Konya havzası da incelendi! Kar artık suyu eskisi gibi tutmuyor

İTÜ’nün 1990-2024 dönemini kapsayan araştırmasında Konya’nın da bulunduğu 15 havza incelendi. 2007 sonrasında sıcaklığın kar kuraklığındaki etkisinin arttığı, kar erimesinden kaynaklanan akışın ise daha erken gerçekleştiği belirlendi.

Konya havzası da incelendi! Kar artık suyu eskisi gibi tutmuyor

Türkiye’de karla beslenen havzalardaki değişimi ortaya koyan iki yıllık bilimsel araştırmadan dikkat çeken sonuçlar çıktı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öncülüğündeki çalışmada Konya Havzası da mercek altına alınan 15 havza arasında yer aldı.

1990-2024 döneminin incelendiği araştırmada, 2007 sonrasında kar kuraklığının yapısında önemli bir değişim yaşandığı belirlendi. Yağış eksikliğinin belirleyici olduğu dönemden, sıcaklığın daha fazla etkili olduğu bir sürece geçildiği ortaya konuldu.

KONYA HAVZASI DA ARAŞTIRMADA

“Kış aylarındaki ısınma, kar kuraklığı rejimlerini ve hidrolojik koşulları değiştiriyor: Türkiye’den bir vaka çalışması” başlıklı araştırmada Türkiye’deki 25 ana havzadan 15’i analiz edildi.

Çoruh, Doğu Karadeniz, Aras, Yeşilırmak, Van Gölü, Fırat-Dicle, Seyhan, Batı Karadeniz, Kızılırmak, Akarçay, Ceyhan, Sakarya, Doğu Akdeniz, Konya ve Susurluk havzaları çalışmaya dahil edildi. Bu havzalar, alanlarının en az yüzde 50’sinde uzun dönem ortalama kar su eş değerinin 20 milimetre ve üzerinde olması nedeniyle tercih edildi.

2007'DEN SONRA TABLO DEĞİŞTİ

Araştırmanın en önemli sonuçlarından biri, 2007 sonrasında sıcaklığın kar kuraklığının oluşumundaki etkisinin artması oldu. Kar kuraklığı araştırmada üç gruba ayrıldı. Yağışın azalmasına bağlı durum “kuru kar kuraklığı”, sıcaklık artışı nedeniyle yağışın kar yerine daha fazla yağmur şeklinde düşmesi “sıcak kar kuraklığı”, yağış azalması ile sıcaklık artışının birlikte etkili olması ise “sıcak-kurak kar kuraklığı” olarak tanımlandı.

Sonuçlara göre kuru kar kuraklığı yıllık ortalamada araştırma alanının yüzde 3’ünü etkilerken, bu oran sıcak kar kuraklığında yüzde 8, sıcak-kurak kar kuraklığında ise yüzde 13 olarak hesaplandı. Sıcak-kurak kar kuraklığının araştırılan 15 havzanın tamamında görülmesi dikkat çekti.

konyada-yarin-da-kar-yagisi-beklenen-yerler-aciklandi

KAR ERİMESİ SU KAYNAKLARI İÇİN KRİTİK

Çalışmada kar erimesinden gelen suyun incelenen havzalardaki uzun dönem toplam akışın yüzde 34,1 ile yüzde 53,8’ini oluşturduğu belirlendi. Ortalama oran ise yüzde 44,7 olarak hesaplandı. Dolayısıyla kar örtüsünün miktarı kadar, karın ne zaman eridiği de su kaynaklarının yönetimi açısından kritik hale geliyor. Araştırmaya göre kar örtüsündeki değişimler özellikle ilkbahardaki su akışını etkiliyor. Sıcaklıkların yükselmesiyle karın daha erken erimesi, suyun doğal olarak depolandığı kar örtüsünden daha erken ayrılması anlamına geliyor.

2 BİN METRENİN ALTINDA ETKİ ÇOK DAHA BÜYÜK

Araştırmada dikkat çeken sonuçlardan biri de yükseltiye ilişkin oldu. Sıcak kar kuraklığında 2 bin metrenin altındaki alanlarda kar su eş değeri yaklaşık yüzde 74 azalırken, 2 bin ile 3 bin metre arasındaki alanlarda azalış yüzde 19 seviyesinde kaldı. Sıcak-kurak kar kuraklığında ortalama kar su eş değeri kaybı ise yüzde 73 olarak hesaplandı. Kayıp, 500-2 bin metre arasındaki alanlarda yüzde 76’ya, 2-3 bin metre arasında ise yüzde 61’e ulaştı.

Üstelik kar kuraklığının yaşanmadığı yıllarda bile kar örtüsü hacminin yaklaşık yüzde 70’inin 2 bin metrenin altında depolandığı tespit edildi.

SICAK-KURAK KAR KURAKLIĞINDA KAYIP YÜZDE 79

Kar su eş değerindeki ortalama kayıp kuru kar kuraklığında yüzde 49, sıcak kar kuraklığında yüzde 70, sıcak-kurak kar kuraklığında ise yüzde 79 olarak hesaplandı. Çalışmada sıcak-kurak kar kuraklığının incelenen bütün havzalarda en şiddetli tür olduğu, 15 havzanın 14’ünde ise en yüksek sıklık ve riske sahip kar kuraklığı türü olarak öne çıktığı belirtildi.

“ARTIK YALNIZCA NE KADAR SUYUMUZ OLDUĞU ÖNEMLİ DEĞİL”

İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Akbaş, sonuçların su yönetimi açısından önemine dikkat çekti.

Sıcaklık arttıkça kış yağışlarının daha fazla yağmur şeklinde gerçekleşebildiğini veya kar örtüsünün daha erken eriyebildiğini belirten Akbaş, şu ifadeyi kullandı:

“Artık yalnızca ne kadar suyumuz olduğu değil, bu suyun ne zaman kullanılabilir olduğu da önemli.”

Bu değişimin özellikle ilkbahar sonu ve yaz aylarında su talebinin yükseldiği dönemlerde su arzının yönetimini zorlaştırabileceği belirtildi.

konya-antalya-kara-yolunda-kar-yagisi-etkili-oluyor-002

TARIMSAL SULAMA VE BARAJLAR İÇİN DE ÖNEMLİ

Araştırmacılara göre sıcaklık artışıyla yağış eksikliğinin aynı anda yaşanması, tarımsal ve hidrolojik kuraklığın şiddetlenmesine, barajlara ulaşan su miktarının azalmasına ve hidroelektrik üretiminin olumsuz etkilenmesine yol açabiliyor.

Araştırmayı yürüten Dr. Harun Aslan da kar örtüsünün yalnızca kışın oluşan bir yağış birikimi olmadığına dikkat çekerek, yaz aylarına su taşıyan doğal bir rezervuar görevi gördüğünü vurguladı.

Aslan, değişen koşullar nedeniyle tarımsal sulama, baraj işletmesi ve su arzı planlamasında kar örtüsünün daha yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Kaynak:Anadolu Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.