Halis Demir Özkara

Halis Demir Özkara

Konyaspor’un sorunu inanmamak

Konyaspor’un sorunu inanmamak

Kuruluşunun 100’üncü yılı Konyaspor’a yüz yılda bir gelecek bir şans doğurdu.

Dört büyüklerden üçü daha sezonun yarısı tamamlanmadan devre dışı kaldı. Fenerbahçe ve Beşiktaş hocada bile karar kılamadı henüz. Galatasaray ise tarihinin en sıkıntılı sezonlarından birini yaşıyor. Üç takımın da toparlanması mümkün değil gibi görünüyor.

Geriye kaldı Trabzonspor.

Trabzon deneyimli hocası ve kaliteli oyuncuları ile iyi bir performans yakaladı. İstanbul takımlarının düştüğü durumdan da iyi istifade ediyorlar. Şehirde 37 yıldan bu tarafa hiç bu kadar bir ‘inanmışlık’ yaşanmamıştı.

Herkes şampiyonluğa inanıyor.

Peki, Konyaspor’da durum ne?

Aynı avantaj Konyaspor için de geçerli. Ama Konyaspor’da maalesef bir türlü inandıramadığımız bir durum söz konusu. Birinci yarının ortalarında diğer takımlar zirve yarışında düştüğünde bizim için şampiyonluğa oynamak için güzel bir fırsat doğmuştu. Ancak yönetim ve hoca bir türlü hedefin ismini koyamadılar.

Cılız bazı açıklamalar oldu. Ama bilmelidirler ki, hedefe cılız inanmışlıkla varılamaz. Gerçekten inanmak gerekiyor.

Korktular. Hedef kor da ulaşamazsak mahcup oluruz diye… Hayır, bu asla doğru bir düşünce değil. Şampiyonluğa oynayan tüm takımlar, matematik olarak şansları kalmayıncaya kadar ‘hedefimiz şampiyonluk’ derler. Biz garip bir Anadolu mütevazılığı ile işin adını bir türlü koyamadık.

Enine boyuna tartışalım meseleyi.

Hedefimiz şampiyonluk deyip de şampiyon olamasaydık ne olurdu?

Seyirci mi küserdi? Oyuncuların oynarken ayakları mı titrerdi? Ele güne rezil mi olurduk?

Hayır, hiçbir şey olmazdı.

Aksine, ‘hedefimiz şampiyonluk idi, sonuna kadar mücadele ettik, ama olmadı’ derdik.

Peki, ‘hedefimiz şampiyonluk’ deyip de ikinci olsaydık ne olurdu?

Yüzüncü yılımızda lig ikincisi olma gururunu yaşardık. Avrupa Şampiyonlar Liginde oynardık. Yani yüz yıl boyunca yapamadığımızı yapmış olurduk. Gururla, onurla, kıvançla…

Daha kötüsü olsaydı, ilk beşe girseydik ne olurdu?

Avrupa kupasında oynardık. O da bir gurur. O da bir başarı. O da bir zafer.

Daha daha kötüsü olsaydı ne olurdu?

İnanın daha kötüsü olmazdı.

İşte o adını koymaktan korktuğumuz hedefsizliğin azizliğini yaşadık Sivas maçında.

Eğer hedefimiz şampiyonluk olsaydı, statta iki, üç katı seyirci olurdu. Oyuncular ona göre oynardı. Sivas bizden daha fazla korkardı. Konya’nın cadde ve sokaklarında ayrı bir heyecan, ayrı bir coşku, ayrı bir hava olurdu.

Daha ikinci yarı yeni başladı. Telafi edilemez mi?

Edilir tabii ki… Trabzon da tökezleyecek.

Biz yeter ki inanalım ve hedefimizi korkmadan haykıralım.

Konyaspor’un hala ‘şampiyon’ olma ihtimali var. Daha olmadı ikinci olma şansı…

Yüzüncü yılında Şampiyonlar Liginde oynamak kötü bir hedef mi?

Hala, ‘Avrupa’da oynayan takımlar ertesi yıl bocalıyorlar, başımıza da geldi, neredeyse düşüyorduk’ diyenler var. Olmaz olmaz, zafer yürekten inanan cesurlarla kazanılır.

Madem öyle, hedefi ben koyayım.

Kaldık kafanı Konyaspor. Sivas bir kazaydı. Hedef 100’üncü yılda ‘ŞAMPİYONLUK’

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Halis Demir Özkara Arşivi