200 bin kişilik dev ekip deprem bölgesinde! “Asrın felaketinden asrın inşasına”
6 Şubat depremlerinin ardından 11 ilde başlatılan kalıcı konut seferberliğinde mimar, mühendis ve işçiler 7 gün 24 saat sahada çalışıyor. Depremi bizzat yaşayan çalışanlar, güvenli konutları yükseltmeyi “yeniden ayağa kalkmanın umudu” olarak görüyor.
"Asrın felaketi" olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından deprem bölgesinde afetin izlerini kalıcı şekilde silmek ve hayatı yeniden kurmak için mimar, mühendis ve işçiler, 11 ilde eş zamanlı yürütülen kalıcı konut seferberliğinde sahaya indi.
Anadolu Ajansının (AA), "Asrın felaketinden asrın inşasına" uzanan süreci ele alan "UMUT HEP VAR" belgeseli kapsamında hazırlanan dosya haberde, deprem bölgesinde yürütülen kalıcı konut çalışmalarının sahadaki karşılığı, bu sürece emek verenlerin hikayeleriyle anlatıldı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının koordinasyonunda yürütülen inşa sürecinde, mimar, mühendis ve işçilerden oluşan yaklaşık 200 bin kişilik ekip, depremzedelerin güvenli konutlara bir an önce kavuşması için sahada görev aldı.

Konut üretiminin hız kazanmasıyla zemin etütlerinden projelendirmeye, altyapıdan üstyapıya kadar her aşamada 7 gün 24 saat esasına göre çalışma yürütüldü.
Deprem bölgesinde ilk günlerde arama kurtarma çalışmalarının ardından başlayan kalıcı konut seferberliği, afetin izlerini bizzat yaşamış bazı isimler için "yeniden ayağa kalkma"nın da parçası oldu.
Bu isimlerden biri de 24 Ocak 2020'de Elazığ'da meydana gelen depremde ailesiyle enkaz altında kalan ve yaklaşık 18 saat sonra kurtarılan inşaat mühendisi Muhammed Faruk Çelik oldu.
Yaşadıklarının ardından hem kendisine hem de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a bir söz verdiğini dile getiren Çelik, "Enkazdan çıktıktan sonra Sayın Bakanımıza da kendime de daha sağlam, daha güvenli evler yapacağıma dair bir sözüm var. Bunu da burada yapmaya çalışıyorum." diye konuştu.

6 Şubat depremleri sırasında TOKİ konutlarında olduklarını belirten Çelik, evine güvendiği için korkusunun azaldığını vurguladı.
Çelik, deprem konutlarının inşasında görev almanın kendisi için yalnızca mesleki sorumluluk değil aynı zamanda vicdani yükümlülük olduğunu belirterek, "2020'de benim hayatım kırıldı. Ben o kırılan çizgiyi bir umut çizgisi gibi binalar inşa ederek tamamlamaya çalışıyorum." dedi.
-"YARIN ÖBÜR GÜN BURADA ÇOCUKLARIN, AİLELERİN SESİ GELECEK"
Deprem konutlarının güvenli şekilde yükselmesi için sahada mühendisler kadar işçiler de yoğun mesai harcadı.
Şantiyelerde sabahın ilk ışıklarıyla başlayan çalışma temposu, hak sahiplerinin bir an önce evlerine kavuşması için gün boyu sürdü.
Malatya'daki İkizce şantiyesinde çalışan işçi Mehmet Can Bulut da depremi bizzat yaşadığını belirterek, kalıcı konutların kısa sürede tamamlanmasının kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.
Şantiyenin ilk günlerinde arazinin zorluğunun herkesi düşündürdüğünü anlatan Bulut, "Bu dağları nasıl deleceğimizi, burada nasıl daireler olacağını hayal bile edemiyorduk. Demek ki emekle, insanla ve fikirle her şey olabiliyormuş." dedi.

Depremi yaşadığı için konutların bir an önce bitmesini istediklerini aktaran Bulut, "Millet evsiz, zor durumda. Herkes gelip yerleşsin istiyoruz. Elimizden gelen gayreti gösteriyoruz." diye konuştu.
Bulut, hak sahiplerinin sık sık şantiyeye gelip dairelerini görmek istediğini anlatarak, şantiyedeki en büyük motivasyonlarının ise ileride o evlerde hayatın yeniden başlaması olduğunu belirtti.
"Yarın öbür gün burada çocukların, ailelerin sesi gelecek. Bu beni mutlu ediyor." diyen Bulut, en büyük isteklerinin depremzedelerin yeni evlerinde korkusuz ve güven içinde yaşayabilmesi olduğunu kaydetti.
Kaynak:Anadolu Ajansı


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.