AYM Başkanı açıkladı: Tayfun Kahraman kararında iki ihlal! 86 bin 849 rakamını da paylaştı
AYM Başkanı Kadir Özkaya, Türkiye Basın Federasyonu heyetiyle buluşmasında kritik mesajlar verdi. Tayfun Kahraman’ın ikinci başvurusunda iki yönden ihlal kararı verildiğini açıklayan Özkaya, 14 yılda AYM’ye 755 bin 547 bireysel başvuru yapıldığını, 86 bin
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Türkiye Basın Federasyonu (TBF) Başkanı Sinan Burhan ve Yönetim Kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Türkiye’nin hukuk ve yargı gündeminin kapsamlı şekilde ele alındığı görüşmede Özkaya; bireysel başvuru sisteminden AYM kararlarının uygulanmasına, Tayfun Kahraman kararından Yargıtay ve Danıştay’la ilişkilere, dijital dönüşümden yapay zekâ çalışmalarına kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
Ziyarette HaberDairesi.com adına Haber Dairesi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tatlısu yer aldı.
TBF Başkanı Sinan Burhan ve Yönetim Kurulu üyelerinin sorularını yanıtlayan Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin temel görevinin kanun yolu denetimi yapmak değil, temel hak ve özgürlüklerin anayasal güvenceler çerçevesinde korunup korunmadığını incelemek olduğunu vurguladı.
“ADALET ODAKLI BİR YAKLAŞIMLA DEĞERLENDİRİYORUZ”
Günümüzde anayasa yargısının yalnızca hukuk normlarının Anayasa’ya uygunluğunu denetleyen bir mekanizmadan ibaret olmadığını belirten Özkaya, temel hak ve özgürlüklerin etkin biçimde korunması ile demokratik hukuk devletinin güçlendirilmesinde de önemli bir görev üstlendiğini ifade etti.
Anayasa Mahkemesi’nin incelemelerinde uluslararası yaklaşımların da dikkate alındığını anlatan Özkaya; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında kullanılan ilke ve standartların, farklı ülkelerdeki anayasa mahkemelerinin kararlarının ve Türkiye’deki yüksek yargı organlarının içtihatlarının titizlikle incelendiğini söyledi.
Raportörlerin değerlendirmeleri ve Anayasa Mahkemesi’nin kurumsal birikiminin de karar süreçlerine dahil edildiğini belirten Özkaya, bireysel başvurulardaki ihlal iddialarının “adalet odaklı bir yaklaşımla” ele alındığının altını çizdi.
“AYM KANUNA UYGUNLUK DEĞİL, ANAYASAL DENETİM YAPMAKTADIR”
Özkaya, Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay, Danıştay ve diğer yargı kurumları arasında hiyerarşik bir ilişki bulunmadığını vurguladı. Her yargı kurumunun görev, yetki ve sorumluluklarının Anayasa ve kanunlarla belirlendiğini ifade eden Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuruları incelerken bir kanun yolu mahkemesi gibi hareket etmediğine dikkat çekti. Özkaya, bu ayrımı “AYM kanuna uygunluk değil anayasal denetim yapmaktadır” sözleriyle ortaya koydu. Anayasa Mahkemesi’nin görevinin derece mahkemelerinin yerine geçerek yeniden yargılama yapmak olmadığını belirten Özkaya, bireysel başvurularda anayasal hak ve güvenceler açısından inceleme yapıldığını kaydetti.
14 YILDA 755 BİN 547 BİREYSEL BAŞVURU
Özkaya, bireysel başvuru sisteminin ulaştığı boyuta ilişkin dikkat çekici rakamları da açıkladı. 2010 Anayasa değişikliğiyle kabul edilen ve 23 Eylül 2012’den itibaren uygulanmaya başlanan bireysel başvuru mekanizmasını Türk hukuk tarihinin en önemli reformlarından biri olarak değerlendiren Özkaya, sistemin anayasal hakların korunmasında yeni bir dönemin kapısını açtığını söyledi. Özkaya’nın paylaştığı verilere göre, 23 Eylül 2012’den bugüne Anayasa Mahkemesi’ne toplam 755 bin 547 bireysel başvuru yapıldı. Bunlardan 646 bin 21’i sonuçlandırıldı. Böylece yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 86’sı karara bağlandı. Anayasa Mahkemesi’nin önünde ise halen 109 bin 526 derdest bireysel başvuru bulunuyor. Sonuçlandırılan başvuruların yaklaşık 539 bininde kabul edilemezlik kararı verildi.
AYM’DEN 86 BİN 849 İHLAL KARARI
Özkaya’nın açıkladığı bir diğer dikkat çekici veri, ihlal kararlarının sayısı oldu. Anayasa Mahkemesi bugüne kadar bireysel başvurular kapsamında toplam 86 bin 849 ihlal kararı verdi. Bu kararların yaklaşık 56 bininin makul sürede yargılanma hakkıyla ilgili olduğunu açıklayan Özkaya, bireysel başvuru sisteminin geçen süre içerisinde temel hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi bakımından önemli standartların oluşmasını sağladığını söyledi. Özkaya’ya göre bu süreç, Türkiye açısından kapsamlı ve zengin bir insan hakları içtihat birikiminin de oluşmasına katkı sundu.
“İHLAL KARARLARININ YÜZDE 99,9’UNUN GEREĞİ YERİNE GETİRİLDİ”
Kamuoyunda sık sık tartışılan Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması konusuna da değinen Özkaya, dikkat çekici bir oran açıkladı. AYM Başkanı, Mahkeme tarafından verilen ihlal kararlarının yüzde 99,9’unun gereğinin yerine getirildiğini söyledi. Anayasa Mahkemesi bünyesinde ihlal kararlarının uygulanıp uygulanmadığını takip eden bir mekanizmanın bulunduğunu anlatan Özkaya, bu oranın bireysel başvurunun temel hak ve özgürlüklerin korunmasında etkili ve işlevsel bir hak arama yolu olduğunu gösterdiğini ifade etti.
TAYFUN KAHRAMAN KARARINDA İKİ YÖNDEN İHLAL
Görüşmenin en dikkat çekici başlıklarından biri Tayfun Kahraman’ın Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı ikinci bireysel başvuru oldu. Özkaya, Kahraman’ın ikinci başvurusunda Anayasa Mahkemesi’nin iki ayrı hak yönünden ihlal kararı verdiğini açıkladı. Buna göre AYM, adil yargılanma hakkının ve bireysel başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Kararın yayımlanma sürecinde olduğunu belirten Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin görevinin bir kişinin suçlu olup olmadığına karar vermek olmadığının özellikle altını çizdi.
AYM’nin incelemesinin yargılama sürecindeki usule ilişkin anayasal güvencelerin sağlanıp sağlanmadığıyla sınırlı olduğunu ifade eden Özkaya, Mahkemenin ilk kararında da bu çerçevede değerlendirme yaptığını söyledi.
YARGITAY VE DANIŞTAY’A “DİYALOG” MESAJI
AYM Başkanı Özkaya, yüksek yargı organları arasındaki ilişkilere yönelik de önemli mesajlar verdi. Bir yüksek mahkemenin yerleşik içtihadının değiştirilmesini gerektirebilecek bir durum ortaya çıktığında karşılıklı müzakereyi önemsediklerini belirten Özkaya, bu amaçla yeni bir çalışma yöntemi geliştirdiklerini anlattı. Buna göre Anayasa Mahkemesi raportörleri gerektiğinde ilgili Yargıtay veya Danıştay dairesiyle bir araya geliyor. Görüşmelerde ilgili dairenin neden o yönde bir içtihat geliştirdiği dinleniyor ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunuluyor. Özkaya, yüksek yargı kurumları arasında diyaloğun güçlendirilmesine önem verdiklerini ortaya koydu.
“RAPORTÖRLERE DOSYANIN SONUCUYLA İLGİLİ TALİMAT VERİLEMEZ”
Anayasa Mahkemesi’ndeki dosya inceleme sistemine ilişkin bilgi veren Özkaya, raportörlerin özerkliğine büyük önem verdiklerini vurguladı. Kendisi dahil hiç kimsenin bir raportöre bir dosyanın nasıl sonuçlandırılması gerektiği yönünde talimat veremeyeceğini ifade eden Özkaya, dosyaların AYM tarafından belirlenen önceliklendirme kriterleri ve ilgili içtihatlarda ortaya konulan değerlendirme ölçütleri doğrultusunda incelendiğini söyledi. Ana prensibin “ilk giren ilk çıkar” olduğunu belirten Özkaya, bununla birlikte bazı başvuruların niteliği gereği öncelikli ele alındığını kaydetti.
Yaşam hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, tutukluluk ve can güvenliğine ilişkin başvurular ile geç karar verilmesi halinde kararın anlamını kaybedebileceği dosyalar öncelikli olarak inceleniyor.

BİREYSEL BAŞVURULARIN YÜZDE 34’Ü UYAP’TAN YAPILDI
Anayasa Mahkemesi’nin teknolojik dönüşümüne ilişkin son verileri de paylaşan Özkaya, bireysel başvurularda dijitalleşmenin hızla arttığını söyledi.
1 Ekim 2025’ten itibaren bireysel başvuruların UYAP Avukat Portalı üzerinden elektronik ortamda yapılabilmesine imkân sağlandığını hatırlatan Özkaya, bu tarihten bugüne kadar Mahkemeye 55 bin 549 bireysel başvuru yapıldığını açıkladı.
Bunların 18 bin 726’sı UYAP üzerinden gerçekleştirildi.
Böylece elektronik ortamdan yapılan bireysel başvuruların oranı yüzde 34’e ulaştı.
ANAYASA MAHKEMESİ’NDE YAPAY ZEKÂ DÖNEMİ BAŞLIYOR
Toplantının öne çıkan bir diğer başlığı ise yapay zekâ oldu. Anayasa Mahkemesi’nin yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmak için ciddi çalışmalar yürüttüğünü açıklayan Özkaya, ilk aşamada teknolojinin bireysel başvuru formlarının okunması, özetlenmesi ve kategorize edilmesinde kullanılacağını söyledi. Sistemin kısa süre içerisinde hayata geçirilmesinin hedeflendiğini ifade eden Özkaya, önemli bir ayrımın da altını çizdi: Yapay zekâ karar vermeyecek.
Özkaya, sistemin yalnızca raportörlerin hazırlık çalışmalarına yardımcı olacağını belirterek şöyle konuştu:
“Nihai hukuki değerlendirme ve karar, her zaman olduğu gibi insan aklına ve vicdanına ait olacak. Raportörlerimiz yapay zekâdan yalnızca hazırlık aşamasında faydalanacak.”
Yapay zekâ desteği sayesinde raportörlerin iş yükünün azaltılması ve günlük işlem kapasitesinin önemli ölçüde artırılması hedefleniyor.
33 ÜLKENİN YÜKSEK MAHKEMESİYLE İŞ BİRLİĞİ
Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin uluslararası alandaki faaliyetlerine ilişkin de bilgiler verdi.
Mahkemenin Asya’dan Avrupa ve Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada çalışmalar yürüttüğünü belirten Özkaya, bugüne kadar 33 farklı ülkenin yüksek mahkemesiyle ikili iş birliği anlaşması imzalandığını açıkladı.
Türkiye’nin uluslararası anayasa yargısı camiasında etkin bir aktör haline geldiğini ifade eden Özkaya, Türk devletlerinin anayasa yargısı kurumlarıyla da güçlü iş birliği yürütüldüğünü söyledi.
BURHAN’DAN ÖZKAYA’YA TEŞEKKÜR
Türkiye Basın Federasyonu Başkanı Sinan Burhan da görüşmede kamuoyunun yakından takip ettiği hukuk ve yargı gündemine ilişkin soruları AYM Başkanı Kadir Özkaya’ya yöneltti.
Burhan, sorulara kapsamlı şekilde cevap veren Özkaya’ya teşekkür ederek, Türkiye Basın Federasyonu olarak Anadolu basınının Türkiye’nin önemli meselelerinde doğrudan ve doğru bilgiye ulaşmasını önemsediklerini ifade etti.



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.