Konya’dan diyabet hastalarına oruç uyarısı

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Endokrinoloji Bölümü Öğretim Üyesi Melia Karaköse, diyabet hastalarının her yıl yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Geçen yıl oruç tutmuş olmak bu yıl da tutabileceğiniz anlamına gelmez” dedi.

Ramazan ayında sağlık sorunu olan birçok kişi oruç tutmak istiyor ancak hastalıkları nedeniyle endişe yaşayabiliyor. Prof. Dr. Melia Karaköse, özellikle diyabet hastalarının mutlaka doktorlarına danışarak karar vermesi gerektiğini söyledi.

Uzun süren açlık ve susuzluk sürecinin diyabet hastaları açısından ciddi riskler barındırdığını ifade eden Karaköse, “Ramazan ayında diyabet hastalarımız bize ‘Oruç tutabilir miyim?’ sorusuyla geliyor. Bu dönemde hiperglisemi, hipoglisemi, dehidratasyon ve tromboz gibi riskler artabiliyor. Bizim amacımız hastaları oruca teşvik etmek değil; oruç tutmak isteyen hastaların sağlıklarını koruyarak bu süreci geçirmelerini sağlamak” dedi.

DİYABET HASTALARI ÜÇ RİSK GRUBUNA AYRILIYOR

Diyabet hastalarını düşük, orta ve yüksek riskli olarak üç grupta değerlendirdiklerini belirten Karaköse, genel olarak orucu tavsiye etmediklerini ancak hastanın klinik ve laboratuvar bulgularına göre karar verildiğini söyledi.

Son 2-3 aylık kan şekeri ortalaması 7’nin altında olan, diyabet süresi 10 yılın altında bulunan ve ek bir sağlık problemi olmayan hastaların düşük risk grubunda yer aldığını belirten Karaköse, bu hastalara oruç tavsiye etmediklerini ancak ısrarcı olmaları halinde ilaç düzenlemesi ve sıkı kan şekeri takibi ile sürecin yönetilebileceğini ifade etti.

Diyabet süresi 10-20 yıl arasında olan ve insülin kullanmadan ilaçlarla kan şekeri kontrolü sağlanan hastaların ise orta risk grubunda yer aldığını dile getiren Karaköse, bu grubun da tedavi düzenlemesi ve yakın takip ile oruç tutabileceğini ancak risk taşıdığını vurguladı.

Yüksek ve çok yüksek risk grubunda ise Tip 1 diyabet hastaları, çoklu insülin tedavisi kullanan Tip 2 diyabet hastaları, sık hipoglisemi yaşayanlar, son 3 ay içinde diyabetik ketoasidoz ya da ciddi hiperglisemi nedeniyle acile başvuranlar, 75 yaş üstü ve yalnız yaşayan bireyler, bilişsel fonksiyonları yetersiz olanlar, böbrek yetmezliği bulunanlar, son dönemde kardiyovasküler olay geçirenler ve diyabetik gebelerin yer aldığını belirten Karaköse, “Bu hastaların oruç tutmasını önermiyoruz” dedi.

BESLENME VE FİZİKSEL AKTİVİTE DE DÜZENLENMELİ

Sadece ilaç düzenlemesinin yeterli olmadığını vurgulayan Karaköse, Ramazan döneminde beslenme planının ve fiziksel aktivitelerin de mutlaka yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Kan şekeri takibinin sıklaştırılması gerektiğini ifade eden Karaköse, olası risklerin erken fark edilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.

DİYABET HER YIL FARKLILIK GÖSTEREBİLİR

Diyabetin progresif bir hastalık olduğunu hatırlatan Karaköse, hastalığın seyrinin her yıl değişebileceğini kaydetti. “Hastalarımız bize ‘Geçen yıl oruç tuttum, bu yıl da tutabilir miyim?’ diye soruyor. Ancak geçen yıl oruç tutmuş olmak bu yıl da tutabileceğiniz anlamına gelmez. Diyabet ilerleyici bir hastalıktır ve yeni komplikasyonlar gelişebilir. Bu nedenle her yıl yeniden değerlendirme yapılmalı ve mutlaka doktora danışılmalıdır” diye konuştu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sağlık Haberleri