Asimetrik savaş ya da… 

Sorsak dünyanın en büyük savaşı ne zaman yapıldı diye. Herkes ikinci dünya savaşını işaret edecek. 

Bilmezler ki dünyanın en büyük savaşı günümüzde yapılıyor. Konvansiyonel silahların kullanıldığı ikinci dünya savaşında sonuçta tarafları belli olan 5-10 devlet birbirleri ile savaştı. Günümüzde ise tarafları belli olmaksızın tüm dünya birbiriyle savaşıyor. Korkunç bir şey. ‘Dünyanın çivisi çıkmış’ tabiri tam da böyle bir durum için ifade edilebilir. 

Adı ‘asimetrik savaş’ konulan bu yeni tür savaşın içerisinde neler yok ki? Hani Köroğlu’nun meşhur bir lafı var. ‘Silah icat oldu mertlik bozuldu” şeklinde… Asimetrik savaş tam da böyle bir şey. Namertçe yapılıyor. Kuralları yok. Kimin nerede kiminle savaştığını belirleyebilmek zor. 

Normal savaşın bir hukuku var. Adı savaş hukuku konulan… Asimetrik savaşın hukuku mukuku da yok. Yeni tür savaşta en değersiz meta ‘insan’. Normal savaşta mümkün oldukça kadınlara, çocuklara, yaşlılara, güçsüzlere dokunulmaz. Asimetrik savaşta ise ‘sonuca giden her yol mubah’. 

Asimetrik savaşta konvansiyonel güçlerin yanında (ordu-silah), terör örgütleri (vekalet savaşları), medya, siber saldırılar, uyuşturucu, insan kaçakçılığı, mafya (özellikle organ mafyası), sanayi, teknoloji, sağlık ve benzeri insansı her türlü unsur silah olarak kullanılmaktan kaçınılmıyor. 

Özetle bu yeni savaşı icat edenler, karşı tarafın yok olması için elindeki tüm gücü insafsızca kullanıyor. 

Silah üreticisi devletler bölgesel sorunları körükledikten sonra ellerindeki ikinci sınıf silahları değerinin kat kat üstündeki fiyatlarla sorunun tarafı ülkelere satıyor. Üçüncü sınıf silahlar ise vekâlet savaşlarının yürütüldüğü terör örgütlerine gidiyor. En yeni silahlar terör örgütleri üzerinden cephede test ediliyor. 

Asimetrik savaşın medya ayağını ise internet ve sosyal medya oluşturuyor. Birinci dünya savaşında propagandayı uçaklardan broşür atarak, ikinci dünya savaşında radyoyu kullanarak, 1.Irak operasyonundan sonra ise televizyon aracılığı ile yapan sinsi güçlerin yeni propaganda aracı ise internet ve sosyal medya. 

Her güçlü devletin bir terör örgütü var. Bazılarının birden çok… DAEŞ’ten PKK’ya, PYD’den Boko Harama kadar bilumum terör örgütlerinin hamisinin kim olduğunu artık herkes biliyor. ABD çeşitli kılıflarla kendini saklarken Rusya saklamaya bile gerek duymuyor. Libya’daki paralı askerlerin bir Rus şirketi tarafından buraya gönderildiği saklanmıyor bile… Bir de taşeron ülkeler var. Birleşik Arap Emirlikleri gibi. Bölgedeki tüm pis işlerini yaptırdıkları taşeronlar… 

Aynı terör örgütlerinde olduğu gibi uyuşturucu, organ kaçakçılığı ve mafya da bu yeni savaşın argümanları arasında yer alıyor. Bir taraftan bunlarla mücadele ediyormuş gibi davranıyorlar, diğer taraftan dünyadaki uyuşturucu, organ kaçakçılığı ve benzeri her türlü illegal ticareti ellerinde bulunduruyorlar. 

Para, altın, sanayi, ticaret, tarım, sağlık ve diğer tüm stratejik alanlar da bu yeni savaşın diğer araçları…Ticari ambargolar, para, altın ve borsa spekülasyonu, tarımsal kısıtlamalar, biyolojik tehditler…. 

Güya demokrasinin güçlenmesi için kurulan STK’lar da ayın güce hizmet ediyor. Dünyada gerçek anlamda insanlığa hizmet amacı ile kurulmuş Sivil Toplum Kuruluşlarının sayısı çok az. Tıpkı medyada olduğu gibi Sivil Toplum alanında da gücü ellerinde bulunduranlar, STK’ları da ellerinde bulunduruyor. 

İşte ismini ‘asimetrik’ gibi masum bir kelimeden alan bu yeni savaş böyle bir şey.  Buna karşı koymak güç istiyor, iman istiyor, kararlılık istiyor. Mayası ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ olan Türkiye gibi devletlerin yaşayabilmesi ve etkili olabilmesi için güçlü olmaları ve oyunu kurallarına göre oynamaları gerekiyor. 

Önceki ve Sonraki Yazılar