Konyaspor’un Kasımpaşa maçı kağıt üzerinde bakıldığında iki takımın birer puanı paylaştığı sıradan bir lig maçı gibi görünebilir.
Ancak yaşananlar bu maçın sadece bir futbol müsabakası olmadığını açıkça ortaya koydu.
Çünkü Konya’da kaybolan yalnızca iki puan değil, futbolun en temel değeri olan adalet duygusuydu.
Konyaspor maça istekli ve baskılı başladı. 16. dakikada Muleka’nın golüyle öne geçen yeşil-beyazlı ekip, sahada kazanmak isteyen taraftı.
Tribünler doluydu, şehir takımının arkasında duruyordu. Her şey Konyaspor adına umut verici görünüyordu.
Ancak maçın ilerleyen dakikalarında sahneye çıkan hakem kararları, futbolun önüne geçmeye başladı.
Kasımpaşa’nın kazandığı ve açıkçası birçok futbolseverin de “bu nasıl penaltı?” diye sorduğu pozisyonun ardından gelen golle skor eşitlendi; üstelik maç boyunca penaltı bile sayılmayacak iki pozisyonda Kasımpaşa’nın iki kez penaltı kazanması, sahadaki adalet duygusunu ciddi şekilde zedeledi.
Konyaspor’un attığı golün faul gerekçesiyle iptal edilmesi de can sıkıcı. Pozisyona bakıldığında Jevtovic’in golünün iptal edilmesini gerektirecek bir faul yoktu.
Nitekim maç sonrası Teknik Direktör İlhan Palut’un da altını çizdiği gibi, bu karar futbol mantığıyla açıklanabilecek bir karar değildi.
Asıl büyük tartışma ise VAR müdahaleleriyle yaşandı. Özellikle VAR hakemi Bülent Birincioğlu’nun devreye girdiği pozisyonlar, maçın kaderini doğrudan etkiledi.
İlhan Palut’un ifadesiyle “tarihi VAR skandallarından biri” olarak nitelendirilen kararlar, sahadaki hakemin önüne geçerek oyunun akışını değiştirdi.
Futbolun adaletini sağlamak için getirilen VAR sistemi, o gün Konya’da adalet dağıtmaktan çok tartışma üreten bir mekanizmaya dönüştü.
VAR’ın amacı hataları azaltmak olmalıydı, fakat yaşananlar tam tersine yeni soru işaretleri doğurdu.
Maçın son dakikalarında Konyaspor lehine verilen penaltının VAR incelemesi sonrası iptal edilmesi ise sabırları tamamen taşırdı.
Gösterilen görüntüler net bir kanıt sunmazken, sahadaki kararın bu kadar kolay değişmesi de tepki çeken bir andı.
Konya’da o akşam tribünlere gelen binlerce taraftar yalnızca takımını desteklemek için oradaydı.
Bu şehrin insanları, takımlarının alın teriyle kazanacağı bir galibiyete inanarak stadyuma geldi.
Ancak sahadan ayrılırken geriye kalan şey büyük bir adaletsizlik duygusu oldu.
Konyaspor için bu sezon her puanın değeri çok büyük.
Ligde verilen mücadelede kaybedilen her puan, telafisi zor sonuçlar doğurabilir.
Eğer bir takım sezon sonunda küme düşerse bunun hesabını kim verecek?
Günlerdir Konyaspor camiası Türkiye Futbol Federasyonu’nu açıklama yapmaya davet ediyor. Ancak ortada hala net bir açıklama yok.
Oysa futbolun güvenilirliği için şeffaflık şarttır.
Hakem hataları konuşulabilir, tartışılabilir. Ama bu hatalar görmezden gelinirse, işte o zaman futbolun kendisi zarar görür.
Konya’da oynanan bu maç bir kez daha gösterdi ki Türk futbolunun en büyük sorunlarından biri güven meselesidir.
Taraftar sahada adalet görmek ister. Futbolcular verdikleri emeğin karşılığını almak ister.
Konyaspor o gün sahada kazanması gerek takımdı. Ancak ne yazık ki futbolun konuşulması gereken bir haftada, yine hakem kararlarını konuşuyoruz.
Ve en acısı da şu:
Konya’da o akşam sadece iki puan gitmedi.
Futbolun adaletine olan inanç da ciddi şekilde sarsıldı.