Konya’nın deprem fırsatçıları…

Nurettin Bay

Bir ömre sığmayacak kadar deneyimi birkaç günde yaşadık.

Yüzyılın felaketi olarak değerlendirilen ‘Kahramanmaraş Depremi’ büyüklüğünde bir felaket Hazreti Adem’den bu yana kaç defa gerçekleşti, bilmiyoruz.  Ancak çok fazla değildir sayısı…

İşte böyle büyük bir felaket, bizim dünya hayatı dönemimize denk geldi. Başımıza gelen her felaketten ders veya dersler çıkarmak gerekmez mi? Elbette gerekir.

Meselenin dini boyutunu ilahiyatçılara bırakalım. O konuda bizim kalem oynatmamız doğru olmaz.

Biz meseleye sosyal açıdan bakarız.

Kim ne derse desin, çıkarılacak ilk ders; “yerleşim birimlerimizin konumlandığı yerlerin deprem açısından ne kadar doğru yerler olduğu ve o konumlar üzerine yaptığımız yapıların ne kadar depreme dayanıklı yapıldığı…” Yoğunlaşmamız gereken konu bu. Bu konuya yoğunlaşıp geleceğin yerleşim ve konutlarını ona göre inşa etmeliyiz.

Bu millet depremin oluş saatinden hemen sonra müthiş bir dayanışma örneği gösterdi. Ülke dışından kurtarma amacıyla ülkemize gelenler bu dayanışmadan çok etkilendiklerini ifade ediyor. Bir milleti millet yapan temel öğelerden biri de ‘dayanışma’ değil mi? İyi günde, kötü günde bir ve beraber olmak…

Milletimizin büyük bölümü depremzedeler için tüm imkanlarını seferber ederken, kötü örnekler de yaşanmıyor değil. Gerçi sayıları az ama yine de yaralıyor bizi.

Bunlardan bir bölümüne depremin ilk günlerinde karşılaştık. Deprem bölgesine yakın yerlerdeki dinlenme tesisleri ve marketler bir anda fiyatları kat kat artırdı. Gelen büyük tepkiler üzerine geri adım attılar. Yakışmadı…

Şimdi benzer bir durum daha söz konusu. Kiralık ev fiyatları… Kötü gün fırsatçıları Konya’da ve farklı illerde kiraları yükselttiler. Hem de öyle, böyle değil. Kulağımıza gelen fiyatlar kulak kabartmamıza neden oldu. Önce istisna deyip yazmak istemedik. Ancak söylentiler artınca yazma gereği gördük. ‘Yazalım, belki utanır da vazgeçerler’ diye düşündük. Vazgeçerlerse ne ala. Vazgeçmezlerse ilgili mercilere bizatihi şikâyet edeceğiz. Cezası 100 bin TL.

Bir taraftan kendi konutlarında depremzedeleri misafir edenler, boş evlerini, yazlıklarını, ofislerini depremzedelere bedava açanlar, diğer taraftan depremi fırsata çevirmeye çalışanlar.

Fırsatçıların sayısı çok mu?

Değil.

Ancak, az da olsalar:

Mide bulandırıyorlar.

Konya’nın adını kötüye çıkarıyorlar.

Kötü örnek oluyorlar.

Hani deprem bölgesinde hırsızlık yapanlar oldu ya… Ne farkı var bunların hırsızlardan… Onlar da depremi fırsata çevirmek istedi, bunlar da…

YAZIKLAR OLSUN.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.