Ne hissettiniz? 

Sokağa çıkamama nasıl bir duygu? 

Yasak olduğu için cazip mi geliyor? 

Can korkusu nedeniyle ‘oh dedirtecek’ kadar rahatlatıyor mu? 

Gelecek kaygısı nedeniyle, düşündürüyor mu? 

Geçmiş hayatınızı film şeridi gibi gözlerinizin önünde geçirtecek bir muhasebe yapmanızı mı sağlıyor? 

Bir şeyler bulup iktidarı suçlayacak sinsi duyguları mı kamçılıyor? 

Aç kalma endişesiyle fırın ve marketlere mi koşturuyor?

‘Bir karar verildiyse mutlaka vardır bir sebebi’ dedirtecek bir teslimiyet mi oluşturuyor? 

Bulmuşken fırsatını bir ekmeği 5 liraya sattıracak karaborsayı mı teşvik ediyor?

Bir bahane bulup polise saldıracak kadar zıvanadan mı çıkarıyor? 

İki günlük yiyecek için, birkaç aylık ihtiyacı gördürecek aç gözlülüğe mi sürüklüyor? 

Yasak hastalık yayılmasın diye konulurken, beden bedene yiyecek kuyruklarında saatlerce bekletecek derecede  delirtiyor mu?  

Market-fırın kuyruğunda sıra kavgasına neden olup, ‘bir kişi daha ölmesin’ diye çaba sarf eden kahramanları unutturup, sıradaki vatandaşı bıçaklatacak kadar gözünüzü mü döndürüyor?

Yasak sadece büyükşehirlere mahsusken, küçük şehirde yaşadığınızı unutturacak kadar aklınızı mı başınızdan alıyor? 

Hangisi? 

Sizi bilmiyorum ama bizim apartmanda oturanlar bunlardan hiç birini hissedemediler. 

13 yıllık komşumuz Mehmet Abimizi Cumartesi sabahı kaybettik. 

Düşündüğünüz gibi değil. Koronavirüs nedeniyle vefat etmedi. 

Kanser hastasıydı, iki yıldan bu tarafa tedavi görüyordu. Vadesi doldu. Evinde eşinin ve çocuklarının yanında hayata gözlerini yumdu. Şahidiz. İyi bir insandı. İyi bir Müslümandı. Allah rahmet eylesin. 

Az sayıda yakınının katılımıyla ebedi istirahatgahına uğurlanacak. Aile alınan tedbirler doğrultusunda gereğini icra edecek. 

Ancak vadesi geleceklerin aramızdan ayrılacağı bir dünyada yaşıyoruz. Mehmet Abimizin de vadesi geldi ve herkesin eninde sonunda uğurlanacağı menzile doğru yola çıktı. 

Demem o ki; ölümden korkmaya gerek yok. Kula düşen tedbirini almak. 

Sayılı günler gelip geçecek. Dünya ne salgınlar gördü. 

Belki de Yaratan, gelecekte daha adil, daha yaşanabilir ve daha güzel bir dünya için bize yeni bir fırsat sunuyor. Hayırdan şer, şerden hayır doğabileceğini bize bildiren Allah, bu salgınla ne murat etti bilemeyiz. Ancak:  “Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir.” (Nisa 79) ayetiyle kendimizi muhasebe etmemiz gerekir diye düşünüyorum. 

Kabul olunmuş her tevbenin arkasının güzel olduğunu biliyoruz. 

Tevbe vakti… 
 

Önceki ve Sonraki Yazılar