Gülistan Doku dosyasında 6 yıl sonra çarpıcı ifade! FBI’a “Gördüm” dedi

Gülistan Doku soruşturmasında hakkında yakalama kararı bulunan Umut Altaş’ın ABD’de FBI’a verdiği ifade ortaya çıktı. Altaş, Doku’nun öldürüldüğünü gördüğünü öne sürerken cesedin taşınması ve muhtemel yeriyle ilgili dikkat çeken iddialarda bulundu.

Gülistan Doku dosyasında 6 yıl sonra çarpıcı ifade! FBI’a “Gördüm” dedi

Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada dikkat çeken yeni bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’den Türkiye’ye iadesi talep edilen Umut Altaş’ın, FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ve verdiği ifadenin adli yardımlaşma kapsamında Türkiye’ye gönderildiği ortaya çıktı.

NTV'de yer alan habere göre; 34 sayfalık FBI tutanağında Altaş, Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü gördüğünü ileri sürdü. Altaş’ın araçta yaşandığını iddia ettiği olaydan cesedin taşınmasına, daha sonra aynı araçla bölgeye dönülmesinden muhtemel defin yerine kadar çok sayıda çarpıcı iddiası tutanağa girdi.

Ancak Altaş’ın iki günlük sorgu sırasında bazı konularda çelişkili ifadeler verdiği, bazı anlatımlarının ise doğrudan gözlemine değil başkalarından duyduğunu söylediği bilgilere dayandığı da dosyada yer aldı.

FBI İKİ GÜN BOYUNCA SORGULADI

Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma kapsamında ABD’de bulunduğu belirlenen Umut Altaş hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve Türkiye’ye iadesi talep edildi.

Adli yardımlaşma sürecinde Türk makamları tarafından hazırlanan sorular ABD makamlarına iletildi. Altaş, FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlilerince 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde sorgulandı.

FBI’ın 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazısında, sorguyu belgeleyen FD-302 raporunun Türkiye’nin adli yardımlaşma talebine yanıt olarak hazırlandığı belirtildi. 34 sayfalık dosya daha sonra adli yardımlaşma kanalları üzerinden Türk adli makamlarına ulaştırıldı.

ALTAŞ’A YÖNELTİLMEK ÜZERE 109 SORU HAZIRLANDI

FBI tutanağında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden soruşturma yürütüldüğü kaydedildi.

Türk makamlarının Umut Altaş’a yöneltilmek üzere toplam 109 soru hazırladığı belirtildi.

“GÖRDÜM” DEDİ

Sorgunun en dikkat çeken bölümlerinden biri Altaş’a Mustafa Türkay Sonel ile ilgili sorular yöneltildiğinde yaşandı.

Altaş, Sonel’in kendisini “Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu üzerine atmak” amacıyla kullanmış olabileceğini iddia etti.

FBI görevlilerinin, “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?” sorusuna Altaş’ın “Evet” yanıtını verdiği belirtildi.

Neden böyle düşündüğü sorulduğunda ise Altaş, olayı gördüğünü öne sürdü.

“GÜLİSTAN ARKA KOLTUKTAYDI” İDDİASI

Altaş’ın FBI’a verdiği ifadeye göre olayın 5 Ocak 2020’de yaşandığı ileri sürüldü.

Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku’yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra Doku’nun BMW marka araca bindiğini iddia etti.

Anlatımına göre Sonel sürücü koltuğunda, kendisi ön yolcu koltuğunda, Gülistan Doku ise arka koltukta bulunuyordu.

Altaş, araç içerisinde tartışma yaşandığını ve Doku’nun “Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?” şeklinde tepki gösterdiğini ileri sürdü.

“SİLAHI ÇIKARIP VURDU” İDDİASI

Altaş’ın en ağır iddiası ise araç içerisinde yaşandığını öne sürdüğü olayla ilgili oldu.

Mustafa Türkay Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Gülistan Doku’ya ateş ettiğini iddia eden Altaş, FBI görevlilerinin Doku’nun ölü olup olmadığı yönündeki sorusuna da “Evet” yanıtını verdi.

Bu anlatımların Umut Altaş’ın soruşturma kapsamında verdiği beyan ve iddialar olduğu, yargı makamlarınca henüz kesinleşmiş bir tespit niteliği taşımadığı önemle belirtiliyor.

“CESEDİ BAGAJA TAŞIDIK”

Altaş, silahlı olayın ardından Sonel’e neden bunu yaptığını sorduğunu, Sonel’in ise kendisine susmasını ve cesedin bagaja taşınmasına yardım etmesini söylediğini öne sürdü.

Başlangıçta bunu kabul etmediğini söyleyen Altaş, daha sonra Gülistan Doku’nun cesedini birlikte aracın bagajına taşıdıklarını iddia etti.

KORUMA POLİSİYLE İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN İDDİA

FBI tutanağına yansıyan ifadede dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu hakkında da iddialar yer aldı.

Altaş, cesedin bagaja konulmasının ardından Mustafa Türkay Sonel’in Şükrü Eroğlu’nu telefonla aradığını öne sürdü.

İkilinin yaklaşık 15-20 dakika görüştüğünü belirten Altaş, konuşmanın dışında tutulduğunu söyledi.

Altaş’a göre Sonel kendisine, “Sus, kimseye bundan bahsetme” dedi. Altaş, “Bu mesele ortadan kalkmaz” şeklinde karşılık verdiğini, Sonel’in ise “Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak” dediğini iddia etti.

“MERAK ETME, HALLETTİK”

Altaş’ın anlatımına göre Mustafa Türkay Sonel ertesi sabah kendisini yeniden aradı.

Ne olduğunu sorduğunda Sonel’in kendisine, “Merak etme, hallettik. Sadece kimseye hiçbir şey söyleme” dediğini öne süren Altaş, daha sonra Gülistan Doku’nun cesedinin nereye götürüldüğünü sorduğunu da anlattı.

CESET İÇİN PERTEK YOLUNU İŞARET ETTİ

FBI tutanağında dikkat çeken başlıklardan biri Gülistan Doku’nun cesedinin nerede olabileceğine ilişkin iddia oldu.

Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine cesedin olay yerinden Pertek istikametine doğru yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söylediğini ileri sürdü. Altaş daha sonra bu süreyi yaklaşık 30 dakika olarak düzeltti.

Bölgede toprak yol bulunduğunu ve o dönemde yeni bir yol yapıldığını söyleyen Altaş, cesedin Pertek yolu çevresinde yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini iddia etti.

Ancak Altaş, bu noktayı kendisinin görmediğini ve bu anlatımının Sonel’den aldığını söylediği bilgiye dayanan bir tahmin olduğunu belirtti.

BAZ VE PTS KAYITLARI DA SORULDU

Sorguda Altaş’a Türk soruşturma makamlarının elde ettiği daraltılmış baz kayıtları ve Plaka Tanıma Sistemi verileri de soruldu.

Dosyada yer alan tespitlere göre, 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Umut Altaş’ın Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarında olduğu; Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37 arasında, Şükrü Eroğlu’nun ise saat 22.08’de aynı bölgede bulunduğu belirtildi.

PTS kayıtlarına ilişkin soruşturma tespitlerinde, Mustafa Türkay Sonel tarafından kullanılan BMW’nin saat 22.17.51’de Tunceli’den Elazığ yönüne çıktığı, saat 22.30.17’de ise Tunceli yönüne geri döndüğü ifade edildi.

İkinci geçişte sürücü koltuğunda Sonel’in, ön yolcu koltuğunda ise Altaş’ın görüntülendiği kaydedildi.

“KAMERALARA BAKMAK İÇİN GERİ DÖNDÜK” İDDİASI

Kayıtların ilk anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlilerinin sorguyu derinleştirdiği belirtildi.

Altaş daha sonra Mustafa Türkay Sonel ile aynı BMW’yle yeniden köprü bölgesine döndüklerini söyledi.

FBI görevlilerinin, “Az önce birinin öldürüldüğü araçla köprüye neden geri dönesiniz ki?” sorusuna Altaş, Sonel’in bölgede kamera olup olmadığını kontrol etmek istediğini öne sürerek yanıt verdi.

Altaş ayrıca Sonel’in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti. Kamera kayıtlarının kim tarafından ya da nasıl silindiğine ilişkin ise bilgisinin bulunmadığını söyledi.

TEHDİT VE PARA İDDİASI

Altaş, olayın ardından tehdit edildiğini de öne sürdü.

Mustafa Türkay Sonel’in kendisine “Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim” dediğini iddia eden Altaş, susması karşılığında kendisine para teklif edildiğini de ileri sürdü.

Parayı kabul etmediğini ancak Sonel’in cüzdanına para koyduğunu iddia etti.

HAMİLELİK VE KÜRTAJ İDDİASI DA SORULDU

Sorgunun hassas başlıklarından birini Gülistan Doku’nun hamile olduğu ve kürtaja zorlandığı yönündeki iddialar oluşturdu.

Altaş başlangıçta bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi.

Ancak eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmede söylediği belirtilen sözler kendisine hatırlatıldı. Altaş’ın daha önce Keskin’e, Sonel’in kendisine Gülistan’ın hamile kaldığını ve kürtaj yaptırmasını istediğini anlattığını söylediği kayıtlara yansımıştı.

Altaş, FBI sorgusunda bu beyanların kendisine ait olduğunu kabul etti ancak hamilelik ve kürtaj konusunda tahminde bulunmuş olabileceğini ve bazı ayrıntıları hatırlamadığını savundu.

WHATSAPP’TAN “PARÇALANMIŞ CESET” VİDEOSU İDDİASI

Dosyadaki bir başka çarpıcı bölümde, WhatsApp üzerinden gönderildiği öne sürülen tek seferlik görüntülenebilen bir video gündeme geldi.

Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine birkaç saniyelik bir video gönderdiğini ve görüntülerde bir kişinin ceset parçası tuttuğunu gördüğünü öne sürdü.

Ancak görüntüdeki cesedin Gülistan Doku’ya ait olup olmadığını kesin şekilde belirleyemediğini söyledi.

FBI görevlileri eski işverenine videodaki kişinin Gülistan olduğunu söylediği yönündeki eski beyanını hatırlattığında Altaş, sözlerin kendisine ait olduğunu kabul etti ancak görüntüyü net görmediğini savundu.

FBI’DAN DOĞRUDAN SORU: “CİNAYET SIRASINDA ORADA MIYDIN?”

İki günlük sorgunun kritik bölümlerinden birinde Altaş’a açık şekilde, Gülistan Doku öldürüldüğü sırada Mustafa Türkay Sonel ve Doku ile birlikte olup olmadığı ve olaya bizzat tanıklık edip etmediği soruldu.

Altaş’ın yanıtı tutanağa, “Hepsine evet” şeklinde geçti.

FBI görevlileri, sorgu sırasında ortaya çıkan çelişkileri de hatırlatarak olay yerinde bulunduğu yönündeki beyanının geçerli olup olmadığını yeniden sordu. Altaş, olay yerinde bulunduğunu doğruladı.

BABASINA ATTIĞI MESAJ DOSYAYA GİRDİ

Soruşturma kapsamında Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın telefonunda tespit edildiği belirtilen bir WhatsApp mesajı da FBI sorgusunda gündeme geldi.

Altaş’ın babasına, “Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin” mesajını gönderdiği belirlendi.

Altaş mesajı kendisinin gönderdiğini kabul ederken neden böyle yazdığını hatırlamadığını söyledi.

ABD’YE NASIL GİTTİĞİNİ ANLATTI

Altaş, Türkiye’den 25 Mayıs 2022’de İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu, buradan ABD sınırına geçtiğini anlattı.

ABD’ye yasa dışı şekilde geçebilmek için bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini ileri süren Altaş, söz konusu paranın babası tarafından Tunceli’de ilgili kişiye verildiğini söyledi.

ABD’ye gitme kararının önce kendisine ait olduğunu ifade eden Altaş, sorgunun ilerleyen bölümünde ise “Hepimizin fikriydi” dedi.

27 ARALIK BULUŞMASI DA SORULDU

FBI sorgusunda Gülistan Doku’nun kaybolmasından önceki döneme ilişkin kayıtlar da Altaş’ın önüne konuldu.

Türk makamlarının daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019’da Umut Altaş ile Gülistan Doku’nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı konumda bulunduğu yönündeki tespit soruldu.

Altaş; kendisinin, Mustafa Türkay Sonel’in ve muhtemelen Gülistan’ın burada bulunmuş olabileceğini söyledi. Gizli tanığın Gençlik Merkezi’nde uyuşturucu kullanıldığı ve Gülistan Doku’ya cinsel saldırıda bulunulduğu yönündeki iddialarını ise doğrulamadı.

ESKİ VALİ HAKKINDA DA İDDİADA BULUNDU

Sorgunun sonunda Altaş, Gülistan Doku soruşturmasının adil yürütülmediğini öne sürerek dönemin Tunceli Valisini olayı örtbas etmek ve oğlunu adalete teslim etmemekle suçladı.

Bu suçlama da diğer beyanlar gibi Altaş’ın iddiası olarak FBI tutanağında yer aldı.

FBI RAPORUNDA ÖNEMLİ NOT

34 sayfalık dosyada dikkat çeken teknik bir ayrıntı da bulunuyor.

FBI, hazırlanan raporun Altaş’ın söylediklerinin kelimesi kelimesine yapılmış bir ifade çözümü olmadığını; görüşmenin içeriğinin ajanlar tarafından özetlenerek rapora dönüştürüldüğünü belirtti.

Bu ayrıntı, tutanakta yer alan ifadelerin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.

ÇELİŞKİLİ BEYANLAR DA DOSYADA

Umut Altaş’ın FBI’a verdiği ifadedeki en önemli noktalardan biri, cinayet sırasında olay yerinde bulunduğunu ve Gülistan Doku’nun vurulduğunu gördüğünü ileri sürmesi oldu.

Buna karşılık Altaş’ın iki günlük sorgu sırasında bazı kritik ayrıntılarda çelişkili ifadeler verdiği de kayıtlara geçti.

Özellikle hamilelik, kürtaj, cesedin daha sonraki akıbeti ve bazı olayların ayrıntılarına ilişkin anlatımlarının bir bölümünün doğrudan gözleme değil, duyum ve başkalarından aktarıldığını söylediği bilgilere dayandığı anlaşıldı.

Bu nedenle FBI tutanağındaki iddiaların HTS ve PTS kayıtları, dijital materyaller, kamera kayıtları, tanık anlatımları ve soruşturmadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.

SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ SÜRÜYOR

Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarının yürüttüğü soruşturmada, Gülistan Doku’ya ne olduğunun ve bulunduğu yerin belirlenmesine yönelik çalışmalar sürüyor.

ABD’den iadesi talep edilen Umut Altaş’ın FBI’a verdiği 34 sayfalık ifade ise soruşturmanın en dikkat çekici gelişmelerinden biri haline geldi.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.