Konya’da 18 yaşında görme yetisini kaybetti, annesinin sözü hayatını değiştirdi
Konya’da 18 yaşında görme yetisini kaybedince eve kapanan 31 yaşındaki Macide Büşra Yeloğlu, annesinin “Ayaklarının üzerinde durman gerekiyor” sözüyle hayata tutundu. Hafızlığını Braille alfabesiyle tamamlayan Yeloğlu, şimdi ikinci üniversitesini okuyor.
Konya’da 2 yaşındayken görme sorunu yaşadığı fark edilen Macide Büşra Yeloğlu, ailesi tarafından doktora götürüldü. Yapılan muayenede, Yeloğlu’nun anne karnında göz damarlarının gelişmediği belirlendi. İlerleyen yıllarda hafızlık eğitimine başlayan Yeloğlu, giderek daha az görmeye başladı. Yeloğlu, 18 yaşına geldiğinde görme yetisini tamamen kaybetti.
Hayata küsen Yeloğlu, eve kapandı. Annesinin “Bir şekilde hayatını idame ettirmen, ayaklarının üzerinde durman gerekiyor” diyerek eline tutuşturduğu paspas sapıyla sokağa çıkan Yeloğlu, zamanla kendi işlerini yapmayı öğrendi. Yarım bıraktığı hafızlığı Braille alfabesiyle tamamlayan Yeloğlu, 2 yıllık İlahiyat Fakültesi ön lisansı bitirdi.

Şimdilerde Radyo Televizyon Programcılığı bölümünde eğitim gören Yeloğlu, annesinin desteğiyle yeniden hayata atıldığını belirterek, “Görme engelli olduktan sonra o süreçte hiç kimseyle görüşmek istemedim. Tamamen bir kapanma sürecim olmuştu. Bir gün annem gelip de ‘Kızım hadi kalk bakalım. Biz sana baki değiliz. Sen bize baki değilsin. Bir şekilde hayatını idame ettirmen gerekiyor. Ayaklarının üzerinde durman gerekiyor’ demişti. Benim ilk bastonla tanışmam aslında baston olarak değildi. Bir paspas sapıyla tanışmıştım. Annem bir paspas sapı vermişti bana. ‘Git ekmek al’ demişti. Anne ve babamın desteğiyle birlikte fatura ödemeye gittim. Ekmek almaya gittim. İşte belirli birkaç yakın mesafede olan yerlere giderek, bastonla tanışarak hayata atılmaya çalıştım annemin de desteğiyle. Annemin o sözü aslında bana bir öz güven yüklemesiydi. Onların sayesinde şu an bir şekilde kendi işimi kendim görebiliyorum” ifadelerini kullandı.

“CEZA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORDUM”
Sokakta karşılaştığı bazı insanların kendisine yönelttiği olumsuz düşüncelerine rağmen ailesinin desteğiyle kendini geliştirdiğini belirten Yeloğlu, “O zamanlar bunun bir ceza olduğunu düşünüyordum. ‘Siz ne günah işlediniz de bakalım Allah size bu cezayı verdi’ gibi maalesef ki yurdum insanından bu tarz cümleler duyabiliyoruz. Bunları duyunca içe tamamen kapanmıştım. Annemin ve babamın, ailemin desteğiyle bir öz güven yüklemesiyle artık hayata atılmaya başladım. Öncesinde belki ailem bu kadar destek vermeseydi ben bu kadar öz güvenli, kendini geliştiren bir insan olamayabilirdim. Toplumda bazı insanlar dışarıya çıktığımızda genelde ‘Siz neden kendi başınıza dışarıya çıktınız?’, ‘Aileniz yok mu?’, ‘Sahibiniz yok mu?’ gibi cümleler sarf ediyorlar. Keşke bu cümleler yerine bize daha motive edecek, takdir edecek cümleler kullansalar. Ben hafızlık sürecindeyken ‘Keşke parmaklarını bunlarla yormasan, parmakların yoruluyor’, ‘Sen yapmasan mı?’ gibi olumsuz cümleler kuran insanlar olmuştu” diye konuştu.

“ÖNEMLİ OLAN YOLDAKİ TAŞLARI TOPARLAMAK”
Yeloğlu, “Hayatta herkesin karşısına bir engel çıkabiliyor. Önemli olan bu yoldaki taşları toplaya toplaya gidebilmek. Engelli bireylere şunu söylemek istiyorum. Dışarıdaki seslere asla aldanmayın. Olumsuz sesler sizin için bir engeldir. Siz o engelleri duymadan, atlaya atlaya bir şekilde hayatınızı idame edebilirsiniz. Çok güzel şeyler başarabilirsiniz. Önemli olan yoldaki taşları toparlamak” dedi.

Kaynak:DHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.