sayesinde sulama maliyetleri azalırken, bazı barajlarda su miktarı geçen yıla göre 20 kata varan artış gösterdi.
Konya Kapalı Havzası'nda sonbahar, kış ve ilkbahar dönemlerinde etkili olan yağışlar, bölgedeki su kaynaklarını yeniden doldurdu. Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre, temmuz ayında geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında Bozkır Barajı'ndaki su miktarı 22,49 milyon metreküpten 151,81 milyon metreküpe, Apa Barajı'nda 1,66 milyon metreküpten 23,02 milyon metreküpe yükseldi.
Diğer barajlarda da dikkat çekici artışlar yaşandı. Derebucak Barajı 5,58 milyon metreküpten 9,42 milyon metreküpe, Altınapa Barajı 3,01 milyon metreküpten 22,79 milyon metreküpe, İvriz Barajı ise 7,79 milyon metreküpten 59,95 milyon metreküpe ulaştı.
Selçuk Üniversitesi Tarım ve İklim Değişiklikleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kubilay Kurtuluş Baştaş, bu yıl Konya'da yağışların geçen yıla göre önemli ölçüde arttığını belirterek, barajların birçoğunda doluluk oranlarının ciddi şekilde yükseldiği söyledi.
"YAĞIŞLAR YÜZDE 70'E VARAN ORANDA ARTTI"
Baştaş, "Konya'daki barajların birçoğunda doluluk geçen yıla göre 20 misline varan oranlara kadar arttı. Yağış oranları da geçen seneye göre önemli ölçüde arttı. Yüzde 30 ila 70 civarında yağış artışları var" dedi.
Geçmiş yıllarda Konya'da metrekareye düşen yağış miktarının 330-350 milimetre seviyelerinde olduğunu hatırlatan Baştaş, bu yıl bu rakamın 560 milimetreye kadar çıktığını ifade etti.
ÇİFTÇİ HEM SUDAN HEM ENERJİDEN KAZANDI
Yağışların yalnızca barajları doldurmadığını, tarımsal üretime de büyük katkı sağladığını vurgulayan Baştaş, "Yağışların güzel olması birçok anlamda işe yaradı. Harcanan su miktarı açısından çiftçinin kullanacağı su miktarını yağışlar telafi etti. Çiftçinin suyu çıkarması için kullandığı enerjiden de tasarruf var. Bu tasarruf iklim değişikliğinin ana sebeplerinden karbon ayak izinin azalmasına da sebep oldu" diye konuştu.
TEHLİKE GEÇMİŞ DEĞİL
Yağışlardaki artışın sevindirici olduğunu ancak bunun iklim değişikliğinin sona erdiği anlamına gelmediğini belirten Baştaş, aşırı hava olaylarının iklim krizinin en önemli göstergeleri arasında yer aldığını söyledi.
Baştaş, "İklim değişikliğinde temel olarak üzerinde durduğumuz konu, meteorolojik olaylarda normalin üzerindeki yapısal bozukluklardır. Örneğin, temmuz ayında beklenti 35 derece sıcaklık iken 15-18 derecelere kadar düşmesi beklenmeyen bir durumdur. Ya da yağışların beklenenden çok daha fazla olması ve sel oluşturabilecek seviyelere ulaşması da iklim değişikliğinin ortaya çıkardığı problemlerin göstergesidir. Maalesef yağışların artması, iklimin düzeldiği anlamına gelmiyor” dedi.