Öldü eski medya, yaşasın yeni medya…!

Bugün Çalışan Gazeteciler Bayramı. (1961-71 arası bayram diye kutlanmış, sonra güne dönüştürülmüş)

Günün önemine binaen sektörü değerlendirmekte fayda var diye düşündüm.

Ulusal, bölgesel, yerel.

Fark etmeksizin….

Gazeteler, radyolar, televizyonlar bir bir kapanıyor.

Çünkü artık gazeteler okunmuyor, radyolar dinlenmiyor, televizyonlar izlenmiyor.

Yanlış anlaşılmasın, medya öldü demiyorum. ‘Kral Öldü’ diyorum.

Devir değişti…

Bilgi ve habere ulaşımın yeni adresleri internet ve sosyal medya.

İstediğimiz kadar bu yeni medyayı kabul etmeyelim, eleştirelim, zararlarını anlatalım.

Bir menzile varamayız.  

İktisatta herkesin bildiği basit bir kural vardır. ‘Arz talep’ meselesi. Her talep kendi arzını doğurur.

Tarih tekerrürden ibaret. İnsanlar hep daha iyisini talep ederler. Daima yenisi muteberdir. Motorlu araçlar çıktıktan sonra yolculuklarda kimse at veya at arabasını tercih etmedi. Burada da durum aynı.

Eskiden medyayı sahip oldukları teknik özelliklerinden dolayı yazılı, sözlü ve görsel medya adıyla üçe ayırıyorduk. Şimdi buna bir tane daha eklememiz gerekiyor. İnternet Medyası. Sosyal Medya da internet tabanlı olduğundan dolayı teknik olarak bu gruba girer. Ama işlevi itibarıyla farklı bir medya türü olarak değerlendirilebilir.

Yazılı, sözlü ve görsel medya ‘geleneksel medya’ olarak tanımlanıyor. İnternet Medyası ve Sosyal Medya ise ‘dijital medya’ veya ‘çağdaş medya’ olarak sınıflandırılıyor. Geleneksel medyayı Çağdaş Medya karşısında nakavt durumuna getiren gelişme internetin icadı değildir. Mesele sadece internet olsaydı Geleneksel Medya daha uzun yıllar direnebilirdi. Geleneksel medyayı savunmasız bırakan gelişme akıllı cep telefonlarının yaygınlaşmasıdır. Meselenin teknik açıklaması budur.

Ancak meselenin sosyal boyutu farklıdır. Geleneksel Medya’da tek taraflı bir etkileşim söz konusuyken, Çağdaş Medya’da etkileşim çift taraflıdır. Bireyin kendisi aynı zamanda medyanın bir parçası haline gelmiştir.  Geleneksel Medya’nın bununla mücadele etmesi mümkün değildir.

Son yıllarda ‘dizi furyası’ ile ayakta kalmaya çalışan Geleneksel Medya’nın amiral gemisi Görsel Medya, İnternet Yayın Platformlarının sektöre güçlü bir giriş yapması ile çaresiz kalmıştır. Televizyon yayıncılarının; isteyenin istediği saatte, ileriye-geriye sardırarak, havada-karada-denizde dizi ve sinema izleyebileceği bu yeni hamleyle baş etme şansı bulunmamaktadır.

Medya’yı sektör olarak ayakta tutan tek gelir kaynağı reklamlardır. Son yıllarda yapılan araştırma ve analizlerde reklam verenin de artık çoğunlukla ‘Çağdaş Medya’yı tercih ettiği ortaya çıkmıştır.

Dünya büyük bir dönüşümün içerisinde bocalarken, medya sektör olarak ciddi bir türbülans geçirmektedir. Bu türbülanstan yara almadan kurtulanlar, dünyanın ve medya sektörünün gidiş yönünü doğru belirleyenler ve dönüşüme zamanında ayak uyduranlar olacaktır.

Çalışan gazeteci dostlarıma özenle duyurulur. (Zaten biliyorlar)

Önceki ve Sonraki Yazılar