Kimse Kapıyı Çalmazsa, Devletimiz Çalıyor

Karapınardaki Kentsel Dönüşüm Evleri’nin oradan geçerken “Gönül Sofrası”nı ziyaret ettim.

Öğleye doğru Karapınardaki Kentsel Dönüşüm Evleri’nin oradan geçerken “Gönül Sofrası”nı ziyaret ettim.

“Bu da ne?” diyebilirsiniz…

Az sabredin, anlatacağım.

Dışarıdan baktığınızda tertemiz, pırıl pırıl bir yer. İçeri adımımı attığımda yemek yiyen vatandaşlarımız vardı. Hal hatır sordum.

İçeride çalışanların yüzü gülüyor. Masalar, sandalyeler son derece kaliteli. Yemeklere baktım, gerçekten enfes görünüyor. Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Temizlik ve hijyene her anlamda önem verilmiş.

İlk izlenimim şu oldu:

Burası sadece yemek dağıtılan bir yer değil. Burası insanın gönlünü incitmeden yardım yapılan bir yer.

Bu güzel hizmet için başta Karapınar İlçe Kaymakamımız Sayın Şenol Öztürk olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Şimdi biraz da Gönül Sofrası’nı tanıyalım.

Konya’nın Karapınar ilçesinde ihtiyaç sahibi ailelere düzenli ve sıcak yemek ulaştırmak amacıyla, Karapınar Kaymakamlığı ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde “Gönül Sofrası” Aşevi, 21 Nisan 2026 tarihinde hizmete açıldı.

Aşevi, yaklaşık 40-50 kişilik fiziksel servis imkânına sahip.

Dezavantajlı, yaşlı ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız burada ücretsiz olarak sıcak yemek yiyebiliyor. Bunun yanında evinden çıkamayan yaşlı ve kimsesiz vatandaşlarımızın evlerine de sıcak yemek ulaştırılıyor.

Ama benim için asıl önemli olan başka bir şey…

İçeride gerçekten ihtiyaç sahibi insanlar vardı. Engelli vatandaşlarımız vardı.

Fakat hiç kimsenin gururunun incitildiğini hissetmedim.

Kimse kendisini “yardım alan biri” gibi hissetmiyor.

Sanki kendi evine gelmiş gibi…
Sofrasına oturuyor, yemeğini yiyor.

İşte bence “Gönül Sofrası” ismi tam da buradan geliyor.

Çünkü mesele sadece bir tabak yemek değil.

Mesele, insana değer vermek.

Belki bir yaşlının evinde yemek yapacak gücü yok.

Belki evinde yiyecek bir lokması yok.

Belki yaşlı, belki hasta, belki kimsesiz…

Belki de uzun zamandır kapısını kimse çalmıyor.

Ama kimse onun kapısını çalmazsa devletimiz çalıyor.

“Sen yalnız değilsin.” diyor.

“Seni unutmadık.” diyor.

“Sofranı da, seni de düşünüyoruz.” diyor.

Ve kapısına birkaç çeşit sıcak yemek bırakıyor.

Bazen bir kap yemek, sadece karın doyurmaz.

Bir insanın yalnızlığını da doyurur.

Bir yaşlı amcanın, bir teyzenin “Bugün de beni düşünen biri var.” demesidir o yemek.

İşte devlet olmanın, sosyal devlet olmanın en güzel taraflarından biri de bu olsa gerek.

Kimsenin onurunu kırmadan, kimseyi mahcup etmeden, kimseyi ötekileştirmeden ihtiyaç sahibinin yanında olmak…

Allah devletimizden razı olsun.

Bu güzel hizmetin Karapınar’da hayata geçmesine vesile olan, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Ve gönülden şunu diliyorum:

Gönül Sofraları Türkiye’nin her yerinde çoğalsın.

Çünkü bazen bir sofraya konan sıcak yemek, bir insanın hayatına konan umuttur.

Bazen kapısı çalınan bir ev, “Sen unutulmadın.” demektir.

Bazen de bir tabak yemek, insana yeniden insanlığını hatırlatır.

Emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

Gönül Sofrası’nın adı gibi, gönüllere dokunması dileğiyle…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Köşe Yazıları Haberleri