Ziraat Türkiye Kupası finalinin adresi haftalar önce belli oldu: Antalya.
Türkiye Futbol Federasyonu, iki finalist ortaya çıkmadan kararını açıkladı. Kimse itiraz etmedi. Ne Trabzonspor’dan ses çıktı ne de Trabzon medyasından tek bir eleştiri geldi.
Sonra ne oldu?
Trabzonspor finale çıktı.
İşte ne olduysa ondan sonra oldu.
Şimdi bir anda “mesafe uzak”, “ulaşım pahalı”, “taraftar eşit olmayacak”, “zemin kötü” tartışmaları başladı.
Günlerdir sosyal medyada ve Trabzon cephesinde aynı söylem dolaşıyor.
Madem Antalya bu kadar sorunluydu, neden final kararı açıklandığında kimse konuşmadı?
Neden itirazlar Trabzonspor finale çıktıktan sonra başladı?
Çünkü mesele Antalya değil.
Mesele, Konyaspor taraftarının tribünde güçlü olacak olması.
Trabzonspor cephesi şimdi “eşit taraftar desteği” söylemini öne sürüyor.
İyi de final organizasyonları böyle planlanır.
Federasyon yeri önceden açıklar, kulüpler ve taraftarlar buna göre hazırlığını yapar. Konyaspor taraftarı da tam olarak bunu yaptı.
Günlerdir insanlar ulaşım planlıyor, izinlerini ayarlıyor.
Şimdi finale günler kala çıkıp “yer değişsin” demek hangi mantığa sığıyor?
O zaman ne yapalım?
Finali Trabzon’da mı oynayalım?
Konya’nın Antalya’ya yakın olması suç mu?
Futbol saha içinde oynanır. Eğer bir takım kupaya uzanacaksa bunu stat tartışmalarıyla değil, sahadaki oyunuyla yapar.
Daha final oynanmadan başlayan bu itirazlar, doğal olarak “Trabzonspor’da Konyaspor çekincesi mi var?” sorusunu da beraberinde getiriyor.
Üstelik ortada çok önemli bir gerçek var:
Konyaspor cephesi haftalardır federasyonun açıkladığı programa göre hareket ediyor.
Son anda alınabilecek herhangi bir karar, doğrudan taraftarı mağdur edecek.
Bu da adalet değil.
Bahaneler artık bir kenara bırakılmalı.
Finalin nerede oynanacağı belli. Tarih belli. Şartlar belli.
Bu konunun tartışılması bile saçma.
Federasyon bir karar vermiş ve buna herkes uyacak.