Altın 6121.517
BIST 12028.84
Dolar 43.0386
Euro 50.336
Sterlin 57.8173

Konya’nın en değerlisinde büyük kayıp

SDÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Meltem Kaçıkoç, Konya’nın en önemli su kaynağı olan Beyşehir Gölü’nde son 34 yılda 6,6 metrelik su seviyesi düşüşü yaşandığını açıkladı. Göldeki kayıp milyonlarca metreküp su anlamına geliyor.

Konya’nın en değerlisinde büyük kayıp

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Çevre Bilimleri Uzmanı Dr. Meltem Kaçıkoç, Göller Yöresi’ndeki Eğirdir, Burdur ve özellikle Konya için hayati öneme sahip Beyşehir Gölü’nde yaşanan su kayıplarına ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. 1990-2024 yılları arasındaki ölçümlere göre Beyşehir Gölü’nün su seviyesinde 6,6 metrelik düşüş yaşandığı ortaya konuldu.

Kaçıkoç, Türkiye'de son yıllarda etkisini giderek artıran iklim değişikliği, yükselen sıcaklıklar, düzensiz yağışlar ve özellikle kar örtüsündeki belirgin düşüşle birlikte doğal göller üzerinde ciddi baskı oluştuğuna dikkati çekti. Buna ek olarak tarımsal sulama, yer altı ve yüzey sularının yoğun kullanımının da göllerin su dengesini bozduğunu belirten Dr. Kaçıkoç, “Bu durum özellikle Göller Bölgesi'nde daha belirgin şekilde hissediliyor" diye uyardı.

Dr. Meltem Kaçıkoç, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmelerde Sapanca, İznik, Eber, Akşehir, Eğirdir, Beyşehir, Burdur, Bafa ve Seyfe göllerinin kuraklık açısından öncelikli risk altında bulunan göller arasında yer aldığını açıkladı. Kaçıkoç, bu göller arasında Beyşehir, Eğirdir ve Burdur göllerinin, ekosistem üzerindeki belirleyici rolleri nedeniyle Göller Bölgesi'nin en önemli 3 gölü olarak öne çıktığını dile getirdi.

konyanin-en-degerlisinde-buyuk-kayip

BEYŞEHİR, EĞİRDİR VE BURDUR GÖLLERİ

Beyşehir Gölü'nün Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü, aynı zamanda en büyük içme suyu rezervlerinden biri olduğunu belirten Kaçıkoç, “Eğirdir Gölü ise ülkemizin ikinci en büyük tatlı su gölü olup, hem içme suyu temini hem de tarımsal sulama açısından stratejik öneme sahip. Burdur Gölü ise her ne kadar içme suyu amacıyla kullanılmasa da sahip olduğu kapalı havza yapısı ve ekolojik özellikleri nedeniyle iklim değişikliğinin etkilerinin en net izlendiği göllerden biri. Ancak son yıllarda bu 3 gölde de dikkat çekici düzeyde su kaybı yaşanmakta; bu durum hem su güvenliği hem de ekosistem sağlığı açısından ciddi risk oluşturmaktadır" diye konuştu.

konyanin-en-degerlisinde-buyuk-kayip

EN ÇARPICI TABLO BURDUR GÖLÜ'NDE

DSİ'nin uzun yıllara dayanan ölçümlerinin, göllerdeki su kaybının boyutunu açık biçimde ortaya koyduğunu anlatan Dr. Meltem Kaçıkoç, “1990-2024 yılları arasındaki veriler incelendiğinde, 3 büyük gölde de ciddi seviye düşüşleri yaşandığı görülmektedir. Beyşehir Gölü'nde yıllık ortalama su seviyesi 1990 yılında 1128,52 metreyken 2024 yılında 1121,97 metreye düşmüş, yaklaşık 6,6 metrelik seviye kaybı meydana gelmiştir. Eğirdir Gölü'nde ise yıllık ortalama su seviyesi 916,84 metreden 914,50 metreye gerilemiş ve toplamda 2,3 metrelik düşüş gerçekleşmiştir. En çarpıcı tablo Burdur Gölü'nde görülüyor. Burdur Gölü'nün yıllık ortalama su seviyesi 1990 yılında 851,88 metreyken 2024 yılında 837,12 metreye kadar düşmüş, böylece yaklaşık 14,8 metrelik kayıp ortaya çıkmıştır. Bu veriler, göllerin yalnızca mevsimsel değişimlerden değil, uzun vadeli ve kalıcı su kaybı sürecinden geçtiğini açıkça göstermektedir" dedi.

konyanin-en-degerlisinde-buyuk-kayip

MİLYONLARCA METREKÜP KAYIP ANLAMINA GELİYOR

Özellikle Eğirdir ve Beyşehir gibi sığ ve yüzey alanı geniş göllerde birkaç metrelik düşüşün bile milyonlarca metreküp su kaybı anlamına geldiğini ifade eden Kaçıkoç, “Su hacmi azaldıkça gölün kendini yenileme kapasitesi düşmekte, su sıcaklığı artmakta ve kirleticilerin yoğunluğu hızla yükselmektedir. Bu durum, alg patlamalarının artmasına, çözünmüş oksijen seviyelerinin düşmesine, ekosistem dengesinin bozulmasına ve hem içme suyu temini hem de tarımsal sulama açısından risklerin giderek büyümesine neden olmaktadır" diye konuştu.

konyanin-en-degerlisinde-buyuk-kayip

Ortaya çıkan tablonun, sorunun yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını gösterdiğine de dikkati çeken DR. Meltem Kaçıkoç, “Kuraklık önemli bir faktör olmakla birlikte, plansız su kullanımı, tarımsal sulamada aşırı çekimler, havza ölçeğinde yeterli planlama yapılmaması ve yer altı sularının kontrolsüz kullanımı bu süreci hızlandırmaktadır. Eylem planları hazırlanması kapsamında gerçekleştirdiğimiz modelleme çalışmaları, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde göllerdeki su kaybının artarak süreceğini ortaya koymaktadır. Bu da göllerin doğal dengesinin geri dönülemez şekilde bozulma riskiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir" dedi.

konyanin-en-degerlisinde-buyuk-kayip

KURUYAN GÖLLER İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Kuruyan göllerin, yalnızca iklim koşullarının değil, su yönetimine ilişkin mevcut yaklaşımların da yeniden ele alınmasını gerektiren önemli bir uyarı niteliği taşıdığını dile getiren Kaçıkoç, şu uyarıda bulundu:

“Yürütülen modelleme çalışmaları, doğru planlama ve kararlı uygulamalarla su kaybının yavaşlatılabileceğini; su seviyesi yönetimi, su çekimlerinin denetlenmesi ve kirlilik yüklerinin azaltılmasıyla göllerin ekolojik direncinin güçlendirilebileceğini ortaya koymaktadır. Ancak bunun için kamu kurumları, yerel yönetimler, bilim insanları ve su kullanıcılarının ortak bir hedef doğrultusunda, aynı sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekmektedir. Bugün atılacak her doğru adım, yalnızca gölleri değil, suya bağlı tüm yaşamı ve gelecek kuşakların su güvenliğini de doğrudan etkileyecektir."

konyanin-en-degerlisinde-buyuk-kayip

Kaynak:DHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.