Konya’daki ölümün hayat olduğu Nisanur, 9 yaşına girdi
Bursa'da karaciğeri iflas eden Nisanur Yavuz, 4 yıl önce Konya'da yüksekten düşme sonucu beyin ölümü gerçekleşen Asel Hafsa İnal'ın (2) karaciğeriyle yeniden hayata tutunmuştu. Yavuz, 9’uncu yaşını doktorlarıyla kutladı.
110
Bursa’nın İnegöl ilçesinde yaşayan Yavuz ailesi, 13 Temmuz 2022’de ormandan topladığı kızıl mantarı, mangalda pişirdi. Aileden yaklaşık 15 kişi, bu mantardan yedi. Yemeğin ardından 2 yetişkin ve ailenin 5 yaşındaki küçük kızı Nisanur Yavuz zehirlendi. Diğer aile bireyleri kusma ve ishal şikayetlerinin ardından başvurdukları hastanede tedaviyle sağlığına kavuştu. Ancak Nisanur'un yaşının küçük olması ve bağışıklık sisteminin gelişmemiş olması nedeniyle durumu ağırlaştı.
210
ACİL NAKİL GEREKTİ
İlk olarak İnegöl Devlet Hastanesi'ne götürülen Nisanur, buradan Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, durumunun daha da ağırlaşması üzerine de Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Yoğun bakımda tedaviye alınan Nisanur için doktorlar 'acil karaciğer' bağışı talep etti.
310
KONYA'DAKİ ÖLÜM NİSANUR’A UMUT OLDU
Endişeli bekleyiş devam ederken, Konya'da yüksekten düşme sonucu beyin ölümü gerçekleşen kalbi aynı adı taşıyan Asel Lina'ya, böbrekleriyle de iki ayrı hastaya umut olan Asel Hafsa İnal'ın (2) karaciğerinin de Nisanur’a verilmesi kararlaştırıldı. Asel Hafsa İnal’ın alınan karaciğeri, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı uçakla Konya'dan Bursa'ya getirildi. 24 saatten az bir ömrü kalan Nisanur, 15 Temmuz'da acil ameliyata alınarak nakil gerçekleştirildi.
410
9’UNCU YAŞINI DOKTORLARIYLA KUTLADI
1,5 ayda içinde organ nakli, anjiyo ve damar yenileme olmak üzere 6 ameliyata giren, taburcu olmasının ardından herhangi bir hastalığa yakalanmaması için doktorlarının 6 ay boyunca evden çıkmasını yasakladığı Nisanur Yavuz, kısa sürede sağlığına kavuşup, yaşıtları gibi normal yaşamına geri döndü. Naklin üzerinde geçen 4 yılda, düzenli doktor kontrolü devam eden küçük kız, hayatının 9’uncu, yeni yaşamının 4’üncü yaşını da kendisini hayata döndüren doktorları ile birlikte Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi'nde mum üfleyip, pasta keserek kutladı.
510
“KOORDİNATÖRLÜK HAYATIMDA RASTLADIĞIM NADİR VAKALARDANDI”
Bursa Uludağ Üniversitesi Organ ve Doku Nakli Koordinatörü Kerem Selimoğlu, "Her naklin kendi içinde bir hikayesi var aslında ama Nisanur'unki bir tık farklıydı. Benim de koordinatörlük hayatımda rastladığım nadir vakalardandır. 9-10 günlük büyük aralar oluyor, yine öyle bir ara arifesindeydik. Tarihler 14 Temmuz'u gösteriyordu. Ben de buraya bir 70 kilometre mesafedeyim, icapçıydım. Vaka çıktığında hemen hastaneye gelecek olan kişi benim. Beni aradılar, hastaneden dediler ki; 'Bir kızımız var mantar zehirlenmesi ve durumu çok kötü. 24 saati zor görürüz.' Gece saat 23.00 sıralarıydı. Bir atalet çöker bazen. Bir saat sonra gideyim, işte bir çay içeyim öyle gideyim. 'Hayır, hemen gitmem gerekiyor' dedim ve yola koyuldum. Yarım saatte burada oldum zaten. Acil bildirim evraklarımız var, bunları hazırlamak da bir saat kadar sürüyor. Hazırladıktan sonra Ulusal Koordinasyon Merkezi'ne bilgi veriyoruz. Bu evrakları Bilimsel Danışma Kurulu’ndaki hocalarımız inceliyorlar ve onlar onay verirse bu hasta Türkiye'de ilk sıraya alınıyor. Yaklaşık 2 bin 500'e yakın karaciğer bekleyen hasta var ve bunların en önüne geçiriliyor. Tabii bunun da bir şartı var. Bilinen hiçbir hastalığı olmayan bir birey, zehirlenme yoluyla olabilir ya da karaciğerine bir travma alabilir. Hiçbir şey yokken karaciğerinde, birden bire tamamen çalışmaz hale gelecek. Şartımız bu. Nisanur da bu şartları karşılıyordu. Hocalarımız onay verdiler ve Nisanur'un acil çağrısı onaylandı" dedi.
610
“ZAMANLAMANIZ MUHTEŞEM”
Nisanur’un mucize bir şekilde hayata tutunduğunu söyleyen Kerem Selimoğlu, "Biz acil çağrı yaptığımız zaman koordinatörler olarak bazen saatlerce, bazen günlerce organ çıkmasını bekleriz. Ve bu süreçte hasta kaybedilebilir organ çıkmadığı zaman. Çünkü bu hastaların çok bir vakti olmuyor açıkçası. Fakat Nisanur için acil bildirimi yaptığımda bakanlık yetkilisine dedim ki; '5 yaşında bir çocuğumuz var sıfır gruplu. Lütfen tekrar eder misiniz'. 'Teyit edelim, kaç yaşında dediniz' dediler şaşkınlıkla. ‘5 yaşında’ dedim. ‘Kan grubu sıfır dediniz doğru mu’, ‘Evet sıfır’ dedim. ‘İnanamıyorum böyle bir şey olamaz. Zamanlamanız muhteşem’ dediler. Ben de dedim ki; 'Hayırdır nasıl'. ‘Konya'da bir donörümüz var, aynı yaşlarda. Kalp alıcısı belli oldu. Böbrekler belli oldu. Akciğer belli oldu. Fakat karaciğere uygun bir alıcı bulamıyorduk. İptal etmek üzereydik' dediler. Ben de dedim ki; 'Çok ilginç iyi ki hemen gelmişim. 2 saat sonra, sabah gelseydim', 'Ne sabahı, yarım saat geç kalsanız olmayacaktı’ dediler ve Nisanur'un mucizesi bu şekilde başladı. Bu birinci mucizeydi bizim için. Sistemde donör alıcısını beklemiş adeta" diye konuştu.
710
“BU İYİLİKTEN ÖTE BİR ŞEY”
Kerem Selimoğlu, "Biz şimdi donörü bulduktan sonra, organı bulduktan sonra bir de bunun çıkarma işi var. Konya'ya gitmek, tekrar geri gelmek hem bizim ekibimizi çok yoracak hem de vakit kaybedeceğiz. Zaten karayoluyla olmaz. Devletimiz uçak sağlıyor böyle durumlarda. Ancak, 'Akciğer ve kalp ekipleri için ayarlandığından üçüncü bir uçak bulmak sabaha, belki yarın öğlene kalabilir' dediler. Çocuğumuzun da bu kadar vakti yoktu açıkçası. Oradaki koordinatör arkadaşımı aradım, ‘Bizim için organı çıkarabilir misiniz’ dedim. ‘Kerem Hocam tabii çıkarırız ama hocamız şehir dışında bir arayayım’ dediler. Hoca da tesadüfen bayram tatili nedeniyle Malatya'dan Konya’ya gelmiş. Tesadüfen geri dönmüş Konya’ya. Bizim için organı onlar çıkardılar, paketlediler güzelce. Uçakla Yenişehir'e geldi. Yenişehir'den 112 ambulansına. Hızlı bir şekilde organ bize sabah ulaştı, 08.00 gibi. 24 saatten çok daha kısa bir sürede kızımız nakil oldu ve oldukça sağlıklı. Donör aileye teşekkür ediyor ve donörümüze Allah'tan rahmet diliyorum. Kolay değil, çocuğunuzu kaybedeceksiniz ve bağışlayacaksınız. Bir insanın başka bir insana yapabileceği daha büyük bir iyilik yok. Benim aklıma gelmiyor, bilmiyorum. Bu iyilikten öte bir şey, bir hayat hediye ediyorsunuz açıkçası. Nisanur'un hikayesi böyle gelişti" dedi.
810
OTOMOBİLİ ARIZALANIP, TATİLE GİDEMEDİ, NİSANUR'U HAYATA DÖNDÜRDÜ
9 günlük bayram tatilini şehir dışında geçirmek üzere hazırlık yaparken, otomobilinin motor arızası nedeniyle yola çıkamayan ve kentte kalan Bursa Uludağ Üniversitesi Karaciğer Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ercüment Gürlüler ise nakil ekibinin başındaki isim olarak Nisanur’un hayata tutunmasını sağladı. Nisanur Yavuz'un yıllık kontrollerinin düzenli olarak devam ettiğini söyleyen Prof. Dr. Ercüment Gürlüler, "Mantar zehirlenmesi sonucu bize başvurmuştu. Karaciğer tamamen iflas etmişti. Artık dışarıdan karaciğer nakli olmadan hayatını sürdüremeyecek durumdaydı. Bu safhada şansına bir çocuk bağışçımız oldu. Nisanur, o yüzden çok şanslı. Karaciğer yetmezliğinin çıktığı gün içerisinde karaciğer bağışı olması onun hayatını kurtardı aslında. Çocuk olduğu için bir çocuktan nakil olması gerekecek. Karaciğerin küçük olması lazım, büyük bir karaciğeri tolere edemez, karnının içine sığmaz, çalıştırma fonksiyon bozuklukları olabilir. Nisanur'un şansı aynı zamanda bir bağışçının olmasıydı. 24 saat içerisinde hastaneye başvurduktan sonra karaciğer nakli gerçekleşti. Şansına Nisanur'un o akşam bir bağış olması, ona uygun olması. Bu hem onun için hem bizim için şans. Çünkü ne kadar zaman uzarsa, hastaya karaciğeri taksanız bile komplikasyonlar olabiliyor, nörolojik defisitler oluşabiliyor karaciğere yetmezliğine bağlı. Çok şükür Nisanur, bu yönden çok şanslı bir kızımızdı. Bütün hayatı normal çocuklar gibi devam edecek. Sadece bir organ nakli olduğu için, yarın öbür gün organda bir ret olayı olmasın diye ömür boyu kullanması gereken bazı ilaçlar var. Onların zaten zamanla dozları da azaltılıyor. Onun dışında normal insandan farkı yok" diye konuştu.
910
“BEKLEME SIRALARINDA ÇOK KAYBETTİĞİMİZ HASTA OLUYOR”
Prof. Dr. Gürlüler, "İnsanlar bilinçli olduklarını düşünüyorlar ama bir tane mantar bile karışsa iyi olan mantarların arasında zehirlenmeye yol açabiliyor. Birinci konu bu Türkiye için. İkincisi bağış çok önemli. Türkiye şartlarında hala biz bağışta canlıdan nakil yapmak zorunda kalıyoruz. Aslında bağış yapabilecek, bir sürü beyin ölümü gerçekleşmiş hasta var. Onların bağışları olsa canlıdan, sağlam insanlardan nakil yapmak zorunda kalmayacağız. Sağlam insanı ameliyat etmek, ona bir risk getirmek bizim de çok hoşlandığımız bir şey değil. Dünyada baktığınızda gelişmiş ülkelerde nakillerin yüzde 70'i kadavra dediğimiz, beyin ölümü gelişmiş hastalardan yüzde 30’u canlıdan yapılıyor. Bizde ise tam tersi, yüzde 80’lere, 90’lara çıkan canlı nakil oranı var. Halkın bu konuda da biraz daha bilinçlendirilmesi lazım. Marmara Bölgesi olarak bu yönden daha şanslıyız biz. Bağışçının en yüksek olduğu, en çok kadavra bağışının yapıldığı ve en çok kadavra naklinin yapıldığı, karaciğer naklini yapıldığı bir merkez. Bekleme sıralarında çok kaybettiğimiz hasta oluyor, karaciğer bulunamadığı için. Halkımız e-devlet üzerinden de rahatça organ bağışında bulunabiliyorlar. Bu önemli bir gelişme aslında. Bu daha iyi anlatılırsa Türkiye için bir organ nakli sorunu bitecek. Aslında eğer bütün beyin ölümü gerçekleşen hastalardan organ bağışı olsa hiç canlıdan nakil ihtiyacı da çok az kalacak ve bekleme sıraları sıfırlanacak" dedi.
1010
“DOKTORLAR, 'YÜZDE 0'LIK ŞANSINIZ VAR' DEDİ”
Kızının ölümün kıyısından döndüğünü söyleyen Yalçın Yavuz ise "O gün ailem dağdan topladığı mantarları eve getirdi, pişirdik, yedik. Eşim, kızım ve yeğenim, üç kişi zehirlendi. Eşimle, yeğenim ayakta atlattı. Kızım birden ateşlendi, kusma oldu. İnegöl Devlet Hastanesi'ne götürdüm. Orada çözüm bulamadılar. Başka bir özel hastaneye götürdüm. Oradan da Şevket Yılmaz Hastanesi'ne götürüldü. Orada teşhis konuldu. Uludağ Üniversitesi'ne, buraya geldik. Tahliller, tetkikler yapıldı. Bize, ‘Nakil olması gerekiyor’ dediler. Karşı tarafa üzüldük, çok üzüldük. Ama bizim kızımız da kurtulduğu için çok sevindik. Anlatılmaz bir olay bizim için. Çok şükür, Allah'a binlerce şükür. Doktorlarımız dedi ki, 'Yüzde 0'lık şansınız var, kızınızın kurtulması bir mucize' dedi. O mucize de Allah razı olsun doktorlarımız sayesinde gerçekleşti. Asel'in ailesine çok teşekkür ederiz. Allah razı olsun. Onların çocukları hayatını kaybetti ama bizim çocuğumuz yaşadı. Allah bin kere razı olsun aileden. Diyecek bir kelime bulamıyoruz. Bilmediğiniz mantarları kimse yemesin. Özellikle dağdan toplanan mantarlar yenilmesin. Benim çocuğum yedi, benim ailem yedi. Ölümden döndük. Başka ailelerin başına gelmesin" diye konuştu.
Kaynak:DHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.