Selâmın Hikmeti ve Toplumsal Değeri

İnsan ilişkilerinin giderek maddileştiği, iletişimin çoğu zaman ruhunu kaybettiği bir çağda yaşıyoruz. Günümüzde insan kalabalıklar içinde yalnızlaşmaktadır.

İnsan ilişkilerinin giderek maddileştiği, iletişimin çoğu zaman ruhunu kaybettiği bir çağda yaşıyoruz. Günümüzde insan kalabalıklar içinde yalnızlaşmaktadır. Kalabalıklar içinde kendi telaşına düşmüş, belki de birbirine yabancılaşmış insanları selam tanıştırır ve kaynaştırır. Bir dost selâmı, yalnız olmadıklarını onlara hatırlatır. Selam hem kalpleri yumuşatır hem de insanlar arasında güven köprüleri kurar. İslâm’ın insana kazandırdığı bu eşsiz iletişim biçimi, bireyleri birbirine yaklaştıran en sade ama en güçlü bağlardan biridir.

“Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.” (Nisâ, 86)

Selâmın Kaynağı ve İlk Öğreti

Allah Teâlâ, ilk insan Hz. Âdem’e meleklere selâm vermesini emretmiş ve şöyle buyurmuştur: “Onlara selâm ver ve sana ne cevap vereceklerini dinle; çünkü bu, senin ve neslinin selâmı olacaktır.”

Hz. Âdem’in “es-Selâmü aleyküm” (Esenlik üzerinize olsun) şeklindeki selâmına melekler, “es-Selâmü aleyke ve rahmetullâh” (Esenlik ve Allah’ın rahmeti senin üzerine olsun) diyerek karşılık vermiştir. Böylece selâmlaşma, insanlık için ilahî bir öğreti ve kalıcı bir iletişim biçimi olmuştur. (Buhârî, İsti’zân, 1)

Cahiliyeden İslâm’a Selâm Anlayışı

Toplumdan topluma farklılıklar gösterse de selâmlaşmanın özü, karşıdakine hayır ve esenlik dilemektir. Cahiliye döneminde Araplar, selâm yerine “Allah ömür versin” veya “Mülkünde daim kılsın” gibi ifadeler kullanırlardı.

Bu sözler dua niteliği taşısa da mutlak anlamda hayır ifade etmez. Çünkü uzun ömür veya mülk, her zaman huzur ve mutluluk getirmeyebilir. Bu sebeple İslâm, eksik ve sınırlı anlamlar taşıyan bu tür ifadeler yerine; dünya ve ahiret selametini kuşatan “es-Selâmü aleyküm” selâmını yerleştirmiştir.

Selâmın Fazileti ve Peygamberi Ölçü

Selâm, sıradan bir söz değil; dua, temenni ve güven beyanıdır. Rivayete göre bir kişi Peygamber Efendimiz’e “es-Selâmü aleyke” dediğinde Efendimiz “ve aleykesselâm ve rahmetuh” diye karşılık vermiştir.

Bir başkası “es-Selâmü aleyke ve rahmetullâh” dediğinde, “ve aleykesselâm ve rahmetullâhi ve berakâtüh” buyurmuştur. Üçüncü kişi selâmı tam olarak söylediğinde ise Peygamberimiz “ve aleyke” diyerek karşılık vermiştir. Bunun üzerine o kişi sebebini sorduğunda Efendimiz: “Sen bana fazlasını bırakmadın; ben de sana aynıyla karşılık verdim.” buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, Edeb, 131-132)

Bu örnek, selâma daha güzeliyle karşılık verme ilkesinin en güzel uygulamasıdır. Selâm vermek sünnet, verilen selâmı almak ise farz-ı kifâyedir.

Selâmın Hayattaki Yeri ve Adabı

Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’ın peygamberlere ve mümin kullarına selâm verdiği, meleklerin de cennette müminleri selâmla karşıladığı bildirilmiştir. Bu durum, selâmın ilahî bir değer olduğunu göstermektedir.

Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Evlere girdiğiniz zaman birbirinize, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak selâm verin.” (Nûr, 24/61)

Resûlullah (s.a.s) da müminlerin evlerine girerken selâm vermelerini teşvik etmiş ve Hz. Enes’e şöyle buyurmuştur: “Yavrucuğum! Ailenin yanına girdiğin zaman selâm ver. Bu, senin ve ailen için bereket olur.” (Tirmizî, İsti’zân, 10)

Yine Kur’ân’da:
“Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, izin alıp selâm vermeden girmeyin.” (Nûr, 24/27) buyurularak, selâmın sosyal hayattaki düzenleyici rolüne dikkat çekilmiştir.

Selâmın Toplumsal Gücü

Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyurmuştur:
“İman etmedikçe Cennet’e giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Size yaptığınızda birbirinizi seveceğiniz bir şeyi söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız.” (Müslim)

Selâm; sevginin, güvenin ve kardeşliğin anahtarıdır. Müslümanlar için en güçlü iletişim bağlarından biri olan selâmı, kuru bir söz olarak değil; birlik, beraberlik ve dayanışmayı güçlendiren bir değer olarak yaşatmak gerekir.

Selâmı hayatımızdan eksik eden değil, onu çoğaltarak yayan bir bilinçle hareket etmek gerekir. Çünkü selâmın yayıldığı yerde korku azalır, güven artar; mesafeler kısalır, kardeşlik güçlenir.

Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi tüm müminlerin üzerine olsun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Köşe Yazıları Haberleri