Kupa gecesi… Kalbinin ritmi değişir, nefesin daralır, dakika ilerledikçe umutla endişe birbirine karışır.
İşte Konyaspor tam olarak böyle bir gecede, sadece bir maçı değil, bir inancı kazandı.
İlhan Palut yönetiminde bu takım artık kazanan bir takım. Bunu söylemek artık bir yorum değil, net bir gerçek.
Sahada öyle bir duruş var ki; kim gelirse gelsin, Konya’da rahat edemiyor.
Burada hem Galatasaray’ı hem de Fenerbahçe’yi devirdik. Bu tesadüf değil, bu bir karakter meselesi.
Dün gece de öyle oldu…
90 dakika yetmedi, uzatmalar oynandı, stres zirve yaptı.
Tribünde olan da ekran başında olan da aynı duyguyu yaşadı: “Bu gol gelecek.” Ve geldi.
Belki geç geldi ama tam zamanında geldi. Çünkü bu takım pes etmiyor.
Şimdi önümüzde yeni bir hedef var: yarı final. Rakip kim olursa olsun, bu takımın çekineceği bir senaryo yok.
Deplasman olacak, zor olacak ama bu takım zoru seviyor.
Daha önce bu kupayı kazandık…
Peki şimdi neden bir daha olmasın?
Açık konuşalım… Bu takım sadece kupa için oynamıyor. Bu takımın bir Avrupa hayali var.
Ve bu hayal artık uzak değil.
Sahadaki oyun, oyuncuların özgüveni, teknik ekibin dokunuşu… Hepsi bir araya gelince ortaya Avrupa’da mücadele edebilecek bir kadro çıkıyor.
Ben bu takıma güveniyorum. Hem de sonuna kadar.
Yeter ki o inanç sahada olsun.
Yolun sonu Avrupa olsun…