Çiftçiye destek arttı ama yeterli mi? Konya’dan çarpıcı hesap geldi
Konya’da “Toprağın Adamı” olarak bilinen Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, yeni tarımsal destekleri değerlendirdi. Çalış, desteklerin girdi enflasyonuna göre güncellenmesini ve üretim döneminde ödenmesini istedi.
Konya’da “Toprağın Adamı” olarak bilinen Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, tarımsal üretimde artan maliyetleri, 2026 ve 2027 desteklerini ve çiftçinin satın alma gücünü değerlendirdi.
Küresel gerilimler, ekonomik dalgalanmalar, kuraklık, enerji ve gübre maliyetlerinin tarımı artık yalnızca ekonomik değil, ulusal güvenliği ilgilendiren stratejik bir alan haline getirdiğini belirten Çalış, desteklerde rakam kadar ödeme zamanının da hayati olduğunu vurguladı.
DESTEK KATSAYISI 367 TL’YE ÇIKTI
Yeni destekleme modelinin üç yıllık üretim planlamasını merkeze aldığını belirten Çalış’ın değerlendirmesine göre, 2025 üretim yılında 244 TL olan destek katsayısı, 2026 için ilk olarak 310 TL belirlenirken daha sonra 367 TL’ye yükseltildi. 2027 üretim yılı için ise katsayı 442 TL olarak belirlendi. Çalış, 2026’daki revizyonun önemli olduğunu ancak çiftçinin karşı karşıya olduğu maliyet artışlarının ayrıca dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
BUĞDAY, ARPA VE MISIRDA 954 TL
Çalış’ın paylaştığı rakamlara göre temel ve planlı üretim desteği kapsamında 2026 yılında buğday, arpa ve mısır için dekara 954 TL, ayçiçeği, soya, kanola ve fasulye için 1.101 TL, pamuk için 1.652 TL, patates, soğan ve aspir için ise 734 TL destek öngörülüyor. 2027 yılında buğday, arpa ve mısırda desteğin 1.149 TL’ye, ayçiçeği, soya, kanola ve fasulyede 1.326 TL’ye, pamukta 1.989 TL’ye çıkması öngörülüyor. Çalış, özellikle mercimek ve nohut gibi arz açığı bulunan ürünlere yönelik desteğin güçlendirilmesinin üretimin yönlendirilmesi açısından önemli olduğunu kaydetti.

HAYVANCILIK DESTEKLERİNDE DE ARTIŞ
Hayvancılıktaki desteklere de değinen Çalış, buzağı desteğinin 1.400 TL’den 2 bin TL’ye, kuzu ve oğlak desteğinin 300 TL’den 430 TL’ye yükseltildiğini belirtti. Sertifikalı tohum kullanımındaki artışların da verimlilik açısından önemli olduğunu ifade eden Çalış, asıl meselenin açıklanan rakamların çiftçinin tarladaki gerçek maliyetlerini ne ölçüde karşılayabildiği olduğunu söyledi.
“YAKLAŞIK 14 PUANLIK FARK VAR”
Çalış’ın analizinde en dikkat çeken başlıklardan biri destek artışı ile tarımsal girdi maliyetleri arasındaki fark oldu. Ağustos 2026 verilerini değerlendiren Çalış, tüketici enflasyonunun yüzde 31,51, gıda enflasyonunun yüzde 33,79, Tarım-GFE’nin ise yüzde 32,06 seviyesinde olduğunu belirterek, 2026 destek katsayısında yapılan yüzde 18,4’lük revizyonun tarımsal girdi enflasyonunun yaklaşık 14 puan altında kaldığına dikkat çekti.
Çalış, bu tabloyu “negatif reel büyüme” olarak değerlendirerek, rakamsal olarak artan desteğin çiftçinin satın alma gücünde aynı oranda iyileşme anlamına gelmediğini vurguladı.

“DESTEK NE ZAMAN ÖDENİYOR, EN AZ MİKTARI KADAR ÖNEMLİ”
Çalış’a göre tarımsal destek sisteminin en önemli sorunlarından biri de ödeme takvimi. Üreticinin tohum, gübre, mazot ve diğer girdiler için finansmana özellikle ekim ve bakım dönemlerinde ihtiyaç duyduğuna işaret eden Çalış, desteklerin aylar sonra ödenmesinin çiftçiyi yüksek maliyetli finansmana yönelttiğini belirtti. Bu nedenle desteklerin geçmiş borçları kapatan bir ödeme olmaktan çıkarılıp üretimi doğrudan finanse eden bir araç haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

ÇİFTÇİ NÜFUSUNDA YAŞLANMA UYARISI
Tarımdaki sorunun yalnızca maliyetlerden ibaret olmadığını belirten Çalış, kırsaldaki yaşlanan nüfusa da dikkat çekti. Maliyet baskısı nedeniyle üreticinin tarımdan uzaklaşmasının ve gençlerin başka sektörlere yönelmesinin Türkiye’nin gelecekteki gıda arz güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti.
“DESTEKLER OTOMATİK GÜNCELLENMELİ”
Çalış, çözüm için desteklerin Tarım-GFE, mazot, gübre maliyetleri ve döviz kurundaki değişimleri dikkate alan otomatik bir güncelleme mekanizmasına bağlanmasını önerdi. 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun tarımsal desteklemelerle ilgili hükümlerine de işaret eden Çalış, tarıma ayrılan kaynağın sosyal bir yardım olarak değil, üretimin devamlılığını sağlayan stratejik bir kamu politikası olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.
“RAKAMA DEĞİL, ÇİFTÇİNİN CEBİNDE KALANA BAKILMALI”
Yeni destekleme modelinin üreticiler açısından beklentileri artırdığını ifade eden Celil Çalış, değerlendirmesini şu mesajla tamamladı:
“Tarım politikasının başarısı tabela rakamlarıyla değil, üreticinin reel geliri ve satın alma gücüyle ölçülmelidir. Desteklerin masrafın yapıldığı dönemde ödenmesi ve enflasyon ile girdi fiyatlarındaki artışlara göre otomatik olarak güncellenmesi, Türk tarımının sürdürülebilirliği ve çiftçinin refahı açısından büyük önem taşıyor.”
Çalış, yeni destekleme modeli ve üretim planlamasının Türk tarımı ve çiftçisi için hayırlı olmasını temenni etti.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.