Konya yaylalarından COP31'e! Yörüklerin asırlık yaşamı belgesel oldu

Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 için Sarıkeçili Yörüklerinin yaşamını anlatan belgesel hazırlandı. Yaz aylarını Konya'nın yaylalarında da geçiren Yörüklerin doğayla iç içe yaşamı dünyaya tanıtılıyor.

Konya yaylalarından COP31'e! Yörüklerin asırlık yaşamı belgesel oldu

Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında, Toroslar'da asırlardır konargöçer yaşamı sürdüren Sarıkeçili Yörüklerini konu alan özel bir belgesel hazırlandı. "The Yörüks-Yörükler" adlı belgeselde, doğayla uyum içinde yaşayan Yörük ailelerinin hikâyeleri üzerinden dünyaya çevre ve iklim mesajı verildi.

BAKAN MURAT KURUM BELGESELİ PAYLAŞTI

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının açıklamasına göre, COP31 Başkanlığının resmî hesaplarından yayımlanan belgesel, Sarıkeçili Yörüklerinin doğayla kurduğu köklü bağı anlatıyor.

Belgeseli sosyal medya hesabından paylaşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, şu ifadeleri kullandı:

"Mutluluk neredeyse ev orasıdır. Yörüklerin dünyasında ev, dört duvardan ibaret değildir, gökyüzünün altı, yıldızların hizası, ormanın kucağıdır. Toroslar'ın zirvesindeki bu yaşam, COP31 yolunda en yalın gerçeği bir kez daha hatırlatıyor, ortak evimiz dünya."

Belgeselde yaşamları anlatılan Sarıkeçili Yörüklerinin göç güzergâhlarında Konya da önemli bir yer tutuyor.

Kış aylarını Mersin'in ılıman kıyı kesimlerinde geçiren Sarıkeçili aileleri, ilkbaharda develeri ve keçileriyle Toroslar'ı aşarak Konya'nın serin yaylalarına göç ediyor.

Özellikle Hadim, Taşkent, Bozkır ve Seydişehir çevresindeki yaylalar, Sarıkeçili Yörüklerinin yaz aylarında kullandığı geleneksel göç alanları arasında bulunuyor.

Yüzyıllardır sürdürülen bu yolculuk sayesinde Sarıkeçili Yörük kültürü, Konya'nın kırsal yaşamının ve kültürel mirasının da bir parçası olmayı sürdürüyor.

45 GÜNLÜK ÇEKİMLERLE ASIRLIK YAŞAM ANLATILDI

"Ortak evimiz dünya" mesajıyla hazırlanan belgesel, 45 günlük çekim sürecinin ardından izleyiciyle buluştu.

Orta Asya'dan Balkanlar'a uzanan Yörük kültürünün anlatıldığı yapımda, ailelerin doğayla ilişkileri, göç yolculukları ve geleneksel yaşam biçimleri ele alındı.

Belgeselde yer alan bir Yörüğün, "Biz yıldızı görmezsek, ayı görmezsek, güneşin doğuşunu görmezsek zaten yaşayamayız. Sen bu insanı kapalı bir odaya kat, al işte sana mezar." sözleri dikkat çekti.

“OĞUL, YÜRÜMEKLE YOL MU BİTER?”

Belgeselde 6 çocuk babası Ramazan'ın anlattığı aile hikâyesi de yer aldı.

Ramazan, çocukluğunda babasına yönelttiği bir soruyu şöyle aktardı:

"Bir gün rahmetli babama dedim ki 'Ya baba biz hep böyle yürüyecek miyiz?' O da döndü dedi ki 'Oğul yürümekle yol mu biter? Bizim babamız da yürüdü. Babamın babası da yürüdü. Onun babası da yürüdü. Ta Orta Asya'dan yürüyerek geldi. Biz hep böyle yürüyeceğiz. Adımızın da Yörük olmasının sebebi 'yörü'memizden' geliyor."

“MUTLULUK NEREDEYSE EV ORASIDIR”

Ramazan'ın eşi ise geleneksel kara çadır yaşamının kendileri için taşıdığı anlamı anlattı. "Bizim için huzur bulduğumuz yer, kara çadır." diyen Yörük kadın, "Eşinle çocuklarınla yaşadığın yer yuva. Mutluluk neredeyse ev orasıdır, kara çadır veya duvar olmuş hiç fark etmez." ifadelerini kullandı.

YÖRÜKLERİN HİKÂYESİ MAKEDONYA'YA UZANIYOR

Belgeselde Kuş Ali'nin yanı sıra eşi ve çocuğuyla mağarada yaşayan Nazım'ın hayatına da yer verildi.

Orta Asya'dan Balkanlar'a uzanan Yörüklerin kültürel yolculuğunu anlatan yapımın finalinde ise Makedonya'ya ulaşan Yörükler yer aldı.

"The Yörüks-Yörükler" belgeselinin tamamı COP31 Türkiye'nin resmî YouTube hesabından izlenebiliyor.

İlgili Haberler

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.