Konya Büyükşehir Başkanı Altay’dan iklim alarmı! “Şehirlerin kapısına dayandı”
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, COP31 hazırlıkları kapsamında Ankara’da önemli mesajlar verdi. Altay, “İklim değişikliği şehirlerin kapısına dayandı” diyerek su, enerji ve gıda güvenliği için dirençli şehirlerin önemine dikkat çekti.
111
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımıyla COP31 hazırlık etkinlikleri kapsamında Ankara’da "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Kaynak Verimliliğinden Kentsel Dirençliliğe" başlıklı program düzenlendi. İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan, toplantının verimli geçmesi temennisinde bulunarak, “Türkiye'de Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31'e ev sahipliği yapacağız. Bu önemli süreçte COP31 Başkanı Sayın Bakanımız Murat Kurum öncülüğünde yürütülen hazırlık çalışmalarının uygulama ve sonuç odaklı şehirlerin ihtiyaçlarını bir merkeze alan güçlü bir iklim gündeminin oluşturulmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. COP 31'e giden süreçte kaynakları verimli kullanan iklim ve afet risklerine karşı dirençli şehirlerin desteklenmesine yönelik ortak çalışmaların daha da güçlenmesini temenni ediyoruz. Bu noktada İLBANK olarak oluşturduğumuz Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansman Faaliyeti yani SURFF, COP31 hedefleri doğrultusunda uygulama yoluyla dönüşüm ilkesi temelinde finansman, proje hazırlama ve uygulama kapasitesine yönelik bütünleşik bir yaklaşım önermektedir” ifadelerini kullandı.
211
Asya Kalkınma Bankası Su ve Kentsel Gelişim Sektörü Grubu Genel Müdür Yardımcısı Norio Saito da COP31 ile ilgili düzenlenen toplantıda şehirlerin iklim hedeflerine ulaşmasında uluslararası iş birliklerinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
311
“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ŞEHİRLERİN KAPISINA DAYANDI”
Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Başkanı, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve COP31 Yerel ve Bölgesel Yönetimlerden Sorumlu Özel Elçi Uğur İbrahim Altay, iklim değişikliğinin su kaynaklarından enerjiye, gıda güvenliğinden şehir yaşamına kadar pek çok alanı etkilediğini vurguladı. Bu sebeple iklim meselesinin, bir çevre meselesi olmakla birlikte; ekonominin, sosyal adaletin, şehir güvenliğinin ve kalkınmanın da temel meselesi olduğunu belirten Başkan Altay, “Kaynak Verimliliğinden Kentsel Dirençliliğe” başlığının bu bakımdan son derece anlamlı olduğunu vurguladı. Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek COP31’in yerel yönetimler açısından büyük önem taşıdığını belirten Altay, zirvenin şehirlerin deneyimlerini dünyaya aktarmak ve yeni iş birliklerinin önünü açmak için tarihi bir fırsat olduğunu söyledi. Altay, “COP31, yerel yönetimlerin küresel iklim yönetişimindeki rolünü güçlendirmek için tarihi bir fırsattır” ifadelerini kullandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un öncülüğünde yürütülen COP31 hazırlıklarının, Türkiye’nin şehircilik birikimini küresel ölçekte daha görünür kılacağına yürekten inandığını aktaran Başkan Altay, “Sayın Bakanımızın COP31’in uygulanabilirliği yönündeki iradesi; alınan kararların kâğıt üzerinde kalmaması, şehirlerimizin sokaklarında, altyapısında ve insanlarımızın hayatında somut karşılık bulması bakımından son derece kıymetlidir. Bu doğrultuda, Sayın Bakanımızın şehirlerimize sunduğu destekler, iklim dirençli altyapı yatırımlarına verdiği önem ve yerel yönetimlerle kurduğu güçlü iş birliği için şahsım, şehrim ve temsil ettiğim UCLG Dünya Teşkilatı adına şükranlarımı sunuyorum. Ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31, yerel yönetimlerin küresel iklim yönetişimindeki rolünü güçlendirmek için tarihi bir fırsattır. Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 kapsamında Yerel Yönetimler Kurulu’nun oluşturulması ve Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Murat Kurum tarafından şahsımın Yerel ve Bölgesel Yönetimlerden Sorumlu Özel Elçi olarak atanması, şehirlerin ve yerel yönetimlerin iklim müzakerelerinde daha güçlü ve kurumsal bir şekilde yer alması açısından önemli bir adımdır. UCLG olarak, Başkanlık Ekibimiz ve üyelerimizle birlikte COP31 kapsamında gerçekleştireceğimiz paneller ve üst düzey etkinliklerle, Yerel Yönetimler Kurulu’nun COP süreçlerinin kalıcı bir parçası haline gelmesini desteklemeyi hedefliyoruz” dedi.
411
KONYA’NIN İKLİM MÜCADELESİNİ ANLATTI
Konya’nın iklim değişikliğinin etkilerini yakından hisseden şehirlerden biri olduğunu ifade eden Altay, Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen çalışmaları da paylaştı. Konya’da akıllı su yönetimiyle su kayıp oranının yüzde 32,5’ten yüzde 19,8’e düşürüldüğünü ve 21 milyon metreküp suyun yeniden sisteme kazandırıldığını belirten Altay, Mor Şebeke sistemiyle de 2 milyon 719 bin metreküp atık suyun yeniden kullanıldığını açıkladı. Yenilenebilir enerji yatırımlarına da dikkat çeken Altay, devam eden 70 megavatlık GES projesinin tamamlanmasıyla Konya’nın toplam kapasitesinin 105 megavata ulaşacağını ve belediyeler arasında Türkiye’de ilk sıraya yükselmeyi hedeflediklerini söyledi. Başkan Altay, Sıfır Atık’tan temiz enerjiye, akıllı ulaşımdan bisiklet yollarına ve metan gazından elektrik üretimine kadar tüm çalışmalarımızı; kaynaklarını koruyan, dirençli ve sürdürülebilir bir şehir hedefinin parçası olarak görüyoruz” dedi. Konuşmasının sonunda COP31 kapsamında oluşturulacak ortak aklın somut projelere dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Altay, Ankara’da başlayan çalışmaların Antalya’daki zirveye, oradan da şehirlerin altyapısına ve günlük yaşamına yansımasını temenni etti. Başkan Altay, “Başta COP 31 Başkanımız, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum olmak üzere; programın hazırlanmasında emeği geçen, Başkan Vekili olduğum İLBANK’ımızın Genel Müdürü Sayın Eyyüp Karahan’a, Asya Kalkınma Bankasının kıymetli yöneticilerine ve katkı sağlayan bütün paydaşlara teşekkür ediyorum” diye konuştu.
511
COP31 EYLEM GÜNDEMİ 10 BAŞLIK ETRAFINDA ŞEKİLLENDİRİLDİ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 Eylem Gündemi’ni temiz enerji dönüşümünden yeşil sanayileşmeye, Sıfır Atık’tan gıda güvenliğine, İklim Uygulama Köprüsü’nden dirençli şehirlere, gençlikten okyanuslara uzanan; insanlığın açık yaralarına merhem olacağına yürekten inandıkları 10 başlık etrafında şekillendirdiklerini söyledi. İklim meselesine bakarken Türkiye’de yaşananları da hatırladıklarını vurgulayan Bakan Kurum, “Türkiye yangını gördü, seli yaşadı, kuraklıkla mücadele etti, aşırı sıcaklıklarla karşılaştı. Bütün bunlar bize önemli bir ders verdi: Afetleri önceden hesaplayan, riski azaltan, kaynağını doğru yöneten bir şehircilik anlayışı kurmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
611
“DİRENÇLİ ŞEHİRLER İÇİN YENİ FİNANSMAN MEKANİZMALARINI GELİŞTİRMELİYİZ”
Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmalarının geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Kurum, “Şu net: Kentsel dirençlilik; afet yönetimi ile iklim değişikliğini ayırmaz; aynı vizyonun parçası olarak görür. Bunun için de dirençli şehirleri COP31’de ana başlıklarımızdan biri haline getirdik. Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmalarını geliştirmeliyiz. Dirençli altyapı ve bina standartlarını küresel ölçekte yaygınlaştırmalıyız. Yeşil bina sertifikasyon sistemlerini güçlendirmeliyiz. Biz, depremden etkilenen 11 ilimizde tam da bu anlayışla hareket ettik. Tarihin en büyük kentsel yeniden inşa sürecini, yeni bir yol haritasına dönüştürdük ve deprem sonrası tasarladığımız sıfır enerjili bina konseptiyle enerji tüketimini yüzde 39, sera gazı emisyonunu yüzde 38 azalttık. COP31 sürecinde tüm bu başlıkları ölçülebilir hedeflerle somut uygulamalara dönüştürecek adımı atacağız” dedi.
711
“DOA İLE DÖNÜŞTÜRDÜĞÜMÜZ AMBALAJ SAYISI 100 MİLYONU GEÇTİ”
Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı olarak; dünyaya hedef sunmakla kalmayacak; uygulanmış örnekler, ölçülmüş sonuçlar ve ölçeklendirilebilir bir model de önereceklerini belirterek, “Sizleri bir arada bulmuşken kaynak verimliliği konusuna da bir parantez açmak isterim. Bir şehir şebekesinde suyu kaybettiğinizde suyla beraber onu arıtmak için kullandığınız enerjiyi, altyapı yatırımını ve kamu kaynağını da kaybedersiniz. Bir malzemeyi attığınızda hammaddesini, üretiminde kullanılan enerjiyi, nakliyesini ve insan emeğini de kaybedersiniz. Yani kaynak verimliliği; çevre politikasıyla beraber ekonomi, kalkınma, milli kaynak ve nesiller arası adalet meselesidir. Bu düşünce Türk milletine son derece tanıdık. Bizim kültürümüzde bunun çok sade bir karşılığı var: Nimeti israf etmemek. Bunun en somut çıktısı da Sıfır Atık’tır. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde Türkiye, sıfır atık düşüncesini devlet politikasıyla, milletin katılımıyla, yerel uygulamayla ve diplomasiyle buluşturarak küresel bir çevre hareketine dönüştürdü. Devamında Depozito İade Sistemiyle yepyeni bir evreye geçtik. DOA ile Sıfır Atık’ı günlük hayatın her alanına taşıdık. Bugüne kadar dönüştürdüğümüz ambalaj sayısı 100 milyonu geçti. İnşallah milletimizin çok sevdiği DOA’yı daha da büyütecek, yaygınlaştıracak, etki alanını artıracağız” ifadelerini kullandı.
811
“2,5 MİLYAR EURO’LUK FİNANSMAN PAKETLERİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ”
Türkiye’nin belediyelerinin sudan ulaşıma, atıktan enerjiye, afet yönetiminden sosyal hizmetlere kadar çok farklı alanlarda sınanmış, büyük bir uygulama kapasitesine sahip olduğuna dikkati çeken Bakan Kurum, “Biliyoruz ki; merkezi yönetimle güçlü bir yerel yönetim aynı hedefte buluştuğunda başarılmayacak hiçbir şey yok. Bizler her zaman sizlerin yanındayız. Şu anda, Asya Kalkınma Bankası ve diğer çözüm ortaklarımızla birlikte; yaklaşık 2,5 milyar Euro’luk finansman paketleri üzerinde çalışıyoruz. İnşallah çok yakın zamanda sonuç alacak, belediyelerimizin su kayıp kaçaklarının azaltılması, atık suların arıtılması ve yeniden kullanılması, yenilenebilir enerji yatırımları, ulaşım ve atık bertarafı çalışmaları için gereken desteği vereceğiz. Sizlerden de kayıp-kaçağı ölçmenizi, atığı ve enerjiyi takip etmenizi, afet risklerini mahalle mahalle tanımanızı ve bütün bunları finansmana hazır projelere dönüştürmenizi bekliyoruz. Çünkü bir belediye başkanının verdiği doğru altyapı kararı onlarca yıl yaşayabilir. Bugün dönüştürdüğünüz bir mahalle, yıllar sonra yüzlerce ailenin hayatını koruyabilir. Bugünün belediye başkanı, henüz doğmamış çocukların suyundan da sorumludur. Bu anlayışla çalışmanızı rica ediyorum. Ve Uluslararası Finans Dünyasının Değerli Temsilcileri, Sizlere de çağrımız açık: Gelin birlikte proje hazırlayalım. Birlikte risk alalım. Birlikte uygulayalım. Birlikte ölçelim. Başarıyı da birlikte büyütelim. Sizlerle Ulusal iklim hedeflerini yatırım yapılabilir proje portföylerine dönüştürmek ve finansmanı daha hızlı sahaya ulaştırmak istiyoruz. Bugün birlikte vereceğimiz doğru kararların nimetinden, isimlerimizi hiçbir zaman bilmeyecek çocuklar yararlanacak. Gerçek sürdürülebilirlik de budur: Hiç tanımayacağımız insanların geleceğine bugünden emek vermek. Bu yolda birlikte yürüyelim diyor, toplantımızın insanlık için hayırlı olmasını diliyor; Hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi.
911
1011
1111
Kaynak:Haber Merkezi

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.