Konya’nın da iddialı olduğu üründe tehlike çanları çalıyor

Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, Türkiye’nin ayçiçeğinde öz yeterlilik oranının yüzde 35’e kadar gerilediğine dikkat çekti. 2027’nin kritik eşik olduğunu belirten Çalış, sözleşmeli üretimin ülke geneline yayılması çağrısında bulundu.

Konya’nın da iddialı olduğu üründe tehlike çanları çalıyor

“Toprağın adamı” olarak tanınan ve tarım alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, Türkiye’nin ayçiçeği üretimindeki son tabloyu değerlendirerek önemli uyarılarda bulundu. Tarımsal üretimin artık yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Çalış, gıda arz güvenliğinin milli egemenliğin temel unsurlarından biri haline geldiğini söyledi.

“TARIM ARTIK MİLLİ EGEMENLİĞİN ASLİ UNSURU”

Küresel jeopolitik dengelerin yeniden şekillendiğine dikkat çeken Çalış, tarımsal üretimin savunma sanayii ve enerji güvenliği kadar stratejik önem taşıdığını vurguladı. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milli ekonominin temeli ziraattır” sözünü hatırlatan Çalış, günümüzde gıdanın ülkeler arasında ekonomik ve siyasi baskı aracı haline gelebildiğine işaret etti. Ağustos 2024’te yayımlanan Bitkisel Üretimde Yeni Destekleme Modeli ve üretim planlamasına ilişkin kararların önemli olduğunu belirten Çalış, 2026 üretim yılının bazı temel ürünler açısından yeterince değerlendirilemediğini savundu.

Çalış’a göre 2027, Türkiye’nin tarımsal arz güvenliği açısından kritik bir eşik olacak.

AYÇİÇEĞİNDE ÖZ YETERLİLİK YÜZDE 35’E KADAR GERİLEDİ

Türkiye’nin ayçiçeği üretiminde son yıllarda yaşanan değişime dikkat çeken Çalış, yaklaşık 10 yıllık süreçte ekim alanlarının 550 bin hektardan 900 bin hektar seviyelerine, üretimin ise 1 milyon tondan 2 milyon ton seviyelerine kadar yükseldiğini ancak son üç yılda tablonun tersine döndüğünü ifade etti.

Çalış’ın verdiği verilere göre, 2022 yılında 901 bin hektarlık alanda 2,30 milyon tonluk üretimle yüksek seviyeye ulaşılırken, 2025’te ekim alanı 690 bin hektara, üretim ise 1,25 milyon tona geriledi.

2026 tahmininde ekim alanının 875 bin hektara ve üretimin 1,65 milyon tona yükselmesi beklenmesine rağmen Çalış, bu artışın arz açığını kapatmaya yetmediğini belirtti. Öz yeterlilik oranının yüzde 59’dan yüzde 35’e kadar gerilediğini ifade eden Çalış, yıllık yaklaşık 2 milyon tonluk arz açığının Türkiye’yi küresel fiyat hareketleri ve döviz şoklarına karşı daha kırılgan hale getirdiğini savundu.

RESMİ VERİLER İLE PİYASA VERİLERİ ARASINDAKİ FARKA DİKKAT ÇEKTİ

Çalış’ın dikkat çektiği konulardan biri de üretim verileri arasındaki farklılık oldu. 2024 yılı için piyasa verilerinde 1,35 milyon tonluk üretimden söz edilirken TÜİK rakamlarının 1,85 milyon tonu gösterdiğini belirten Çalış, piyasa ile resmi kayıtlar arasındaki makasın üretim ve finansman planlamasını zorlaştırdığını ifade etti.

RUSYA VE UKRAYNA'DAKİ ÜRETİM ARTIŞI TÜRK ÇİFTÇİSİNİ ETKİLEYEBİLİR

Küresel ayçiçeği üretimindeki artışın Türkiye açısından başka bir risk oluşturduğunu belirten Çalış, 2026'da dünya üretiminin 62 milyon tona ulaşmasının beklendiğini aktardı. Çalış’ın verdiği rakamlara göre Rusya’da 20,7 milyon ton, Ukrayna’da ise 13 milyon tonluk üretim öngörülüyor.

Romanya, Bulgaristan ve Moldova gibi ülkelerin ihracat kapasitesinin yanı sıra Arjantin'in de düşük üretim maliyetleri sayesinde Türkiye pazarında rekabetçi hale geldiğini belirten Çalış, özellikle yerli hasat döneminde ithal ürünlerin fiyat baskısı oluşturabileceğini söyledi.

“STRATEJİK İTHALAT TUZAĞINA DİKKAT”

Çalış, ucuz ithalatın kısa vadede avantaj gibi görünmesinin yanıltıcı olabileceğini belirterek “stratejik ithalat tuzağı” riskine dikkat çekti. Yerli üretimin sürdürülebilirliğini kaybetmesi halinde Türkiye'nin dış tedarikçilere bağımlı hale gelebileceğini ifade eden Çalış, böyle bir durumda küresel fiyat artışlarının doğrudan iç piyasaya yansıyacağını belirtti.

konyanin-da-iddiali-oldugu-urunde-tehlike-canlari-caliyor

TÜRK ÇİFTÇİSİNİN MALİYET DEZAVANTAJI VAR

Türkiye’deki ayçiçeği üreticisinin Rusya ve Ukrayna gibi üretici ülkeler karşısında önemli bir maliyet dezavantajına sahip olduğunu belirten Çalış, Trakya ve Karadeniz dışındaki üretim bölgelerinde sulama ve enerji ihtiyacının maliyetleri artırdığına dikkat çekti. Topraklardaki organik madde yetersizliği nedeniyle gübre kullanımının yükseldiğini ifade eden Çalış, dövize bağlı tarımsal girdilerin de üreticinin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini kaydetti.

ÇKS KAYITLARI İÇİN YERİNDE DENETİM ÇAĞRISI

Çalış’ın gündeme getirdiği önemli başlıklardan biri de Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) oldu. Çerezlik ayçiçeği veya farklı ürünlerin yağlık ayçiçeği olarak beyan edilmesinin gerçek üretim miktarının belirlenmesini zorlaştırabildiğini belirten Çalış, ÇKS kayıtları ile sahadaki gerçek ekilişlerin karşılaştırılması gerektiğini söyledi. 2026'da yapılan yerinde kontrollerin yanlış beyanların önüne geçilmesi açısından önemli sonuçlar verdiğini ifade eden Çalış, denetimlerin sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

2027 İÇİN SÖZLEŞMELİ ÜRETİM ÇAĞRISI

Türkiye’nin 2027 yılına güçlü bir üretim modeliyle girmesi gerektiğini savunan Çalış, Tekirdağ’da uygulanacağı açıklanan sözleşmeli ayçiçeği üretim modelinin tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılmasını önerdi. TMO üzerinden çiftçiden ürün alan birliklere finansman desteği verilmesinin hem üreticiyi güvence altına alabileceğini hem de sanayicinin yerli hammaddeye ulaşmasını kolaylaştırabileceğini belirtti. Çalış ayrıca gümrük vergilerinin yerli üreticinin hasat dönemini koruyacak şekilde dinamik olarak yönetilmesini istedi.

“MİLLİ ÜRETİM SEFERBERLİĞİ TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUK”

Ayçiçeği sektöründe hızlı karar alınması gerektiğini vurgulayan Celil Çalış, 2027 için üç temel başlığı öne çıkardı: ÇKS kayıtlarının saha kontrolleriyle doğrulanması, sözleşmeli üretimin ülke genelinde uygulanması ve dış ticaret politikasının yerli üretici ile yerli kırma tesislerini koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesi.

Gıda arz güvenliğinin stratejik önemine dikkat çeken Çalış, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Gıda bugünün dünyasında en az savunma sanayii kadar güçlü bir silahtır. Bu alın terinin karşılık bulması ve ekonomik egemenliğimizin korunması için milli üretim seferberliği bir tercih değil, zorunluluktur.”

konyanin-da-iddiali-oldugu-urunde-tehlike-canlari-caliyor

KONYA AYÇİÇEĞİ ÜRETİMİNDE ÖNEMLİ MERKEZLERDEN

Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden Konya, ayçiçeği üretiminde de öne çıkıyor. Geçen yılın verilerine göre kentte 191 bin 936 ton yağlık ayçiçeği üretildi ve Konya, Türkiye üretiminin yaklaşık yüzde 10,3’ünü karşılayarak ülke genelinde 3’üncü sırada yer aldı. Çerezlik ayçiçeğinde ise 76 bin 297 tonluk üretimle Türkiye birincisi olan Konya, ülke üretiminin yüzde 22,4’ünü tek başına gerçekleştirdi. Bu tablo, ayçiçeğine ilişkin üretim ve destekleme politikalarının Konya çiftçisi açısından da doğrudan önem taşıdığını ortaya koyuyor.

 Muhabir
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.