Konya'nın elektrikle tanıştığı yıl ortaya çıktı

Türkiye'de ilk elektrik 1902 yılında Tarsus'ta üretildi. Cumhuriyet'in ilanıyla elektrik yatırımları hız kazanırken, Konya da 1926'da elektrik kullanmaya başlayan şehirler arasında yer aldı. İşte Türkiye'nin 124 yıllık elektrik yolculuğu.

Konya'nın elektrikle tanıştığı yıl ortaya çıktı

Türkiye'nin elektrikle tanışmasının üzerinden 124 yıl geçti. Osmanlı döneminde küçük bir su değirmeninde başlayan elektrik üretimi, Cumhuriyet'in ilanından sonra kurulan santraller ve yaygınlaşan altyapı yatırımlarıyla ülkenin kalkınmasında önemli rol oynadı. Konya ise 1926 yılında elektrik kullanmaya başlayan şehirler arasında yer aldı.

Anadolu Ajansının (AA), Cumhuriyet'in 103. yıl dönümüne özel hazırladığı "Karanlıktan Şebekeye" dosyasında, Türkiye'nin elektrikle tanışma süreci ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında gerçekleştirilen yatırımlar ele alındı.

TÜRKİYE'DE İLK ELEKTRİK 1902 YILINDA ÜRETİLDİ

Türkiye sınırları içerisinde ilk elektrik üretimi, 15 Eylül 1902 tarihinde Mersin'in Tarsus ilçesinde gerçekleştirildi. Berdan Nehri üzerindeki Bentbaşı mevkisinde bulunan bir su değirmenine kayışla bağlanan düzenek sayesinde elektrik üretildi. Üretilen elektrik, ilk etapta Tarsus'taki bazı sokakların ve birkaç konutun aydınlatılmasında kullanıldı. Bu küçük girişim, Türkiye'nin elektrik üretim tarihindeki ilk adım olarak kayıtlara geçti.

İSTANBUL 1914 YILINDA ELEKTRİKLE BULUŞTU

İstanbul'da elektrik üretimine yönelik ilk büyük girişim 1910 yılında başladı. Bankaların desteğiyle 1911 yılında kurulan Osmanlı Anonim Elektrik Şirketi, 50 yıllık elektrik üretim imtiyazı aldı. Kentte hidroelektrik üretimine uygun kaynak bulunamaması üzerine kömürle çalışan bir termik santral kurulmasına karar verildi.

11 Şubat 1914 tarihinde hizmete giren Silahtarağa Elektrik Santrali, yaklaşık 15 megavatlık gücüyle Osmanlı'nın ilk kent ölçekli elektrik santrali oldu. Elektrik ilk olarak tramvaylarda kullanılırken, birkaç gün sonra şehrin diğer bölümlerine de verilmeye başlandı. İstanbul'daki elektrik abonesi sayısı aynı yıl 2 bin 55'e ulaştı.

CUMHURİYET KURULDUĞUNDA SADECE 38 SANTRAL VARDI

Cumhuriyet'in ilan edildiği 1923 yılında Türkiye'de toplam 38 elektrik santrali bulunuyordu. Bu santrallerin toplam kurulu gücü 32,8 megavat seviyesindeydi. Ülkenin yıllık elektrik üretimi 44,5 milyon kilovatsaat, kişi başına yıllık elektrik tüketimi ise yaklaşık 3 kilovatsaat olarak hesaplanıyordu. Cumhuriyet'in ilk yıllarında elektrik altyapısının geliştirilmesi, sanayileşme ve şehirleşme hedeflerinin önemli parçalarından biri haline geldi.

KONYA 1926 YILINDA ELEKTRİK KULLANMAYA BAŞLADI

Cumhuriyet döneminde elektrik yatırımlarının Anadolu'ya yayılmasıyla birçok şehir aydınlatma imkanına kavuştu. 1925 yılında Adana, Artvin, İnebolu, Akşehir, Mersin ve Trabzon'un da aralarında bulunduğu yerleşim yerlerinde elektrik kullanılmaya başlandı.

Konya ise 1926 yılında elektrikle buluşan şehirler arasında yer aldı.

Aynı yıl Aksaray, Ayvalık, Bursa, İzmit, Kütahya, Malatya ve Sivas'ta da elektrik kullanılmaya başlandı. Böylece Konya'nın elektrik kullanımına başlamasının üzerinden 2026 yılı itibarıyla 100 yıl geçmiş oldu.

elektrik-faturalarinda-yeni-donem-basladi-001

BAŞKENTTE ELEKTRİK ÜRETİMİ HIZLA ARTTI

Ankara'nın ilk elektrik santrali, 1925 yılında Bentderesi'nde kuruldu. 35 kilovatlık doğru akım dinamosuyla üretim yapan santralden sağlanan elektrik, başlangıçta belediye binasında ve birkaç konutta kullanıldı. Başkentte elektrik talebi ilerleyen yıllarda arttı. Ankara Elektrik Türk Anonim Şirketinin 1929 yılında 4,34 milyon kilovatsaat olan elektrik üretimi, 1931 yılında 6,07 milyon kilovatsaate yükseldi. Aynı dönemde elektrik abonesi sayısı 2 bin 709'dan 4 bin 766'ya çıktı.

ELEKTRİK ŞEHİRLERİN YAŞAMINI DEĞİŞTİRDİ

İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Enerji Müzesi Müdürü Amed Gökçen, elektriğin şehir yaşamında meydana getirdiği değişime dikkat çekti. Silahtarağa Elektrik Santrali'nin yalnızca elektrik üreten bir tesis olmadığını belirten Gökçen, santralin İstanbul'un ekonomik, mimari ve toplumsal gelişiminde de önemli rol üstlendiğini ifade etti. Gökçen, "İstanbul'da elektriğin gelmesi sadece bir teknolojik gelişme olarak değil, şehrin altyapısının, üst yapısının, mimarisinin, şehre gelip giden insanların, şehirde çalışan kitlenin bir bütün olarak değişimini doğurdu." dedi. Silahtarağa'nın uluslararası sermayenin ve yeni teknolojilerin Osmanlı'ya ulaşmasında önemli bir merkez olduğunu vurgulayan Gökçen, elektrik kullanımının devlet kurumlarının yanı sıra vatandaşlara da ulaştırılmasının hedeflendiğini anlattı.

Tarsus'ta küçük bir düzenekle başlayan elektrik üretimi, Cumhuriyet döneminde Konya dahil Anadolu'nun birçok şehrine yayılırken, Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal dönüşümünün temel unsurlarından biri oldu.

Kaynak:Anadolu Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.