Celil Çalış: Kurban, dünyanın en büyük sosyal dayanışma projelerinden biridir

 Editör
Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, Kurban Bayramı’nın yalnızca dini bir vecibe değil, aynı zamanda Türkiye’nin hayvancılık ekonomisi, gıda güvenliği ve toplumsal dayanışması açısından dev bir sosyal organizasyon olduğunu söyledi.

Konya’da “Toprağın Adamı” olarak tanınan Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, Kurban Bayramı’nın manevi boyutunun yanı sıra Türkiye ekonomisi, hayvancılık sektörü ve toplumsal dayanışma açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti.

Celil Çalış, kurban ibadetinin sadece bireysel bir dini vecibe olmadığını belirterek, “Kurban ibadeti bireysel bir dini vecibe olmanın ötesinde, Türkiye’nin hayvancılık ekonomisi, gıda arz güvenliği ve toplumsal dayanışma ağı üzerindeki makroekonomik etkileri çerçevesinde dünyanın en önemli sosyal projelerinden biri olarak ele alınmalıdır.” dedi.

“KURBAN, ALLAH’A TESLİMİYETİN EN SOMUT GÖSTERGESİ”

Kurbanın manevi yönüne vurgu yapan Çalış, bu ibadetin paylaşma, yardımlaşma ve yakınlaşma kültürünü güçlendirdiğini ifade etti.

Çalış, “Kurban sadece teknik bir kesim işlemi değil; Allah’a teslimiyetin, adanmışlığın ve şükrün en somut tezahürüdür. Bu ibadet, bireyin sahip olduğu imkanları olmayanla paylaşması esasına dayanır.” ifadelerini kullandı.

HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN “HARMAN” DÖNEMİ

Türkiye’de Kurban Bayramı’nın hayvancılık sektörü için yılın en kritik ekonomik dönemlerinden biri olduğunu belirten Çalış, bayram sürecinin üreticinin yıllık nakit akışını doğrudan etkilediğini söyledi.

Verilere göre Türkiye’de kurban döneminde yaklaşık 1 milyon büyükbaş ve 3 milyon küçükbaş hayvan kesiliyor. Bu süreçte yaklaşık 9-10 milyon kişinin doğrudan kurban ibadetine dahil olduğu belirtiliyor.

“KALİTELİ PROTEİNİN EN BÜYÜK PAYLAŞIM AĞI”

Kurbanın dünyadaki en büyük doğrudan gıda paylaşım modellerinden biri olduğunu ifade eden Celil Çalış, kurban döneminde yaklaşık 300-350 bin ton karkas et üretildiğini kaydetti.

Çalış, “Elde edilen toplam etin yaklaşık üçte biri ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Bu sistem sayesinde kurban kesemeyen milyonlarca aile yüksek kaliteli hayvansal proteine erişim sağlıyor.” dedi.

Kurban kesemeyen yaklaşık 6-7 milyon hanenin bu paylaşım ağının ana faydalanıcısı olduğuna dikkat çeken Çalış, dağıtım sistemi sayesinde aile başına ortalama 10 kilogram et ulaştığını söyledi.

“YERLİ ÜRETİM OLMADAN SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMAZ”

Türkiye’nin hayvancılıkta önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak mevcut hayvan varlığının bilimsel kriterlerin gerisinde kaldığını belirten Çalış, son yıllarda ithalata dayalı politikaların yerli üreticiyi zor durumda bıraktığını ifade etti.

Çalış, “Tüketiciyi korumanın yolu üreticiyi korumaktan geçer. İthalatın çözüm olarak görülmesi, yerli yetiştiricinin üretimden çekilmesine yol açıyor.” diye konuştu.

“KIRMIZI ET TÜKETİMİ ARTIRILMALI”

Türkiye’de kişi başı kırmızı et tüketiminin halen gelişmiş ülkelerin gerisinde olduğunu kaydeden Çalış, önümüzdeki yıllarda üretimin artırılması gerektiğini vurguladı.

Celil Çalış, “Mevcut 12-13 kilogram seviyesindeki kişi başı yıllık kırmızı et tüketimini önümüzdeki 5 yıl içinde iki katına çıkarmalıyız. Bunun yolu da yerli üreticiyi desteklemekten geçiyor.” dedi.

“KURBAN, GELECEĞİN SAĞLIKLI NESİLLERİ İÇİN DE ÖNEMLİ”

Kurban ibadetinin sadece bugünün dayanışması olmadığını vurgulayan Çalış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Paylaşım kültürünün ve yerli üretimin harmanlandığı bir ekosistem, toplumsal refahın en güçlü anahtarı olacaktır. Kurban hem bugünümüzün dayanışması hem de geleceğimizin sağlıklı nesilleri için vazgeçilmez bir vesiledir.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yaşam Haberleri