Bu Ramazan da onları unutmayalım!
Ramazan ayı, sadece oruç tutmakla sınırlı olmayan; paylaşmanın, dayanışmanın ve yardımlaşmanın ön plana çıktığı mübarek bir zaman dilimi.
Bu ay, manevi olarak arınmanın, nefsi terbiye etmenin ve toplumda kardeşlik duygularını pekiştirmenin en güzel vesilelerinden biri.
Oruç, açlığı ve susuzluğu hissettirerek bizlere nimetlerin kıymetini öğretirken, aynı zamanda ihtiyaç sahiplerinin durumunu anlamamıza da yardımcı olur.
Ramazan, paylaşmanın ve yardımlaşmanın en yoğun şekilde yaşandığı bir aydır. İftar sofralarında bir araya gelmek, komşularla yemek paylaşmak, gıda kolileri hazırlayarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak, fitre ve zekât vermek gibi ibadetler, Ramazan’ın ruhunu yansıtan en güzel örnekler.
Bu ay, sadece maddi yardımlarla değil, manevi anlamda da bir dayanışma ayıdır. Bir gönül almak, yalnız birine dost eli uzatmak, yaşlıları ziyaret etmek, iyilikte yarışmak da bu manevi atmosferin önemli parçalarındandır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” buyurarak, yardımlaşmanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır. Bu bilinçle hareket eden bir toplum, yardımlaşmayı sadece Ramazan’a özgü bir davranış olarak görmez; onu hayatının her anına yayar. Çünkü iyilik, sadece ihtiyaç sahiplerine değil, yapanın kalbine de huzur veren en güzel duygulardan biridir.
Bu Ramazan’da da paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin kıymetini bilelim. Sofralarımızı, dualarımızı ve sevgimizi paylaşarak bu mübarek ayın bereketini hep birlikte yaşayalım. Çünkü gerçek zenginlik, paylaştıkça artan bir değerdir.
İsraftan kaçındığımız bir Ramazan ayı yaşayalım inşallah.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.