Konya denildiğinde akla yalnızca tarihi, kültürü ve manevi mirası gelmez. Bu şehir aynı zamanda yüzyıllardır ticaretin, alın terinin, ustalığın ve helal kazancın merkezlerinden biridir.
Ahilik de bu şehrin yabancı olduğu bir kavram değil.
Ustanın çırağına yalnızca mesleğini değil, ahlakını da öğrettiği; kazancın bereketinin dürüstlükten geçtiğine inanılan bir kültürden söz ediyoruz.
Son yıllarda Konya’nın bu alanda elde ettiği başarılar ise dikkat çekici.
2018 yılında Konya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanlığı görevini devralan Muharrem Karabacak döneminde, Konya esnaf teşkilatı Ahilik alanında Türkiye çapında önemli başarılara imza attı.
Rakam gerçekten önemli:
6 Türkiye birinciliği...
2018’de Osman Kalay Türkiye Yılın Ahisi seçildi.
2019’da Özgür Demirci, 2020’de Ahmet Durmaz Türkiye Yılın Çırağı oldu.
2024’te Seyit Çopur Türkiye Yılın Kalfası, 2025’te Rahime Nur Altın Türkiye Yılın Çırağı unvanını Konya’ya getirdi.
Ve son olarak 2026 yılında Mehmet Güneş Türkiye Yılın Ahisi seçildi.
Türkiye genelindeki esnaf ve sanatkârlar arasından altı kez böyle bir başarıyla dönmek tesadüfle açıklanabilecek bir tablo değil.
Burada hem ustalarımızın, kalfalarımızın ve çıraklarımızın emeği hem de onları teşvik eden güçlü bir teşkilat yapısı var.
Bu nedenle Muharrem Karabacak’ın hakkını da teslim etmek gerekiyor.
Başkanlığı döneminde Ahiliği yalnızca yılda bir kez hatırlanan törenlerden ibaret görmeyip, esnaf teşkilatının gündeminde tutması ve ustadan çırağa uzanan zincirin her halkasına sahip çıkması bugün ortaya çıkan başarının önemli parçalarından biri.
39. Ahilik Haftası’nın kapanışında Mehmet Güneş’in “Türkiye Yılın Ahisi” ödülünü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un elinden alması da bu sürecin son halkası oldu.
Aslında o kürsüye yalnızca bir kişi çıkmadı.
Onunla birlikte Konya’nın ustalık geleneği, çıraklık kültürü, alın teri ve esnaf ahlakı da o kürsüye çıktı.
Ben bu başarıların en çok bu yönünü önemsiyorum.
Çünkü Ahiliği sürekli geçmiş zaman cümleleriyle anlatırsak onu müzeye kaldırmış oluruz.
Oysa Ahilik bugün de yaşamalı.
Müşterisini aldatmayan esnafta, çırağına sahip çıkan ustada, işini hakkıyla yapan kalfada, helal kazancı her şeyin üzerinde tutan tüccarda yaşamaya devam etmeli.
Konya’nın aldığı bu 6 Türkiye ödülü de bana göre bunun hala mümkün olduğunun güzel bir göstergesi.
Muharrem Karabacak ve birlikte yol yürüdüğü esnaf teşkilatını bu başarı nedeniyle kutlamak gerekiyor.
Elbette ödüller önemlidir.
Ama asıl mesele o ödülleri ortaya çıkaran kültürü yaşatabilmektir.
Çünkü günün sonunda tabelalar değişir, makamlar değişir, ödüller vitrinlerde yerini alır.
Ama ustadan çırağa geçen güzel ahlak yaşarsa Ahilik de yaşamaya devam eder.
Konya’ya yakışan da budur.