Konya’da topraktan gelen şifa teknolojiyle işlendi, 13 ürün geliştirildi
Konya’da bitkiler teknolojiyle değer kazanıyor. Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde yüzde 99'un üzerinde saflık oranıyla geliştirilen 13 farklı bitkisel ürün, üniversitenin çevrim içi satış mağazası aracılığıyla tüketiciye ulaştırılıyor.
Konya’da Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıbbi ve Kozmetik Bitkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi, bitkilerin doğal zenginliğini bilim ve teknolojiyle buluşturarak dikkat çeken çalışmalara imza atıyor. 2015 yılında faaliyetlerine başlayan merkezde, tıbbi ve aromatik bitkilerden elde edilen yüksek saflıktaki yağlar ve bitkisel ekstraktlar, gelişmiş üretim teknikleriyle işlenerek farklı sektörlerin kullanımına sunuluyor.
ÇALIŞMALAR YALNIZCA BİTKİLERİN KULLANIM ALANLARIYLA SINIRLI DEĞİL
Merkezin Müdürü Prof. Dr. Süleyman Doğu, merkezde tıbbi ve aromatik bitkilerin farklı alanlarda değerlendirilmesine yönelik araştırma ve geliştirme çalışmaları yürüttüklerini söyledi. Çalışmaların yalnızca bitkilerin insan sağlığına yönelik kullanım alanlarıyla sınırlı olmadığını belirten Doğu, farklı disiplinlerin ihtiyaçlarına cevap verecek projeler geliştirdiklerini ifade etti. Üniversiteler, kamu kurumları ve özel sektörle işbirliği içerisinde çalıştıklarını aktaran Doğu, bitkisel ürünlerin hücreler ve canlılar üzerindeki etkilerinin araştırılmasına da bilimsel altyapı desteği sağladıklarını kaydetti.
13 FARKLI BİTKİSEL ÜRÜN GELİŞTİRİLİYOR
Merkezde bugüne kadar saflık düzeyi yüksek ve raf ömrü artırılmış 13 farklı bitkisel ürün geliştirdiklerini anlatan Doğu, üretim sürecinde ileri teknoloji yöntemlerinden yararlandıklarını dile getirdi. Özellikle süperkritik karbondioksit ekstraksiyonu ve mikroenkapsülasyon teknolojilerinin ürün kalitesinde önemli rol oynadığını belirten Doğu, bu yöntemlerle bitkisel bileşenlerin saflığının korunduğunu, oksidasyon riskinin azaltıldığını ve raf ömrünün uzatıldığını söyledi.

TARLADAN GELEN BİTKİLER TEKNOLOJİYLE İŞLENİYOR
Üretim sürecinin Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı işletme altyapısı kapsamında yürütüldüğünü belirten Doğu, ham maddenin kabulünden nihai ürünün elde edilmesine kadar titiz bir işlem uygulandığını ifade etti. Üretim aşamalarına ilişkin bilgi veren Doğu, "Ürünler ham halde kabul bölümüne geliyor. Tarladan gelen ürünlerde yabancı canlıların bulunabileceği düşünülüyorsa karbondioksit odamızda 24 saat bekletiyoruz. Daha sonra temizleme ve kurutma ünitelerine alıyoruz. Kurutma işlemini bitkiden elde edilmek istenen bileşenlere göre belirli sıcaklıklarda gerçekleştiriyoruz. Ardından ekstraksiyon şartlarına uygun partikül boyutunda öğütme yapılıyor. Mikroenkapsülasyonla da oksidasyon riskini azaltıp raf ömrünü uzatmayı ve biyoyararlanımı olan maddeleri daha stabil hale getirmeyi hedefliyoruz. Ürünlerimizde saflık düzeyinin yüzde 99'un üzerinde olmasına önem veriyoruz” diye konuştu.
13 ÜRÜN ÇEVRİMİÇİ SATIŞTA
Merkezde geliştirilen ürünlerin üniversitenin çevrim içi satış mağazası aracılığıyla tüketiciye ulaştırıldığını belirten Doğu, "Temiz, mikrobiyolojik faaliyet oluşmayan, saf madde oranı yüksek ve raf ömrü uzatılabilen ürünler geliştirdik. Bunlar, çörek otu yağı, kabak çekirdeği yağı, menengiç yağı, susam yağı, ısırgan tohumu yağı, haşhaş yağı, tatlı badem yağı, aspir yağı, keten tohumu yağı, kayısı çekirdeği yağı ve kremi, üzüm çekirdeği kremi, kuşburnu kremi gibi başlıca ürünler. Saflık düzeyi yüzde 99'un üzerinde. Kimyasal çözücü içermez” dedi.
ÜNİVERSİTENİN BİLİMSEL BİRİKİMİ ÜRÜNE DÖNÜŞÜYOR
Geliştirilen ürünlerin üniversitenin bilimsel altyapısı ve farklı disiplinlerden akademisyenlerin katkısıyla ortaya çıktığını vurgulayan Doğu, merkezde yürütülen çalışmaların üniversite-sanayi işbirliğine de önemli bir örnek oluşturduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak:Anadolu Ajansı


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.