Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi bünyesinde hizmet veren Tüp Bebek Merkezi, geride bıraktığı 5 yıllık süreçte modern tıbbın sunduğu imkânları insani bir yaklaşımla birleştirerek bölgedeki ailelere umut olmaya devam ediyor.
Merkezin kurucu hekimlerinden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ufuk Ceran, tüp bebek tedavisinin yalnızca teknolojik bir süreç değil, umut ve bilimin iç içe geçtiği özel bir yolculuk olduğunu vurguladı.
Hacettepe Tıp Fakültesi mezunu olan ve Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzmanlık eğitimini tamamlayan Doç. Dr. Ceran, uzun yıllara dayanan deneyimleriyle etik ilkelerden ödün vermeden yüzlerce çiftin tedavi sürecine rehberlik etmenin gururunu yaşadıklarını ifade etti.
TÜP BEBEK TEDAVİSİ İÇİN KRİTERLER NET
Tüp bebek tedavisine başlama kararının bilimsel verilere dayandığını belirten Doç. Dr. Ceran, 35 yaş altındaki çiftlerde bir yıl, 35 yaş üzerindeki çiftlerde ise altı ay boyunca düzenli ilişkiye rağmen gebelik elde edilememesi durumunda “üreme zorluğu” tanısının konulduğunu söyledi.
Kadınlarda azalmış yumurta rezervi, erkeklerde ise sperm sayısının belirli seviyelerin altında olması halinde tüp bebek yöntemine başvurulduğunu belirten Ceran, üç yıl boyunca açıklanamayan nedenlerle çocuk sahibi olamayan ve aşılama tedavilerinden sonuç alamayan çiftler için tüp bebeğin en ileri ve etkili yöntem olduğunu kaydetti.
GENETİK HASTALIKLARDA ÖNEMLİ ROL ÜSTLENİYOR
Tüp bebek merkezlerinde yalnızca standart tedavilerin değil, genetik hastalık riski taşıyan aileler için özel çözümlerin de sunulduğunu aktaran Ceran, daha önce genetik hastalıklı çocuğu olan çiftler için sağlıklı gebelik planlamalarının yapıldığını belirtti.
Ayrıca kanser tedavisi görecek kadınlar için yumurta ve embriyo dondurma işlemlerinin gelecekte çocuk sahibi olma şansını korumak açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
TEDAVİ SÜRECİ EN AZ BİR AY SÜRÜYOR
Tüp bebek tedavisinin hazırlık aşamasından gebelik testine kadar en az bir aylık titiz bir takvimi kapsadığını ifade eden Doç. Dr. Ceran, süreci şu sözlerle anlattı:
“Menstrüasyonun ikinci gününden itibaren yaklaşık 10–14 günü kapsayan yumurtaların uyarılması, toplanması ve laboratuvar süreci başlar. Yüksek standartlı embriyoloji laboratuvarımızda, embriyolar uzman embriyologlar tarafından yakından takip edilir. Kalite kriterlerini karşılayan embriyolar rahim içine transfer edilir ve yaklaşık 14 gün sonra gebelik testi ile sonuç değerlendirilir.”
EMBRİYO DONDURMA UYGULAMALARI YAYGINLAŞIYOR
Bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde embriyo dondurma ve çözme (transfer) sikluslarının giderek yaygınlaştığını belirten Ceran, bu yöntemin hastaya özel planlama, gereksiz ilaç kullanımının azaltılması ve daha uygun fizyolojik koşullarda gebelik sağlanması açısından önemli avantajlar sunduğunu dile getirdi.
PSİKOLOJİK DESTEK TEDAVİNİN AYRILMAZ PARÇASI
Tüp bebek sürecinin sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik olarak da zorlayıcı olduğuna dikkat çeken Ceran, çiftlerin bu süreçte yalnız hissetmemesi için psikologlarla koordineli çalıştıklarını belirtti.
Bazen ilk denemede, bazen ise uzun süreli takiplerle sonuç alındığını hatırlatan Ceran, tüm ekibin hastaların duygusal süreçlerine karşı yüksek hassasiyetle yaklaştığını söyledi.
BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TEDAVİ VURGUSU
Tedavide teknolojinin yanı sıra hekimliğin icrasının da büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Ceran, her hastaya aynı yaklaşımın doğru olmadığını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Aynı tanıya sahip iki hastanın tedaviye yanıtı farklı olabilir. Bu nedenle ‘hastalık yoktur, hasta vardır’ ilkesini her zaman rehber ediniyoruz. Amacımız, etik ilkelerden ödün vermeden, çiftlere en doğru ve güvenli tedaviyi sunmak.”
SGK DESTEĞİYLE TEDAVİ İMKANI
Merkezde belirli kriterleri karşılayan çiftler için SGK destekli tüp bebek tedavisi konusunda da rehberlik sağlanıyor. Doç. Dr. Ceran, AMH değerinin düşük olması, sperm yokluğu, üç yıllık evlilik süresi ve aşılama geçmişi bulunan çiftlerin destek kapsamında değerlendirilebildiğini açıkladı.
“VAZGEÇMEDİKÇE UMUT HEP VARDIR”
Beş yıllık deneyimin ardından değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Ceran, şunları söyledi:
“Bilimsel literatüre dayalı yöntemlerle planlanan tedavilerde, düşük rezervlere rağmen gebelik ve canlı doğumla sonuçlanan vakalar görüyoruz. Her ne kadar kesin bir başarı garantisi olmasa da, doğru planlama ve etik yaklaşım ile umut her zaman vardır. Vazgeçmedikçe umut hep vardır.”