Konya’da bilim insanları araştırdı! Zor günlerde insanı ayakta tutan sır ortaya çıktı
NEÜ tarafından Konya’da yürütülen araştırmada, insanların travmalar karşısındaki dayanıklılık kaynakları incelendi. İlk bulgular, aile bağları, sevgi, maneviyat ve toplumsal dayanışmanın zor günlerde önemli rol oynadığını gösterdi.
Konya’da bilim insanları, insanların yaşadığı büyük zorluklara rağmen hayata nasıl tutunduğunu araştırıyor. Necmettin Erbakan Üniversitesi Travma Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen çalışmada 45 kişilik ekip, 1000’den fazla haneye ulaşarak vatandaşların hikayelerini dinledi.
KONYA’DA KÖYDEN KENTE DAYANIKLILIK ARAŞTIRMASI BAŞLATILDI
Necmettin Erbakan Üniversitesi Travma Uygulama ve Araştırma Merkezi, psikolojik travmalara karşı dayanıklılığı ölçmek amacıyla “Köyden Kente Dayanıklılık Araştırması” başlattı.
Psikolog, sosyolog ve farklı alanlardan uzmanların yer aldığı ekip, kırsal bölgelerde ve şehir merkezinde yaşayan vatandaşların travmalar karşısındaki dayanma gücünü inceliyor.
Merkez Müdürü Doç. Dr. Seher Akdeniz, çalışmaların bilimsel yöntemlerle sürdürüldüğünü belirterek, “Travmaya köyde yaşayanlar mı daha dayanıklı, merkezde yaşayanlar mı? Bunu araştırıyoruz. Şu ana kadar 1000'den fazla haneye girdik. 45 kişilik ekibimizle insanların hikayelerini dinliyoruz. Başlarından geçen travmaları ve buna rağmen nasıl ayakta kaldıklarını anlamaya çalışıyoruz.” dedi.
CENAZEDEN DÜĞÜNE UZANAN DESTEK İNSANI GÜÇLENDİRİYOR
Araştırmanın ilk sonuçlarında, özellikle kırsal bölgelerde sosyal bağların psikolojik dayanıklılık üzerinde önemli etkisi olduğu görüldü.
Doç. Dr. Akdeniz, insanların yaşadıkları zorlu süreçlerde yakın çevrelerinden aldıkları desteğin büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:
“Cenazelerde, düğünlerde, kötü günlerinde ve iyi günlerinde yanlarında birileri var, arayabilecek çok kişileri var. Bunları güçlü bir destek kaynağı olarak ifade ediyorlar.”

EŞLER ARASINDAKİ SEVGİ DİKKAT ÇEKTİ
Araştırmada öne çıkan noktalardan biri de aile içindeki güçlü bağlar oldu.
Akdeniz, birçok kişinin hayat yolunda yalnız olmadığını hissetmesinin kendisine güç verdiğini belirterek, “İnsanlar genellikle eşlerinden memnun görünüyor, sevdiklerini söylüyor ve hayat yollarında kendilerini yalnız yürümediklerini ifade ediyor.” dedi.

100 YAŞINDAKİ KADININ HİKAYESİ ETKİLEDİ
Saha çalışmaları sırasında unutamadıkları hikayelerle de karşılaştıklarını anlatan Doç. Dr. Seher Akdeniz, 100 yaşındaki bir kadınla yaptıkları görüşmenin kendilerini derinden etkilediğini söyledi. Yangın, kıtlık ve birçok zorluğa rağmen hayata tutunan kadının en büyük güç kaynağının maneviyat olduğunu dile getiren Akdeniz, hayata anlam yüklemenin psikolojik dayanıklılığı artıran önemli unsurlardan biri olduğunu ifade etti.
Tuzlukçu ilçesinde görüştükleri yaşlı bir çiftin birbirlerine duyduğu sevginin de zorluklar karşısında güçlü bir dayanıklılık örneği olduğunu belirten Akdeniz, araştırmanın ilerleyen süreçte farklı illere de yayılmasının planlandığını kaydetti.
Kaynak:Anadolu Ajansı

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.