4 aylık gecikme Konya’nın kabusunu frenledi

Tarımın merkezi Konya’da bu yıl, yer altı su kaynaklarının kullanımına geçen yıla göre 4 ay daha geç başlandı. Uzmanlara göre bu durum, yer altı sularının kontrolsüz kullanımına bağlı oluşan ve Konya’nın kabusu haline gelen obruk riskini frenlemiş oldu.

4 aylık gecikme Konya’nın kabusunu frenledi

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası’nda özellikle hububat üretimi döneminde yer altı sularının kontrolsüz kullanımının artması obruk tehlikesini ciddi boyutlara taşırken, bu yılki yağışlar bu riski biraz daha ertelemiş oldu. Konya'da geçen yıla oranla yer altı su kaynaklarının kullanımı azalırken, yüzey sularındaki artış baraj doluluk oranlarına olumlu yansıdı.

Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, yağışların etkisiyle barajların doluluk oranlarında geçen yıla göre yüksek seviyelerde artışa dikkat çekti. Şükrü Arslan, bu durumun yer altı su rezervleri üzerindeki baskıyı da azalttığını belirterek, "Baktığımız zaman 2025 yılında toplam alınan yağış miktarıyla, 2026 yılının ilk 5 ayında alınan yağış miktarı neredeyse 2025 yılındaki yağış miktarının iki katına ulaşmış durumda. Bu haliyle çok güzel bir durum gerçekten. Bunun yanı sıra can çekişen göllerimize can suyu oldu. Ciddi bir beslenme söz konusu. Beyşehir Gölümüz eksi 1 milyar metreküplere ulaşmışken şu anda neredeyse tekrar eski kotlarına erişmiş vaziyette. Bu yağışlar sayesinde kuruyan Akşehir, Eber veya Çavuşçu gölümüz tekrar su tutmaya başladı" dedi.

4-aylik-gecikme-konyanin-kabusunu-frenledi

OBRUK OLUŞUMUNUN EN BÜYÜK NEDENİ YERALTI SU KAYNAKLARININ KULLANIMI AZALDI

Konya’nın kabusu haline gelen obruklar yeraltı sularının kontrolsüz kullanımıyla oluşurken, yağışlarla beraber yeraltı su kaynaklarının kullanımı da azalmış oldu. Şükrü Arslan, "Geçen yıl çiftçilerimiz sulama için şubat ayında kuyularına elektrik alımına başladıkları ve kuyularını çalıştırmaya başladıkları göz önüne alındığında bugün haziran ayındayız ve artık çiftçilerimiz daha yeni yeni kuyularını çalıştırmaya başlıyor. Bu da şu anlama geliyor; bugüne kadar yağışlar sayesinde yer altı suyu neredeyse hiç kullanılmadı ve bu da rezervin sağlıklı tüketilmesi, kontrollü tüketilmesi adına çok güzel bir önlem. Yağışların bizim yer altı sularımıza verebileceği en büyük değer ve katkıyı biz bu şekilde değerlendiriyoruz. Yani yer altı suyunun kullanılmaması, 4 ay daha geç kullanılması geçen yıla oranla yer altı suyunu besleyen en büyük kaynak olarak görebiliriz" ifadelerini kullandı.

4-aylik-gecikme-konyanin-kabusunu-frenledi

"SUYU DAHA TEMKİNLİ KULLANMALIYIZ"

Obruk oluşumu ve olası kuraklık riskine karşı su kullanımında önlemin devam etmesi gerektiğine dikkat çeken Başkan Şükrü Arslan, "Bu yıl bu şekilde güzel verimli bir yağış almamız ve bunu barajlarımızla, göllerimizle, nehirlerimizle doldurmamız bizleri sevindiriyor. Baktığımız zaman barajlarımıza da bugün içme suyu olarak kullandığımız Apa Barajımız 22-23 milyon metreküp yani yaklaşık yüzde 60'ların üzerine doluluk oranına çıkmış durumda. Yine içme suyu olarak kullandığımız bir diğer Bağbaşı Barajımız yine oralarda da 40 milyon metreküpün üzerinde bir doluluk durumu söz konusu. Bu yine 2025'e baktığımızda bu barajlarımızdaki doluluk oranları yüzde 3'lere kadar gerilemişti. Yani bu seviyelerden şu anki bu seviyelere gelmesi yine bizler için sevindirici bir durum. Yine bundan sonraki süreçte de barajlarımızın ilerleyip bu şekilde besleneceğini düşünüyoruz. Bu yağışlar çok sevindiriyor bizi ama bir taraftan da bizi aldatmasın veya da bir rehavete sokmasın. Aslında biz kuraklığın tanımına baktığımız zaman uzun yıllar süren bir kuraklık akabinde de çok ani ve hızlı gelişen yağış rejimleri ile karşı karşıya kalınır. Aslında baktığımız zaman şu anda yaşadığımız da tam anlamıyla bir kuraklığın tanımı olarak yani 2025-2024 ağır geçen bir kuraklığın arkasından çok hızlı ve çok fazla yağış alan bir 2026 sezonu yaşıyoruz. Bundan sonraki süreçler 2027-2028 inşallah bu şekilde devam eder ama tekrar kurak bir döneme girme ihtimalini göz önüne alarak bizim hem yüzey sularımızı hem bu şekilde yer altı sularımızı daha temkinli, dikkatli ve gelecek nesillere ulaştırabilecek şekilde kullanmalıyız. Bu bilinçte olmamız büyük önem arz ediyor" şeklinde konuştu.

4-aylik-gecikme-konyanin-kabusunu-frenledi

"YAĞIŞLARIN YER ALTI SULARINI BESLEME DURUMU ŞU AN İÇİN SÖZ KONUSU DEĞİL"

Yağışların şuan için yer altı su kaynaklarına etki etmeyeceğini değinen Arslan, "Yer altı sularına bu yağışların tesir etme ihtimali şu aşamada imkansız gibi bir şey. Çünkü biz şu anda Konya Kapalı Havzası'nda yer altı sularımız 2. akifer hatta 3. akifer seviyelerine kadar düştü. Yani 200 metrelerde, 300 metrelerde suları kullanıyoruz ve bu seviyelere bu suların bir anda erişmesi söz konusu değil. Bunlar daha ziyade bizim yüzey suları olan olarak adlandırdığımız barajlarımızı, göllerimizi, nehirlerimizi dolduran sular olarak değerlendiriyoruz. Yer altı sularımıza bir tesir etmesi ve orayı besleme durumu şu an için söz konusu değil" diye konuştu.

KONYA’DA 3 BİNE YAKIN OBRUK BULUNUYOR

Türkiye'de obruk oluşumları en çok Konya Kapalı Havzası’nda yer alırken, en yoğun olarak Karapınar, Karatay (Obruk Mahallesi/Kızören) ve Çumra bölgelerinde bulunuyor. Ayrıca Cihanbeyli ve Kulu hattında da obruk oluşumları görülmektedir. Bölgedeki obruk sayısı ise irili ufaklı 3 bine yaklaşmıştır.

Obruk oluşumunu tetikleyen temel faktörler ise şunlardır:

• Yer Altı Suyunun Azalması (En Büyük Etken): Tarımsal sulama, iklim krizi ve kuraklık sebebiyle yer altı su seviyesi düştüğünde, daha önce suyun kaldırma kuvvetiyle desteklenen toprak ve kaya tabakalarının üzerindeki yük artar. Desteksiz kalan tavan çöker.

• Karstik Yapı: Kireçtaşı gibi suda kolayca çözünebilen kayaçların yaygın olduğu (Konya Havzası, Akdeniz ve İç Anadolu'nun bazı bölgeleri gibi) karstik araziler obruk oluşumuna yatkındır.

• Aşırı Yük: Yeraltındaki mağara veya boşlukların tavanını oluşturan toprak ve kaya katmanının incelmesi ya da depremler, şiddetli yağışlar gibi sarsıntılar tavanın çökmesini tetikleyebilir.

4-aylik-gecikme-konyanin-kabusunu-frenledi

Kaynak:İHA / Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.