Sultan Ahmet bizim kendi ‘şey’imiz değilmiş…
11/06/2020 - 13:35

Nurettin Bay

Nurettin Bay

Ayasofya meselesinde, iktidarın köşeye sıkışması beklenirken CHP köşeye sıkıştı. 

Ayasofya’nın yeniden camiye çevrilmesi konusunda hükümet cenahında bizatihi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından oluşturulan gündem beklenmedik sonuçlar doğurdu. 

Konu ile ilgili ilk hamle İyi Parti’den geldi. İyi Parti Ayasofya konusunun araştırılması için TBMM’ye önerge verdi. Bu önerge konunun sıcaklığı nedeni ile ‘Ayasofya’nın ibadete açılması’ önergesi olarak algılandı. Hâlbuki bu önerge ‘konunun araştırılması’ içerikli bir önergeydi. İyi Parti, açılması halinde iktidara puan kazandıracak bu meseleden nemalanmaya çalıştı. Ama olmadı. Ak Parti, “konunun araştırılacak bir tarafı yok, açılacaksa TBMM kararı ile değil, müzeye çevrildiği gibi Bakanlar Kurulu kararı ile açılır” dedi ve İyi Parti’ye nemalanma şansı bırakmadı. 
Hükümet, Danıştay’ın konu ile ilgili kararının beklenmesine karar verdi. 

Peki Danıştay’daki dava ne?

Sürekli Vakıflar, Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği’nin, Danıştay’da Ayasofya'nın camii olarak kullanımıyla ilgili bir başvurusu var. Başvuru dilekçesinde; Ayasofya’nın müzeye çevrilmesine ilişkin 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali isteniyor. 2016 yılında açılan bu dava ile ilgili nihai karar 2 Temmuz’da verilecek. 

Uzmanlar idari bir tasarrufla (1934 yılındaki bir Bakanlar Kurulu Kararı) müzeye çevrilen bir mekânın, yine idari bir tasarrufla yani Bakanlar Kurulu kararı ile camiye dönüştürülebileceğini savunuyor.  
Bakıp göreceğiz. Son kararı Danıştay verecek. Hükümet de bu karara göre adım atacak. 

Mesele tartışılırken herkes konu ile ilgili CHP’nin kararını merak ediyordu ki, CHP şaşırttı. CHP Sözcüsü Faik Öztrak geçenlerde konu ile ilgili yaptığı açıklamada, "Ayasofya'yı açacaksanız açın" dedi. Bu açıklamaya CHP’liler dahi şaştı. Öztrak’ın açıklamalarının CHP içerisinde ciddi tartışmalara neden olduğunu tahmin edersiniz sanırım. 

Peki, sonra ne oldu? CHP yeniden fabrika ayarlarına döndü. Hatta daha da ileri gitti. Bırakın Ayasofya’yı Sultan Ahmet’in dahi müze olması gerektiğini savundu. 

CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu; Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada; "Benim görüşüme göre Topkapı Sarayı da müze olarak korunmalı, Ayasofya da müze olarak korunmalı hatta Sultanahmet de müze olmalı çünkü bunlar artık bizim kendi şeyimiz değil, kendimize özgü değil, insanlığın ortak mirasıdır bunlar" ifadelerini kullandı.

Bildiğimiz CHP zihniyeti işte. Pek şaşılacak bir durum değil. Bakalım daha neler söyleyecekler neler? 

Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesinin milletimizin ortak arzusu ve hayali olduğunu görmezden gelip Ak Parti’nin Ayasofya üzerinden prim yapacak olmasına (kendilerince) odaklanmış durumdalar.  Bunu engellemeye çalışıyorlar. Ancak nasıl engelleyeceklerini bilemiyorlar. 

Sakal-bıyık misali. Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. Açılsın deseler kendi partileri tarafından 1934 yılında alınan karara muhalefet etmiş olacaklar. Bunu parti tabanından öte yönetim kadrolarına anlatamazlar. Bu durumda Ak Parti’nin CHP’nin inanca yönelik antidemokratik uygulamalarını eleştiren tezlerini de kabul etmiş olacaklar. Yani kendilerini inkâr etmiş sayılacaklar.

Açılmasın deseler, konjonktür buna uygun değil, puan kaybedecekler. İşleri çok zor. 

  • Beğen
YORUM YAZIN