Konya’dan anneliği erteleyen kadınlara “biyolojik saat” uyarısı! 35 yaş sonrası ne değişiyor?

Kadınların ilk kez anne olma yaşının yükseldiğine dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Latife Nevin Pehlivanlar Dar, 35 yaşın keskin bir sınır olmadığını ancak doğurganlığın yaşla azaldığını söyledi.

Konya’dan anneliği erteleyen kadınlara “biyolojik saat” uyarısı! 35 yaş sonrası ne değişiyor?

Kadınların eğitim ve çalışma hayatında daha fazla yer alması, ekonomik bağımsızlık ve kariyer hedefleri ilk kez anne olma yaşını giderek ileri taşıyor. Geçmişte 20’li yaşların başında çocuk sahibi olmak daha yaygınken, günümüzde 30’lu yaşların ortasında hatta 40’lı yaşlarda ilk kez anne olan kadınların sayısı artıyor.

Medicana Konya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Latife Nevin Pehlivanlar Dar, kariyer planlaması yapılırken kadınların biyolojik gerçekleri de göz önünde bulundurması gerektiğini belirtti.

“35 YAŞINDA RİSKLER BİR GECede ORTAYA ÇIKMIYOR”

Kadınlarda doğurganlığın yaşla birlikte azaldığını ve bu değişimin özellikle 35 yaş sonrasında daha belirgin hale geldiğini belirten Dar, 35 yaşın keskin bir biyolojik sınır gibi değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

35 yaşına girildiğinde gebelik şansının bir anda ortadan kalkmadığını vurgulayan Dar, yaş ilerledikçe doğal yolla gebe kalma olasılığının kademeli olarak azaldığını; düşük ve bazı gebelik komplikasyonlarının görülme ihtimalinin ise arttığını ifade etti.

40 YAŞ SONRASINDA RİSKLER DAHA BELİRGİN

Özellikle 40 yaş ve sonrasında gebelikte hipertansiyon, preeklampsi ve gestasyonel diyabet gibi bazı risklerin daha belirgin hale gelebildiğini aktaran Dar, yalnızca yaşa bakılarak değerlendirme yapılmasının doğru olmadığının altını çizdi.

Sağlık durumu, kronik hastalıklar, kilo, kullanılan ilaçlar, önceki gebelikler ve üreme öyküsünün de birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

BEBEKTE KROMOZOMAL ANOMALİ RİSKİ ARTIYOR MU?

Anne yaşının ilerlemesiyle birlikte Down sendromu olarak bilinen trizomi 21 ile trizomi 18 ve trizomi 13 gibi bazı kromozomal anomalilerin görülme olasılığının arttığını belirten Dar, bunun her ileri yaş gebeliğinde anomali görüleceği anlamına gelmediğini vurguladı.

Gebelik döneminde kişiye uygun tarama yöntemlerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Dar, NIPT'nin de bir tanı değil tarama testi olduğuna dikkat çekti.

“40 YAŞINDA ANNE OLMAK İMKANSIZ DEĞİL”

35-40 yaş arasında olduğu gibi 40 yaş sonrasında da sağlıklı gebeliklerin mümkün olduğunu belirten Dar, ancak ileri yaşlarda gebelik planının daha ayrıntılı yapılması gerektiğini söyledi.

Özellikle 40 yaş ve üzerindeki kadınlarda gebelik öncesinde kan şekeri, tansiyon, tiroid fonksiyonları, kilo, kullanılan ilaçlar ve sağlık geçmişinin değerlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti.

ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI ERTELEYEN KADINLARA ÖNERİ

Şu anda çocuk düşünmeyen ancak ilerleyen yıllarda anne olmak isteyen kadınların danışmanlık almak için çocuk sahibi olmaya karar verecekleri günü beklemelerinin gerekmediğini belirten Dar, önceden yapılacak değerlendirmelerle kişiye özel bir yol haritası oluşturulabileceğini söyledi.

AMH TESTİYLE İLGİLİ YANLIŞ BİLİNEN NOKTA

Kadınların yumurtalık rezervi konusunda sıklıkla başvurduğu AMH (Anti-Müllerian Hormon) testine de değinen Dar, bu teste gereğinden fazla anlam yüklenmemesi gerektiğini belirtti.

“AMH bir doğurganlık yaşı testi değildir” diyen Dar, düşük AMH değerinin çocuk sahibi olunamayacağı, yüksek AMH değerinin ise gebeliğin yıllarca güvenle ertelenebileceği anlamına gelmediğini ifade etti.

AMH'nin yumurtalık rezervi hakkında bilgi verdiğini ancak yumurta kalitesi açısından yaşın önemli bir faktör olduğunu belirten Dar, test sonucunun kadının yaşı, adet düzeni, ultrason bulguları ve klinik öyküsüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.