46 yıllık evlilik bitti, 655 parçalık koleksiyon mahkemelik oldu! Yargıtay'dan emsal karar
46 yıllık evliliğin ardından boşanan kadın, eski eşiyle oluşturdukları 655 müzik aletlik koleksiyondan pay istedi. Davası iki kez reddedildi ancak Yargıtay, erkeğin yıllar önce yazdığı mektubu dikkate alarak kararı bozdu.
Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi, 46 yıl evli kaldığı eski eşiyle birlikte oluşturdukları müzik aleti koleksiyonundan pay isteyen kadının açtığı davada dikkat çeken bir karara imza attı. Yerel mahkemenin ret kararını ikinci kez bozan Yargıtay, erkeğin yıllar önce yazdığı ve koleksiyonun ortak olduğunu kabul ettiği mektubun önemli bir delil olduğunu belirtti.
46 YILLIK EVLİLİK BOŞANMAYLA SONA ERDİ
1956 yılında evlenen çift, 46 yıllık birlikteliğin ardından 2002 yılında boşandı. Erkek, boşanmadan 7 yıl sonra, 2009 yılında hayatını kaybetti. Kadın ise evlilikleri boyunca birlikte oluşturduklarını ileri sürdüğü, 655 yöresel müzik aleti ile el yazması kitap ve belgelerden oluşan koleksiyonun eski eşinin çocuğu tarafından satılmak istendiğini öğrendi. Bunun üzerine mahkemeye başvuran kadın, koleksiyonun yarısının kendisine ait olduğunun tespit edilmesini talep etti.
MAHKEME İLK DAVAYI REDDETTİ
Davaya bakan Asliye Hukuk Mahkemesi, çift arasında 5 Aralık 1992 tarihinde yapılan özel anlaşmayı esas aldı. Söz konusu anlaşmada kadının koleksiyondaki eşyaların eşine ait olduğunu kabul ettiği değerlendirilerek dava reddedildi. Kadının kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesine taşındı.
YARGITAY İLK RET KARARINI BOZDU
Dosyayı inceleyen Yargıtay, 1992 tarihli anlaşmanın önceki boşanma davası sırasında hazırlandığını, ancak o davadan vazgeçilmesi nedeniyle anlaşmanın geçerliliğinin sona erdiğini belirtti. Yüksek Mahkeme, dosyadaki diğer deliller değerlendirilmeden yalnızca bu anlaşmaya dayanılarak davanın reddedilmesini hatalı buldu. Karar bozularak dosya yeniden yargılama yapılması amacıyla yerel mahkemeye gönderildi.
YEREL MAHKEME İKİNCİ KEZ RET KARARI VERDİ
Asliye Hukuk Mahkemesinde yeniden görülen davada tanıklar dinlendi ve tarafların iddiaları değerlendirildi. Mahkeme, kadının koleksiyondaki eşyalara özel ilgi gösterdiğine ilişkin somut tanık anlatımı bulunmadığını, koleksiyonun birlikte oluşturulduğu yönündeki ifadelerin ise genel nitelikte olduğunu belirtti. Kadının koleksiyona katkısının kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava ikinci kez reddedildi.
Davacı tarafın avukatı bu kararı da temyiz etti.
1993 YILINDA YAZILAN MEKTUP DAVANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ
Dosyayı ikinci kez inceleyen Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin önemli yazılı delilleri değerlendirmediğini tespit etti. Bu belgeler arasında, erkeğin eski eşine 11 Şubat 1993 tarihinde yazdığı imzalı mektup da bulunuyordu.
Mektuptaki şu ifade Yargıtay kararında özellikle vurgulandı:
"Binbir emek ve masrafla meydana getirdiğimiz yarı yarıya sahip olduğumuz müşterek kütüphane ve çalgılarımız"
Yargıtay, bu ifadelerin koleksiyonun ortak emek ve harcamalarla oluşturulduğunu gösteren önemli bir delil niteliğinde olduğuna dikkat çekti.
1990 TARİHLİ VEKALETNAME DE DELİL SAYILDI
Yüksek Mahkeme, 29 Ağustos 1990 tarihli vekaletnamede de erkeğin koleksiyonun yarısına sahip olduğunu belirten ifadelerin bulunduğunu kaydetti. Mektup, vekaletname ve tanık anlatımlarını birlikte değerlendiren Yargıtay, koleksiyonun çiftin ortak emeği ve parasıyla meydana getirildiğinin anlaşıldığını belirtti.
YARGITAY KARARI İKİNCİ KEZ BOZDU
Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi, kadının koleksiyona yaptığı katkının karşılığını para olarak talep edebileceğine hükmederek yerel mahkemenin ret kararını ikinci kez bozdu. Dosya, yeniden değerlendirilmek üzere Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildi.
Karar metninde, uzun yıllar koleksiyondan pay alabilmek için hukuk mücadelesi veren kadının da hayatını kaybettiği bilgisine yer verildi.
Kaynak:DHA


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.