Çocuklarda bu belirtileri hafife almayın! 11-12 yaşından sonra geç kalınabilir

Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi’nden Prof. Dr. Ali Kal, ders çalışırken çabuk yorulan ve odaklanmakta zorlanan çocuklarda göz problemlerinin araştırılması gerektiğini belirterek erken muayenenin önemine dikkat çekti.

Çocuklarda bu belirtileri hafife almayın! 11-12 yaşından sonra geç kalınabilir

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte çocukların derslere uyumu ve dikkat süresi yeniden ailelerin gündemine geldi. Ders masasından sık sık kalkan, kitap okurken çabuk yorulan veya odaklanmakta zorlanan çocuklarda sorunun her zaman isteksizlik ya da dikkat eksikliği olmayabileceği belirtildi.

Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Kal, bazı çocuklarda bu belirtilerin arkasında fark edilmemiş bir göz rahatsızlığının bulunabileceğini söyledi.

HER DİKKAT SORUNUNUN NEDENİ AYNI DEĞİL

Prof. Dr. Kal, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun çocuk psikiyatrisinin alanına giren ayrı bir rahatsızlık olduğunu vurgulayarak, her dikkat sorununun göz bozukluğuna bağlanamayacağının altını çizdi. Ancak özellikle okuma yazmayı öğrendikten sonra kitap okumakta zorlanan, kısa sürede yorulan ve yaptığı işe odaklanamayan çocukların göz sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kal, “Her dikkat eksikliği yaşayan çocukta göz bozukluğu olacak diye bir kural yoktur. Ancak çocuk yaptığı işe odaklanamıyor, kitap okurken zorlanıyor veya gözlerinde erken yorulma oluyorsa bu noktada bir göz probleminden bahsetmek gerekir” dedi.

cocuklarda-bu-belirtileri-hafife-almayin-11-12-yasindan-sonra-gec-kalinabilir

DERS MASASINDAN ERKEN KALKMASININ NEDENİ GÖZLER OLABİLİR

Çocukların göz koordinasyonu ve uyum yeteneklerinin okuma performansını etkilediğini belirten Kal, özellikle konverjans olarak adlandırılan, okuma sırasında iki gözün yakındaki noktaya birlikte yönelme yeteneğinde sorun bulunmasının çocuğu kısa sürede yorabileceğini ifade etti. Bu çocukların uzun süre kitap okumakta veya ders çalışmakta zorlanabileceğini, rahatsızlık nedeniyle masadan kalkmak isteyebileceğini kaydetti.

GÖZ TEMBELLİĞİ FARK EDİLMEYEBİLİR

Prof. Dr. Kal’ın dikkat çektiği en önemli konulardan biri de göz tembelliği oldu. Özellikle tek gözde bulunan görme probleminin hem çocuk hem de aile tarafından uzun süre fark edilmeyebileceğini söyledi. Bir gözün iyi görmesi halinde çocuğun günlük hayatını sorunsuz sürdürebildiğini anlatan Kal, bu nedenle diğer gözdeki görme kaybının ancak muayene sırasında ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Göz tembelliğinde erken tanının büyük önem taşıdığını belirten Kal, sorunun 11-12 yaşından sonraya kalması halinde tedavi imkanlarının kısıtlanabileceğini vurguladı.

cocuklarda-bu-belirtileri-hafife-almayin-11-12-yasindan-sonra-gec-kalinabilir

ÇOCUKLAR KAÇ YAŞINDA GÖZ MUAYENESİ OLMALI?

Kal, çocukların ilkokula başlamadan önce, mümkünse 3-4 yaşlarında mutlaka göz kontrolünden geçirilmesini önerdi. İdeal olanın ise kontrollerin çok daha erken başlaması olduğunu ifade eden Kal, bebeğin doğumundan sonraki üçüncü aydan itibaren değerlendirilmesini; ardından 1, 2 ve 3 yaşlarında rutin kontroller yapılmasını tavsiye etti. Erken teşhis edilen şaşılıkta ameliyat veya egzersiz, göz tembelliğinde ise uygun gözlük ve kapama tedavisiyle başarılı sonuçlar alınabildiğini belirtti.

cocuklarda-bu-belirtileri-hafife-almayin-11-12-yasindan-sonra-gec-kalinabilir

MİYOP YAŞI 4-5’E KADAR DÜŞTÜ

Çocukların telefon, tablet ve bilgisayarlarla daha fazla zaman geçirmesi de göz sağlığı açısından önemli bir başlık haline geldi. Prof. Dr. Kal, dijital ekran kullanımının yaygınlaşmasıyla miyopinin daha küçük yaşlarda görülmeye başladığını belirterek, 4-5 yaşındaki çocuklarda dahi miyopiyle karşılaştıklarını, hatta 5 yaşında 3 numara miyop olan çocuklar gördüklerini ifade etti.

AİLELER BU BELİRTİLERE DİKKAT

Çocuğun televizyon izlerken gözlerini kısması, ekrana fazla yaklaşması, gözlerini sık sık ovuşturması veya bir şeye bakarken başını yana eğmesi göz problemi açısından değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.

Prof. Dr. Kal, ailelerin evde basit bir kontrol de yapabileceğini söyledi. Çocuğun gözlerini sırayla kapatarak aynı görüntüyü her iki gözle ne kadar gördüğünü sormanın, iki göz arasındaki belirgin görme farkının fark edilmesine yardımcı olabileceğini belirtti.

Ancak bu uygulamanın bir ön gözlem niteliğinde olduğu, kesin değerlendirmenin göz muayenesiyle yapılması gerektiğine dikkat çekildi.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.