Konya’da Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Latife Nevin Pehlivanlar Dar, kadınların yaşamlarının yaklaşık üçte birini menopoz sonrasında geçirdiğine işaret ederek, asıl sorunun artık menopoza girilip girilmediği değil, bu dönemin ne kadar sağlıklı ve kaliteli geçirildiği üzerinde durulması gerektiğinin altını çizdi.
MENEPOZ KADER OLARAK GÖRÜLMEMELİ
Menopoz döneminde yaşanan sıcak basmaları, uyku bozuklukları, ruh hali değişiklikleri ve vajinal kuruluk gibi yakınmaların kadınların günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyebildiğini belirten Dar, bu şikâyetlerin kader olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Son yıllarda menopoz polikliniklerine başvuruların artmasının, kadınların yalnızca daha uzun yaşamayı değil, daha sağlıklı ve daha kaliteli yaşamayı hedeflediğini de ortaya koyduğunu ifade eden Op. Dr. Latife Nevin Pehlivanlar Dar, "Bu değişim, hekimlerin menopoz yönetimine bakışını da dönüştürdü. Artık yalnızca semptomları azaltmaya değil; kemik sağlığını korumaya, kalp-damar riskini değerlendirmeye, bilişsel fonksiyonları desteklemeye ve yaşam kalitesini bütüncül olarak iyileştirmeye odaklanıyoruz” dedi.
MENOPOZ TEDAVİSİNDE EZBERLER DEĞİŞİYOR
Yaklaşık 20 yıl önce menopoz hormon tedavisi konusunda oluşan endişelerin bugün yeni bilimsel çalışmalarla yeniden değerlendirildiğini aktaran Dar, uygun hastalarda ve doğru zamanda başlanan menopoz hormon tedavisinin sıcak basmaları gibi vazomotor belirtilerin kontrolünde en etkili yöntemlerden biri olduğunu belirterek, her kadına aynı tedavinin uygulanamayacağının altını çizdi.
Tedavi kararında yaş, menopoz süresi, kişinin ve ailesinin sağlık öyküsü, kalp-damar hastalıkları riski, meme kanseri riski ve hastanın beklentilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Dar, tedavinin mutlaka kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.
MENOPOZ TEDAVİSİNDE YENİ DÖNEM
Menopoz yönetiminde 2026 yılı itibarıyla öne çıkan en önemli yaklaşımın kişiselleştirilmiş tedavi olduğunu belirten Dar, hormon kullanamayan veya hormon tedavisi istemeyen kadınlar için de yeni seçeneklerin bulunduğuna dikkat çekti.
Özellikle nörokinin-3 (NK3) reseptör antagonistlerinin, sıcak basmalarının oluşum mekanizmasını hedefleyen nonhormonal tedaviler arasında önemli bir yenilik sunduğunu ifade eden Dar, transdermal östrojen ve mikronize progesteron gibi seçeneklerin de uygun hastalarda bireysel risk profiline göre değerlendirilebildiğini belirtti.
AMAÇ SADECE SICAK BASMALARINI GEÇİRMEK DEĞİL
Menopoz tedavisinde hedefin yalnızca sıcak basmalarını azaltmak olmadığını vurgulayan Dar, kadınların uyku düzeni, iş yaşamı, ruh sağlığı, cinsel yaşamı ve kemik sağlığının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Dar, “Menopoz yaşamın doğal bir dönemidir; ancak yaşam kalitesini düşüren belirtilerin normal kabul edilmesi gerektiği anlamına gelmez. Bugün elimizde bilimsel kanıtlarla desteklenen çok sayıda etkili tedavi seçeneği bulunmaktadır. Her kadının menopoz deneyimi farklıdır. Bu nedenle en doğru yaklaşım, hastayı yalnızca laboratuvar sonuçlarıyla değil; yaşam tarzı, beklentileri ve bireysel riskleriyle birlikte değerlendirmektir” dedi.
Kadınların artık daha uzun yaşadığını belirten Dar, hedefin yalnızca yaşam süresini uzatmak değil, sağlıklı, aktif ve kaliteli geçirilen yılları artırmak olduğunu vurguladı.