Ramazan Danış

Ramazan Danış

18+ LGBT GERÇEĞİ / Arada Yazar

Boğaziçi üniversitesi önünde kutsalımız olan KABE’ye yapılan saygısızlığı hep birlikte gördük.

Bu olaya çok dikkatli bakmalıyız.

Bazı siyasi parti liderleri 17 yıldır iktidardasınız yenimi aklınıza geldi diyerek eleştirdikleri ancak bu süreçte kendilerinin farkına bile varmadığı teklif dahi etmeyi akıllarına getiremediği ancak 02.03.2021 tarihinde Cumhurbaşkanımızın Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde açıkladığı İNSAN HAKLARI EYLEM PLANI’nın zamanı manidar ve dikkat çekicidir.

Kabe’ye yapılanın ekran gerisinde başlangıç olarak Efendiler Efendisi Hz. Peygamberimizin karikatürünü yaparak başladı. Devamında NORVEÇ’te toplu halde KURANI KERİMİ yakma eylemi. Bu eylem ara ara bazı ülkelerde sanki münferit bir olaymış gibi tekrarlandı. Hatta onlara müdahale eden  kanı Türk olan vatandaşlarımızın video paylaşımlarına alkış tuttuk, yiğit insan diye sosyal medya sayfalarımız da paylaştık.

Lakin yukarıda bahsettiğim olay karşısında tek ses çıkaran Türkiye ve Recep Tayyip ERDOĞAN idi. İslam ülkelerinin cılız sesleri bu işleri yapanları cesaretlendirdi. Bu sefer baktılar ki ses veren yok o zaman sahaya LGBT’lileri sokalım. Onlara gelecek tepkileri görelim diye.

İstanbul sözleşmesini bahane ederek artık son zamanlar da LGBT’li haberleri veya onların karıştığı haberleri çokça izlemeye başladık.

İzmir’de daha da ileri gidilerek Ekin ile Emrullah sözde evlenerek dünya evine girdiler. Bunu da Hürriyet gazetesi yazarı Onur BAŞTÜRK 26.09.2014 tarihinde köşesinde “ONLAR EVLİ İKİ ERKEK” başlığı ile yazdı ama ne yazdı. Gençler mutlu, dokunmayın onlara, tam bir aile olmuşlar, bebek istiyorlar diye ballandıra ballandıra utanmadan anlatıyor. Sanki yaşanan olay o kadar basit ve hiçbir sıkıntı yok. Zamanla bu şekilde olup da bazı Avrupa ülkelerinde kiliselerdeki evlilikler örnek gösterilecek ve ülkemize dönüp bunları önümüze getirerek “Bizler nikahsız yaşıyoruz kanunda düzenleme yapın ya da müftüler imamlar bizim nikahımızı kıysın.” diye bas bas bağırmaya başlayacaklar. Bu yönde başarılı olmak için de her eylemlerinde kutsallarımıza saldıracaklar. Günden güne yurt dışı kaynaklı maddi destekleri ile hayatlarını zevki sefa gösterek gençlerimizi ağlarına almaya çalışacaklar hem sayılarını artıracaklar hem bu sayı ile ülkemizi başta nikah özgürlüğü için zorlayarak farklı özgürlükler de elde etmek için ülkedeki her olayın içinde göreceğiz. Tabii bu arada muhalefet lideri onların alınlarından da öpmeye devam edecek. Maksat mutaassıp insanların sokağa çıkması gerisini malum.

Tekrar Boğaziçi olayına bakalım, son zamanlarda bir çizgi film yapılmaya başladığı başta peygamber efendimize ve İslam’a yönelik karalayıcı yapım olduğu yönünde bilgiler gelmeye başladı. Devamında ise birçok Hristiyan ülkelerinde gizli gizli büyük yapım şirketleri tarafından sinema filmi çekilme çalışmalarına hız verildiği kulağımıza gelmeye başladı. Çok yakın bir zamanda şuna inanıyorum ya bizim dini kutsallarımıza veya tarihsel önemi olan padişahlarımıza ya da hazret diye andığımız ve şu anda aramızda olmayan manevi büyüklerimize yönelik içeriği LGBT olan ve iftiralarla dolu yapımların servis edilmesinin yaklaştığı kanısındayım. Birleşik Arap Emirlikleri hemen Türk tarihini karalayıcı yapımlara destek vereceğini açıklayarak gerçek yüzünü göstermiş oldu. İsrail ile normalleşme anlaşmasını da hemen imzaladı. Aslında Amerika’nın baskısı ile imzalamak zorunda kaldı. Birçok Arap ülkesi normalleşme adına ya imza attılar ya da söz verdiler. Suudi Arabistan veliaht prensi Selman’ın ise ipini Gazeteci Cemal Kaşıkcı cinayetinin azmettiricisi olarak elinde tutmaya başladı. Bundan sonra bu yapımlar ara ara gündeme gelip yayınlandıkça hangi İslam ülkesi ses çıkartırsa Amerika hemen insan hakları ayağından baskı yapıp bu karşı görüşleri susturma yoluna gidecek. Türkiye’ye karşı böyle bir yaklaşım olmasın diye önüne geçmek için şimdiden İNSAN HAKLARI EYLEM PLANI açıklandı. Bazı Arap ülkelerine attıkları imzaları veya verdikleri sözleri hatırlatarak susturacak. Suudi Arabistan’ı ise elindeki Cemal Kaşıkcı kozu ile bağlayacak. Ülkelerin pandemi ve aşı ile oyalandığı başka da bir şey düşünmediği şu dönemde yukarıda bahsettiğim yapımları piyasaya sürerlerse hiç şaşırmam. Çünkü bulaşı riskine karşı toplu eylem ve protestolar yasak.

Sayın Cumhurbaşkanımızın bahsettiği ve LGBT’ciler ile destekçilerinin sıkça kullandığı sosyal medyadan insan devşirme ve dijital faşizme karşı çocuklarınızı kontrol ediniz. Bu işi sadece devlete yıkıp yan gelip yatmayalım.

Bir olay geçer Erzurum’da Rahmetli Naim Hoca’nın başından.

Bir sabah, sabah namazına giderken caminin kıble tarafından bir ses duyar.

Adam çukura düşmüş acı acı bağırıyor.

Adam - Kisme yok mi ? Kisme yok mi? Kisme yok mi?

Hoca sesin geldiği yöne gider çukura düşmüş adamı görür.

Hoca- sen orda ne arisen ne işin var?

Adam- hocam kusura bakma akşam fazla içmişem bilmiyem kafam güzeldi çukura düştüm beni kurtarirsen?

Hoca- bir şart inen seni kurtarirem.

Adam- nedir şartın hocam?

Hoca- tövbe eder isen, zıkkımı bırakır isen, abdest alıp namaz kılar isen seni öyle kurtarirem.

Adam- (biraz düşünmüş zor gelmiş bu istek sonra başlamış tekrar bağırmaya)

- Başka kisme yok mi başka kisme yok mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.