Ahlakta ve İnançta İstikamet

İman, amel ve ahlak; istikametin ayrılmaz üç halkasıdır. Hüseyin Toptaş yazdı.

“İman, amel ve ahlak; istikametin ayrılmaz üç halkasıdır.”

İnsan davranışlarına etki eden en önemli unsurların başında sahip olduğu iman gelir. Müslümanın davranışlarına yön veren İslam ahlakını, itikat ve amelden ayrı düşünmek mümkün değildir. Müslümanın hayatında itikad, amel ve ahlak, birbirini tamamlayan ve biri diğerinden ayrıldığında anlamını yitiren temel unsurlardır.

Kişinin ahlakın ne olduğunu bilmesi, ahlak üzerine konuşması ya da başkalarına öğüt vermesi, onun ahlaklı olması için yeterli değildir. Çünkü ahlak, anlatmakla değil yaşamakla kazanılır.

Peygamber Efendimiz (sav):

“Mü’minlerin imanca en kâmil olanı, ahlakı en güzel olanıdır.”

“İçinizden bana en sevimli olanlar ve kıyamet gününde bana en yakın olacak olanlarınız, ahlakı en güzel olanlarınızdır.” buyurarak ahlakın imanla olan ayrılmaz bağını açıkça ortaya koymuştur.

Kur’an-ı Kerim’de ahlakın temel göstergeleri olan adalet, ahde vefa, affedicilik, tevazu, ana-babaya iyilik, sevgi, kardeşlik, barış, güvenilirlik, doğruluk, iyilik, ihsan, iffet, cömertlik, merhamet, güler yüzlülük ve temiz kalplilik gibi güzel hasletler teşvik edilirken; zulüm, haksızlık, riya, haset, gıybet, cimrilik, bencillik, kibir, kin ve kötü zan gibi kötü davranışlar kesin bir dille yasaklanmıştır. Bu durum, Kur’an’ın ahlaka verdiği önemi açıkça göstermektedir.

Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:

“(Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab’ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.” (Ankebût 29/45)

Bu ayet, amelin ahlak üzerindeki dönüştürücü etkisini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Peygamber Efendimiz’in (sav) “Beni ihtiyarlattı” buyurduğu şu ayet ise istikametin ağırlığını ve ciddiyetini göstermektedir:

“Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.” (Hûd 11/112)

Bu ilahi emre samimiyetle uyan bir müminin istikametten sapması mümkün değildir.

Sahabeden Süfyan b. Abdullah (ra) şöyle anlatır: Rasulullah’a (sav) dedim ki:

“Ya Rasulallah! Bana İslam hakkında öyle bir söz söyle ki, bundan sonra senden başkasına bir şey sormaya ihtiyaç duymayayım.”
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: “Allah’a iman ettim de, sonra dosdoğru ol.” (Müslim)

Müslümanın itikatta, amelde ve ahlakta istikamet üzere olması, İslam’ın ana hedeflerinden biridir. Genel olarak Müslümanların itikadı sağlam olmakla birlikte, bu istikameti bozmak için şeytan ve avenelerinin her an faaliyette olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle mümin, daima teyakkuz hâlinde olmalıdır.

Nitekim Kur’an’da İblis şöyle der:

“Rabbim! Beni azdırmana karşılık, yeryüzünde kötülükleri onlara süsleyeceğim ve içlerinden ihlâsa erdirilmiş kulların hariç hepsini mutlaka azdıracağım.” (Hicr 15/39-40)

Başka bir ayette ise şeytanın insanı hangi yönlerden kuşatmaya çalıştığı açıkça bildirilir:

“Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen onların çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın.” (A’râf 7/17)

Müslümanın istikamet üzere olmasının önündeki en büyük engellerden biri, şeytan ve onun izinden gidenlerin bu sürekli saptırma çabalarıdır. Bu sebeple mümin, günde kıldığı namazlarda en az kırk defa:

“Bizi sırât-ı müstakîme ilet!” (Fâtiha 1/6) diye dua ederek Rabbinden yardım talep etmektedir.

Peygamber Efendimiz (sav) de istikameti korumanın yolunu şöyle göstermiştir:

“Size iki şey bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldığınız sürece asla yolunuzu şaşırmazsınız: Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin sünneti.” (Muvatta’)

Rabbimizden niyazımız; imanımızı kuru bir iddiadan, ibadetlerimizi şekilcilikten, ahlakımızı sözden ibaret olmaktan muhafaza etmesidir. Bizleri itikatta, amelde ve ahlakta dosdoğru olan; şeytanın tuzaklarına karşı basiretli, sırât-ı müstakîm üzere sebat eden kullarından eylemesidir. İstikamet üzere yaşayıp, istikamet üzere huzuruna varabilmeyi bizlere nasip etsin.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Köşe Yazıları Haberleri