Konyaspor’un sorunu sadece hakem değil

.

Geçtiğimiz hafta sahamızda Çaykur Rizespor karşısında alınan 1-0’lık yenilginin ardından gözümüzü Fenerbahçe deplasmanına çevirmiştik.

Açıkçası beklentimiz belliydi: Kötü başlangıcı telafi etmek, en azından Kadıköy’den puanla dönmek…

Ama olmadı.

Konyaspor, Fenerbahçe karşısında sahadan 4-2 mağlup ayrıldı ve sezonun ilk iki haftasını puansız geçti.

Ancak benim açımdan bu maçın skorundan daha fazla konuşulması gereken noktalar var.

Hakem kararları, özellikle penaltı pozisyonu ve Konyaspor’un oyuna müdahale etmekte geç kalması…

Maçın ilk yarısına baktığımızda Konyaspor adına söyleyebileceğimiz çok fazla olumlu şey yok.

Ebrima Colley’nin attığı gol elbette önemliydi.

Yeni transferin fileleri havalandırması güzel bir başlangıç.

Ancak golün dışında Konyaspor’un hücum anlamında yeterince üretken olduğunu söylemek mümkün değil.

Fenerbahçe karşısında rakip kaleye gitmekte, pozisyon üretmekte ve oyunun kontrolünü almakta ciddi anlamda zorlandık.

Üstelik karşımızdaki takımın savunmasında zaman zaman açıklar da vardı.

Fakat biz o açıkları değerlendiremedik.

Konyaspor’un özellikle ilk yarıda daha cesur, daha agresif ve rakip kaleyi daha fazla düşünen bir oyun ortaya koyması gerekiyordu.

Gelelim maçın en çok tartışılacak konularından birine…

Fenerbahçe’nin kazandığı penaltı.

Ben açıkçası Atilla Karaoğlan’ın bu kararına katılmıyorum.

Adil Demirbağ hava topuna çıkıyor. Elini de mümkün olduğunca kapalı ve vücuduna yakın tutmaya çalışıyor.

Top sekiyor ve eline geliyor.

Şimdi burada Konyasporlu futbolcu topa eliyle müdahale etmek için elini açmış mı?

Hayır.

Pozisyonun doğal akışı içerisinde top Adil’in eline geliyor.

Üstelik maçın genelinde Atilla Karaoğlan’ın bazı kararları da Konyaspor cephesinde soru işaretleri oluşturdu.

Kısacası Konyaspor’un kaybetmesinin tek sebebi hakem değildi ama hakem faktörünü de bu maçın dışında tutamayız.

Bence maçın bir diğer kritik noktası da değişikliklerdi.

Konyaspor teknik heyeti oyuna müdahale etmekte geç kaldı.

Muleka ile uzun süre denedik. Olmadı.

Belli bir noktadan sonra bunu görmemiz gerekiyordu.

Çünkü takımın hücum hattında daha fazla hareketliliğe, daha fazla tehdide ihtiyacı vardı.

Blaz Kramer ilk 11’de başlamalıydı diye düşünüyorum.

En azından maçın gidişatı belli olduktan sonra daha erken oyuna girmeliydi.

Aynı şey Enis Destan için de geçerli.

Bu iki oyuncunun oyuna girmesiyle birlikte Konyaspor’un hücumdaki görüntüsü değişti.

Maçın son bölümüne dikkat edin.

Enis Bardhi, Enis Destan ve Blaz Kramer oyuna girdikten sonra Konyaspor daha fazla pozisyon üretmeye başladı.

Rakip kalede daha fazla görünmeye, daha fazla hücum etmeye başladık.

Ve bunun sonucunda 90+4’te Deniz Türüç’ün golü geldi.

Skor 4-2’ye oldu.

Elbette maçın sonucunu değiştirmeye yetmedi ama son bölümdeki Konyaspor bize aslında çok önemli bir şey gösterdi:

Bu takım daha erken hamlelerle çok daha farklı bir görüntü verebilirdi.

Madem Enis Destan, Kramer ve Bardhi oyuna girdiklerinde takımın hücum gücü arttı, neden bu değişiklikler daha erken yapılmadı?

Bu sorunun cevabını gerçekten merak ediyorum.

Şimdi çıkıp sadece “Fenerbahçe’ye 4-2 yenildik” demek kolay.

Ama Konyaspor’un bu maçta nerelerde hata yaptığını konuşmamız gerekiyor.

Hakem kararlarını konuşacağız.

Çünkü penaltı kararının doğru olmadığını düşünüyorum.

Ama sadece hakeme yüklenmek de doğru değil.

Konyaspor ilk yarıda üretken değildi.

Hücumda yeterince etkili olamadı.

Teknik heyet oyuna müdahale etmekte geç kaldı.

Forvet hattında alternatifleri daha erken değerlendirmeliydik.

Ve rakip karşısında özellikle ilk yarıda oyunun içine yeterince giremedik.

Bunların hepsi masaya yatırılmalı.

İki maçta iki mağlubiyet ve sıfır puanla başlamak görmezden gelinecek bir tablo değil.

Üstelik önümüzde daha zorlu maçlar var.

Konyaspor’un artık puan kaybetme lüksü azalıyor.

Ben bu takımın çok daha iyi bir futbol oynayabileceğine inanıyorum.

Transferlerin takıma adapte olması zaman alabilir.

Yeni oyuncuların birbirini tanıması zaman alabilir.

Bunların hepsini kabul ederim.

Ama oyuna zamanında müdahale etmek için transferlerin birbirini tanımasını beklemeye gerek yok.

Fenerbahçe maçının son bölümünde bunu gördük.

Kramer, Enis Destan ve Bardhi oyuna girdi; Konyaspor hareketlendi.

Demek ki bazı şeyleri daha erken deneyebiliriz.

Konyaspor’un artık bahaneye değil, çözüme ihtiyacı var.

Hakem hataları varsa konuşacağız, eleştireceğiz.

Ama kendi hatalarımızı da görmezden gelmeyeceğiz.

Çünkü bu sezon Konyaspor’un hedefleri varsa, 0 puanla geçirilen iki haftanın ardından artık toparlanma zamanı.

Ve açık söyleyelim:

Konyaspor’un kaybedecek zamanı yok.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Köşe Yazıları Haberleri