Gaziantep deplasmanındaydım. Açık konuşayım; içimde elbette 3 puan isteği vardı ama bu deplasmanın ne kadar zor olduğunu da biliyordum.
Konyaspor, geriye düştüğü maçta pes etmedi. Dakikalar ilerledikçe umutlar azalırken, sahneye 5 ay sonra yeniden yeşil-beyazlı formayı sırtına geçiren Blaz Kramer çıktı. 68. dakikada oyuna girdi, 88’de ise “Ben buradayım” dedi.
Arabistan’da yaşadığı sakatlık süreci sonrası Kramer’in dönüşü kafalarda soru işaretleri bırakmıştı. “Acaba gönderdiğimiz gibi geldi mi?” sorusu akıllardaydı.
İlk maçında, hem de böylesine kritik bir anda attığı golle. Cevabı sahada verdi.
Kramer’in golü sadece skoru eşitlemedi. Takıma nefes aldırdı, tribüne umut verdi, camiaya “Henüz bitmedi” mesajı gönderdi. Uzun süredir gol yollarında yaşanan sıkıntı düşünülürse, bu golün değeri tabeladan çok daha fazlasıydı.
Evet, keşke 3 puan alsaydık. Bu takımın buna fazlasıyla ihtiyacı var. Galibiyet artık hasrete dönmüş durumda ve bu tablo kimseyi mutlu etmiyor.
Ancak kabul edelim; Gaziantep gibi zor bir deplasmandan alınan 1 puan da çöpe atılacak bir kazanım değil.
Çağdaş Atan yönetiminde ligde galibiyetimizin olmaması elbette can sıkıcı.
Ama ben Beşiktaş maçında bu kötü seri bitecek, Kramer’li bir Konyaspor’un hücumda söyleyecek daha çok sözü var diye düşünüyorum.
Artık 1 puan iyidir noktasını geçtik. Ligde kalmak istiyorsak, galibiyet almaya başlamamız gerekiyor.
Başka çaremiz yok.