11 ilin başına gelen Konya’nın başına gelmesin
Gayrimenkul ve Yatırım Uzmanı Cihan Aytürk, 6 Şubat depremlerinde Hatay’da yaşanan büyük yıkımı hatırlatarak Konya’da zemin sıvılaşması ve yapı güvenliğinin hayati önem taşıdığını söyledi.
Gayrimenkul ve Yatırım Uzmanı Cihan Aytürk, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerin, Türkiye’de yapılaşma gerçeğini tüm yönleriyle gözler önüne serdiğini ifade etti. Yaklaşık 60 bin vatandaşın hayatını kaybettiği felaketin ardından, özellikle deprem bölgelerindeki yapı kalitesinin sorgulanması gerektiğini belirtti.
Aytürk, “Deprem bize şunu net şekilde gösterdi: Yanlış zemin, eksik mühendislik ve düşük malzeme bir araya geldiğinde sonuç kaçınılmaz oluyor” değerlendirmesinde bulundu.
HATAY’DAKİ YIKIMIN TEMEL NEDENLERİ AÇIKÇA GÖRÜLDÜ
Aytürk, yıkımın en ağır yaşandığı illerden biri olan Hatay’da kuruyan Amik Gölü havzası üzerine inşa edilen yapıların büyük bölümünün yerle bir olduğuna dikkat çekti. Bu bölgede yapılan yapılaşmada zemin özelliklerinin yeterince dikkate alınmadığını belirten Aytürk, mühendislik hizmeti almayan eski yapıların deprem karşısında direnç gösteremediğini söyleyerek “Hatay’da yaşanan tablo plansız yapılaşmanın ve zemin gerçeğinin yok sayılmasının ağır bedelidir” ifadelerini kullandı.
ZEMİN SIVILAŞMASI YIKIMI BÜYÜTTÜ
Hatay’daki büyük yıkımın nedenlerinden birinin de zemin sıvılaşması olduğunu vurgulayan Aytürk, bu etkinin deprem sırasında yapıların taşıma kapasitesini neredeyse sıfırladığını dile getirdi.

Zemin sıvılaşmasının, özellikle suya doygun ve gevşek zeminlerde deprem anında zeminin sıvı benzeri bir hale gelmesiyle ortaya çıktığını belirten Aytürk, “Zemin sıvılaştığında en sağlam görünen bina bile ayakta kalamaz” dedi.

KONYA İÇİN DE BENZER RİSKLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Cihan Aytürk, Konya’nın birinci derece deprem bölgesi olmamasının rehavete yol açmaması gerektiğini vurguladı. Son dönemde Konya çevresinde yaşanan orta ölçekli depremler sonrası uzmanların zemin sıvılaşması uyarısı yaptığını hatırlatan Aytürk, şehrin çevresindeki fay hatlarından etkilenebileceğini hatırlatarak “Konya’da sağlam yapı üretimi bir tercih değil, zorunluluktur. Zemin etüdü yapılmadan atılan her temel, geleceğe bırakılan bir risktir” değerlendirmesinde bulundu.

“DEPREM SONRASI KONUT SÜRECİ DEVLETİN REFLEKSİNİ GÖSTERDİ”
Gayrimenkul ve Yatırım Uzmanı Cihan Aytürk, 6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan konut seferberliğinin dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti. Aytürk, devletin afet sonrası ortaya koyduğu konut üretim kapasitesine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Deprem sonrası süreçte TOKİ öncülüğünde yürütülen çalışmalar, devletin kriz anlarında ne kadar hızlı hareket edebildiğini gösterdi. Yaklaşık 450 bin konutun 2 yıl gibi kısa bir sürede teslim edilmesi, dünya ölçeğinde örnek gösterilebilecek bir organizasyondur.”
Aytürk, bu sürecin yalnızca barınma ihtiyacını karşılamadığını, aynı zamanda yeni yapıların güncel deprem yönetmeliklerine uygun şekilde inşa edilmesinin de önemli bir kazanım olduğunu vurguladı.
“KONYA’NIN DEPREM SÜRECİNDEKİ DAYANIŞMASI ÖRNEK OLDU”
Gayrimenkul ve Yatırım Uzmanı Cihan Aytürk, 6 Şubat depremlerinin ardından Konya’nın sergilediği dayanışmanın göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Aytürk, Konya’dan afet bölgesine sağlanan desteklerin hem kurumsal hem de toplumsal açıdan önemli olduğunu vurgulayarak, “Depremin hemen ardından Konya, tüm imkânlarını seferber etti. Belediyelerin koordinasyonu, sahada görev alan ekipler ve Konyalı vatandaşların gönüllü desteği, bu şehrin sahipsiz olmadığını net biçimde gösterdi” ifadelerini kullandı.

Aytürk, bu sürecin Konya’nın afetlere karşı kurumsal refleksinin ve toplumsal dayanışma kültürünün güçlü bir göstergesi olduğunu kaydetti.

KONYA’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YENİ YAPILAŞMA SÜRECİ
Konya’da özellikle Meram ve Karatay ilçelerinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına da değinen Aytürk, son yıllarda şehir silüetinin önemli ölçüde değiştiğini ifade etti. Yüz binlerce konutun güncel yönetmeliklere uygun şekilde inşa edildiğini belirten Aytürk, bu sürecin Konya için önemli bir avantaj olduğunu söyledi.
Aytürk ayrca denetim ve mühendislik disiplininden asla taviz verilmemesi gerektiğini vurguladı.
“GÜVENLİ YAPI BİR TERCİH DEĞİL, VİCDANİ SORUMLULUKTUR”
Soylutürk İnşaat adına da değerlendirmede bulunan Cihan Aytürk, yapı güvenliği konusundaki yaklaşımını “Biz 14 yıldır yenilikçi, yönetmeliğe uygun ve sağlam yapılar üretmenin sorumluluğuyla hareket ediyoruz. İnsanların can güvenliği bizim için ticari bir konu değil, vicdani bir sorumluluktur” sözleriyle özetledi.
Aytürk, Hatay’da yaşanan yıkımın Konya için açık bir uyarı olduğunu belirterek, zemin etüdü, mühendislik hizmetleri ve denetim süreçlerinin titizlikle sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.